TÜVTÜRK istasyonunda dövülerek katledilen polis memuru Melih Okan Keskin’in 2 gün önce 44 yaşına girdiği ve iki çocuk babası olduğu ortaya çıktı.
Polis memurunun eşi Emel Keskin çarpıcı detayları anlattı:
“Aracın park lambasının yanmadığını söylüyorlar. Eşim tekrar dışarı çıkıp arabayı çalıştırdıktan sonra park lambasının yandığını görüyor ve tekrar içeri geliyor. 'Park lambam yanıyor' diyor. İçerideki görevli şahıslar ‘Artık geçti, burada kamera kaydı vardı; ama şu an yapacak bir şey yok. Dışarıdaki kamera bizi ilgilendirmez’ diyerek, eşimi gönderiyorlar. Ama alay eder bir şekilde ‘Geçmiş olsun, yarın tekrar gelirsiniz’ diyorlar.
Eşim de 'Yetkili kimse yok mu' diye sorduğunda, ‘Burada bir bayan mühendisi var, onunla görüşebilirsin’ diye yönlendiriyorlar. Eşim bayanın yanına gidiyor, orada onunla konuşurken bir ağız dalaşı meydana geliyor ve sonucunda 20-30 kişi toplanıp eşimi darbetmeye başlıyorlar. Eşim bu darp esnasında diğer vatandaşlar tarafından kurtarılmaya çalışırken daha fazla darbedildiğini söyledi.
Sonra eşim tekrar dışarı çıkıyor, darp raporu almak için eline telefonu alıyor, 112’yi arıyor. Bu esnada biri eşimin üstüne doğru arabayı sürüyor. Hatta kamera kayıtlarında eşimin ayağının ezildiği gözüküyor. Sonra eşim 'Ne yapıyorsun' falan diye el kol hareketi yapıyor. Sonra eşim telefon görüşmesi yaparken araçtan inen şahıs şiddetli bir şekilde eşime bir yumruk atıyor. Eşim bu yumruk darbesiyle sarsılıyor, düşmüyor, kendini toparlıyor. Tekrar eşimin üzerine yürüyorlar. Yani 3 ayrı olay var; ama 2’nci olayda yumruk darbesiyle eşim sarsılıyor. Ardından eşim tek başına arabasına atlayıp darp raporu almak için onkoloji hastanesine gidiyor.
Ben hastanedeyim bir olay oldu darp raporu alacağım. Sen çocukları al' diyor. Sonra tomografinin sonucunu söylemek için tekrar görüştüğümüzde 'Beynimde kanama varmış, beni ameliyat edecekler' dedi.
Eşime, 'Melih ne oldu' diyorum; ‘Kavga oldu, dayak yedim, 20-30 kişi üstüme saldırdı’ dedi. Sonra hastaneye gittim. Doktor bana eşimin beyninde 7 milimlik bir kayma olduğunu, kanamasının olduğunu, açık bir ameliyat olacağını, zor bir ameliyat olacağını, ameliyattan çıktığında felç kalabileceğini, her türlü ihtimali söyledi. Eşim ameliyata girerken benim elimden tutarak ‘Seni seviyorum, kedine iyi bak, çocuklarıma iyi bak’ dedi. Benim eşim elimi öpe öpe ameliyata girdi. Benim eşim bir yumrukla hayatını kaybedecek bir insan değildi. Hayatının baharında gitti. Ardında 2 çocuğunu bıraktı. Hayallerimiz yarım kaldı. 2 çocuğum babasız kaldı. Eşim olay yerinden ambulansla sevk edilmedi. Kimse tarafından ambulans çağırılmadı. Kendi şahsi aracımıza binip hastaneye darp raporu almaya gitti. Eşim bir tane bile yumruk sallamamış. Sadece kendini savunmaya almış. Canını kurtarmaya çalışmış. Her şeyimiz yarım kaldı. Çok gençti, 44 yaşındaydı. 2 gün önce doğum günü vardı. Sadece yumruk atandan şikayetçi değilim zaten. Herkesten şikayetçiyim.
Olayın daha çok araştırılmasını ve aydınlanmasını istiyorum. Firma 'Bizim personelimiz değil, eski personelimiz' diyor. Hayır kendi personelleri. Sonuna kadar bu olayın arkasında olacağım. Elimden geldiğince güçlü olmaya çalışacağım. Bu personelin sabıka kaydı varmış. Avukatımız dosyayı inceledi. Savcılık dosyasını inceledi. Olaya karışan, darbeden 25-30 kişiyi şirket avukatları temsil ediyor. Adamı darbettikleri yetmiyormuş gibi gelip utanmadan bir de hepsi şikayetçi oluyorlar. Melih vefat edene kadar ne bir açıklama ne bir özür ne bir telefon hiçbir şey yok. Öldüğünde de artık işin ucu kendilerine de dokunacağını anladıkları zaman açıklama yapma gereği duyuyorlar. 20 kişinin darbettiği bir insan orada tek başına bırakılıyor. Kocaman bir şirket olayı örtbas etmeye çalışıyor. Eşim sadece kendini koruma altına almaya çalışmış"
Ben Ahmet sami 10 yaşındayım DMD ile mücadele ediyorum hala umutluyum benim için destek olur musunuz ?
