9 aylık elektrik faturalarımı topladım...Hesapladım...
-Ekim-kasım-Aralıkta 300 TL fatura gelse bile yıllık 4000 kw'ı geçiyorum...Zaten sadece ben degil ,birçok aile de geçecek ve faturalar 2X olacak.
- Kardeşim elektrikli araç alıp ,evden ucuza şarj ederken ayda 200 kw kullansa bile o da limiti geçecek ve EV aldığına pişman olacak gibi duruyor.
- Elektrik , su kullanımı insani bir ihtiyaç değil mi ? Limiti geçersen 2 kat fatura ödersin öyle mi ? Nasıl da tuzağa düşüyoruz sürekli ..
- İnsanlar 2 ay sonrası için plan yapamıyor...Oyunun ortasında kurallar değişiyor...Ama hep dar gelirli aleyhine....Yeter bıktık artık yeter .
"Türkleri yenemedik" dedi Churchill.
"Türkleri öldürebilirsiniz lakin onları yenemezsiniz" dedi Napolyon.
"Bizans'ı alan Türkler korkarım orada durmayacaklar" diyordu Vatikan'ın başı.
"Savaşın zevkini almak isteyen herkes Türkler ile savaşmalıdır" dedi komutan Towsend.
"Türk kadınlarının en büyük süsü. Türk oluşlarıdır" dedi Lady Mary Wortley Montagu.
"Artık Türklerle savaşmam, onlar çok cesur ve iyi insanlar" dedi Andreas Phitiades.
"Dünyada iki bilinmeyen vardır, biri kutuplar diğeri Türkler" dedi Albert Sorel.
"Türklerle dost ol ama sakın düşman olma" dedi Gianni De Michelis.
"Türkler cesurdur, anavatanlarını çok severler ve onun için gerekirse canlarını verirler" dedi.. Albert Einstein..
Herkes, yüzyıllardır bize TÜRK dedi. Şimdi ise bizim kendimize TÜRK dememiz ayıp oldu...
Düştü mü Paşam, düştü mü boynuzlu külahın?
İran'a mı, Turan'a mi, Efgan'a mı niyet?
Al git bütün itbaını, defol.
İtbaına, ecdadına, ervahına lanet.
Sakarya Savaşı'ndan hemen önce Hüsnü Yusuf, Türklerin yenileceğini düşünerek Hatif gazetesinde Gazi'ye bu hicvi yazmıştı...
Bu satırların yer aldığı gazete Başkomutanlığa götürüldü. Gazi önce göz attı. Ardından katlayıp cebine koydu. Savaş sırasında yanından ayırmadı. Çok kez bu hicvi açıp okudu. Refakat subayı Faruk Bey bu anlara bizzat şahit oldu.
Hikayenin sonunda savaşı Gazi kazandı. Hiciv arşive kaldırıldı. Hüsnü Yusuf, Yunan hizmetine girdi. Savaştan sonra Yunanistan'a kaçtı.
Yiğitlik en ağır yükün altına girmek, ölümü göze almak, cebinde boynuna inecek giyotinle dolaşmak, her gün onunla yüzleşmek ve bundan zerre korkmamak, zaferi kazandıktan sonra da tüm başarıyı millete mâl etmektir.
Acaba Hüsnü Yusuf gibiler hiç anlamış mıdır?