•Birincisi durumun acil değil sen aptalsın
•İkincisi leş gibiyse vip hizmet almak için özel hastanelere gidebilirsin
•Üçüncüsü 100 dakikada 152 hasta bakılmış mucize gibi bir şey gidip doktorların elini öpmelisin
•Dördüncüsü kulağın ağrıyor ve muayene olarak kulağına bakılmış ne bekliyordun doktor kulağını dillesin mi?
•Beşincisi farklı beklentileriniz varsa acilleri meşgul etmeyin cinci hocalar var onlar size yardımcı olurlar
en ufak bir doktor şikayetinde anında devreye giren bakanlık buna da bir şey yapar mı acaba ya alenen hakaret küçümseme ne ararsan var beter olun gerçekten yetti artık
Acildeki doktorun kendini polikliniğe yönlendirmesine ve antibiyotik yazmasına sinirlenen kadın, doktora “Aptal” diyerek isyan etti:
• Bugün bir devlet hastanesinin aciline gittim. Kulağım ağrıdığı için yemek yiyemiyordum.
• Demek ki benim durumum acil ki o leş kokulu acile geliyorum değil mi?
• Önümdeki 152 kişiyi 1 saat 40 dakika boyunca bekledim.
• Neyse odaya bir girdim hayda stajyer doktor. Neyim olduğunu anlattım bana “Burada muayene malzemesi yok karşı odaya gideceğiz” diyor.
• Muayenesi de kulağıma cihazla bakmak. Baktıktan sonra tekrar odasına geçtik. Bana “Polikliniğe gitmen lazım” diyor. Sen benimle dalga mı geçiyorsun?
• Hastaneye gitmek için 14.30’da evden çıkıp 20.00’de eve döndüm. Sen şaka mı yapıyorsun ya?
• Antibiyotik yazacaksan sen oraya niye oturdun? Sen bana bir antibiyotik yazasın diye mi izinli günümü hastanede geçirdim?
• Çıkınca da eczane bulamadım. Hem aptalın birine muayene oldum hem de yazdığı ilacı bile alamadım.
Dünyanın ilk 8’li çapraz karaciğer nakli Malatya’da gerçekleşti.
İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi'nde, Prof. Dr. Sezai Yılmaz liderliğinde gerçekleştirilen 8'li çapraz karaciğer nakli, tıp tarihine adını yazdırdı.
Bu gurur Malatya'nın ♥️
Çok enteresan, müthiş anlar…
Gaudi 1926’da öldüğünde yapının ancak küçük bir kısmı tamamlanmıştı.
Eserin bitişini göremeyeceğini biliyordu.
Fakat o meşhur sözünü söylemişti Tanrı’yı kastederek; “Müşterim acele etmiyor”
Yine de sembolik bir anma olarak değerlendirilemez çok büyük bir olay bu. Şöyle ki yapının mimarı ölüyor, ardından iç savaşlar, diktatörlükler, ekonomik krizler geçiyor. Gaudi atölyesindeki çizimlerin bir kısmı yakılıyor.
Buna rağmen yüz yıl boyunca binlerce mimar, taş ustası, mühendis ve sanatçı onun fikrini yaşatmaya devam ediyor. Sonunda yine iş sahibine dönüyor işte ♥️
Gotik katedraller de böyledir ve bu sebeple hepsini çok severim. Her bir çalışanı, mimari ustası bitmiş halimi göremeyeceğini bilerek, sonraki hafızaya miras bırakarak çalışmıştır.
Unutulmaz bir an, tanığı olmayı çok isterdim.