Kampanyamız valilik onaylıdır.
Faaliyet sorgu no :25.2025.3677
Ad : Halil İbrahim Yıldırım
İban : TR470001001554255928935018
@sinanenginnft@Efloud@traderhamza@ffelluce
Meclise, yine, yeni, yeniden hal kanunu geliyor
Yanlışsam düzeltin ama bunu kaç defa manşette gördüm hatırlamıyorum. Mecliste vekillerden bir türlü geçmedi bu kanun nedense
Bu defa geçirmek zorundasınız o kanunu.
Vatandaş canından bezdi çünkü; tarlada 5 TL olan ürünü 25 TL'ye yiyoruz
O vekil maaşları, vatandaş için oy verin diye ödeniyor, hal komisyoncuları için değil!
Son iki gün içinde iki farklı olay yaşadım; ikisi de aynı gerçeği yüzüme bir kez daha çarptı: Bu ülkede trafik kurallarını özümseyememek artık kronik bir toplumsal hastalık hâline gelmiş.
İlk olay, Kağıthane’de normal hızında ilerleyen, içinde bir aile bulunan bir araçla sağından geçemeyeceğini bile bile dar bir boşluğa sıkışmaya çalışan motosiklet sürücüsü arasında yaşandı. Geçemeyince aracın kapısına çarptı ve ciddi hasar verdi. Ardından araçtan inen adama küfür, tehdit ve fiziksel saldırı yaptı. Yağız hırsızın ev sahibini bastırması misali… Bıçak gösterme, tehdit, hakaret ve suçlamaların tümünü sıralayarak karşı tarafı sindirip, hiçbir şey olmamış gibi motosikletine binip uzaklaştı.
İkinci olay ise Bağcılar Güneşli’de, gece yarısı yaşandı. Hız yapılmaması gereken bir yolda, aşırı hız yapan bir araç, ışıklardan karşıya geçmeye çalışan genç bir kıza büyük bir şiddetle çarptı. Ortalık bir anda can pazarı vr kaosa döndü. Kimileri ambulansa ve polise ulaşmaya çalışırken, meraklı kalabalık da bir yandan sürece dahil oldu. Aracı kullanan kişinin küçük yaşta ve ehliyetsiz olduğu ortaya çıktı. Ardından olay yerine gelen babanın, durumu manipüle etme çabası ve arabada bulunan ehliyetli birinin suçu üstlenmeye çalışması… Fakat olaya şahit olan insanların duruma kararlılıkla müdahil olması ve polisin hızlı refleksi sayesinde gerçek kısa sürede ortaya çıktı. Kaza olan yerin geçmişinde yüzlerce kaza, onlarca yaralı ve ölü olmasına rağmen hâlâ bir üstgeçit, bir düzenleme, bir önlem alınmamış olması ise trajedinin daha acı tarafı.
Yaşadığım bu iki olay bana bir kez daha gösterdi ki:
Bu ülkede asıl sorun; trafik kurallarını bilmemek değil, bilip de önemsememek. Kural dışılığı bir beceri, başkasının hakkını çiğnemeyi bir maharet sanmak.
Avrupa’da birçok gelişmiş ve az gelişmiş ülkeyi gezdim; en geri kalmışında bile böylesine kökleşmiş bir ilkellik görmedim.
Biz, direksiyon başında değil; kuralsızlığın, sorumsuzluğun ve bencilliğin başında kaza yapıyoruz aslında.
Olan da hep kurala uyanlara, dikkat edenlere, masum insanlara oluyor.
Enflasyon, modern toplumlarda bilinen en yıkıcı hastalıktır. Hiçbir şey, enflasyonun kontrolden çıkmasına izin vermek kadar bir toplumu bu kadar derinden ve bütünüyle yok edemez.
- Milton Friedman
#AbdullahÖğretmen için adalet. Gelen videolara yüreğim dayanmıyor. Kanlar içinde yatan babama dönüp tekme atıyor, yüzünde en ufak bir üzüntü şaşkınlık yok. İzlerken beynim duruyor kalbim sıkışıyor.
Günaydın,
▶️ JPMorgan’ın “FED’in niceliksel sıkılaştırmayı (QT) gelecek hafta bitirmesi bekleniyor” açıklaması,
▶️ Trump’ın Binance kurucusu CZ’yi affetmesi.
▶️ Çin devlet rafinerilerinin deniz yoluyla Rus petrolü alımını durdurması.
Bu üç haber peşipeşine geldi.
ABD’nin kripto sektörüne yönelik cezaların ve baskıların gevşemesi, ve JPMorgan haberi piyasanın moralini yükseltmiş görünüyor.
Ayrıca, Çin’in Rus petrolü alımlarını durdurması ise bambaşka bir jeopolitik dengeyi işaret ediyor. Reuters ve Bloomberg’in haberlerine ve @SantManukyan Bey'in mail özetinden yola çıkarak durumu nacizane anlatmaya çalışayım.
Çin ve Hindistan, ABD’nin yeni yaptırımları nedeniyle Rusya’dan ham petrol alımlarını kısmaya başladı. ABD, finans ve ödeme sistemlerini elinde tuttuğu için Çin bile bu yaptırımlara dolaylı biçimde uymak zorunda kalıyor. Burada asıl dikkat çeken nokta şu: ABD bir yandan mevcut finansal sistemi kullanarak rakiplerini sıkıştırıyor, diğer yandan da dijital para ve stabilcoin sistemleri üzerinden yeni bir üstünlük kurmaya çalışıyor.
Bu tablo içinde Çin, kötü senaryolara karşı kendini güvenceye almak istiyor. Son günlerde Şanghay Vadeli Altın Piyasası’nda altın warrantlarında yaşanan hareket bunu destekliyor. Bu warrantlar, resmi depolarda tutulan altınların dijital olarak alınıp satılmasını sağlayan belgeler. Yani burada klasik altın talebinden öte, altının dijitalleştirilmesi ve alternatif bir ödeme sistemine dönüştürülmesi süreci işliyor olabilir.
Tüm bu gelişmeleri birlikte okuduğumuzda, ABD finans sistemini küresel güç aracı olarak kullanmaya devam ettiğini, Çin ise buna karşı altın ve dijital varlıklar üzerinden bir kurtarma planı hazırladığını düşündürüyor. FED’in QT’yi durdurması, ABD’nin içeride likiditeyi artırarak ekonomisini desteklemek istediğini gösteriyor. Bu da doların bir miktar zayıflamasına, Bitcoin ve altın gibi alternatif varlıkların güç kazanmasına yol açabilir.
Sonuç olarak; bu üç haberin bize göre ortak mesajı, paranın yönü yeniden değişiyor olabilir. ABD, likiditeyi artırarak sistemi ayakta tutmak istiyor; Çin, yaptırımlara karşı kendi ödeme ağını ve dijital altın sistemini kurmaya çalışıyor. Kripto piyasası ise bu dönüşümün tam merkezinde yer alıyor. Bitcoin ve diğer büyük kripto paralar, hem likidite artışından hem de küresel belirsizlikten beslenebilecek bir döneme giriyor olabilir. Ancak bu süreç aynı zamanda yüksek volatilite ve ani yön değişimleri anlamına da geliyor.
Önümüzdeki haftalar, küresel finans sisteminde yeni bir para akış yönünün şekillendiği kritik bir dönem olabilir.
Görüşmek dileğiyle...
13 Ekim 2025
Kripto Para Piyasası GÜN'lüğü
Günaydın, çay/kahvemizi alıp yazıya çökelim. Faydalı bulursanız beğeni butonuna basmayı unutmayınız. 😊
10–11 Ekim gecesi, kripto para piyasası tarihinin en sert ve hızlı çöküşlerinden birini yaşadı. Verilere göre 10-20 milyar dolar arası para kaldıraçlı pozisyonlarda tasfiye edildi. Bu rakam, 2022’deki FTX çöküşü döneminde görülen günlük likidasyon miktarının çok üstünde. Toplamda 1,54 milyon yatırımcı pozisyonlarını kaybettiği bildiriliyor.
Olayın fitilini ateşleyen gelişme, ABD’nin Çin’e karşı açıkladığı yeni gümrük tarifeleri oldu. Küresel risk iştahı bir anda düşerken, kripto piyasasında aşırı kaldıraçlı pozisyonların zincirleme etkisiyle büyük bir tasfiye dalgası başladı. Bitcoin fiyatı kısa bir sürede büyük bir düşüş yaşarken, altcoinlerde bu düş��ş korkunç seviyelere ulaştı. Bu tablo, zincir üzerindeki toplam teminat değerinde 70 milyar dolarlık bir erimeye neden oldu.
Santiment’in verilerine göre çöküş öncesinde sosyal medyada “long” eğilimi rekor seviyeye ulaşmış, Binance vadeli işlemlerinde açık pozisyon hacmi 27 milyar dolara çıkmış. Bu, sistemin kaldıramayacağı bir kaldıraç yoğunluğu yarattı. Piyasa geri çekildiğinde, algoritmik emir zincirleri devreye girerek birkaç dakika içinde büyük bir tasfiye dalgasını tetikledi.
Binance vadeli işlemler platformunda, fiyat düşüşüyle eş zamanlı olarak gecikmeler ve emir defteri eşleşme hataları yaşandı. On-chain analiz firmaları (Glassnode ve Arkham Intelligence) bu sırada Binance sıcak cüzdanlarından yaklaşık 22.000 BTC’nin çıkış yaptığını iddaa etti. Bu miktar, olağan çıkış hacminin çok çok üstünde. Bu durum, yatırımcılar arasında “önceden bilinen bir satış” veya içsel bilgiyle yapılan büyük transfer şüphesini doğurdu.
Binance bu süreçte, işlem hacminin yaklaşık %60’nı barındırdığı için elbette merkezdeydi. Borsanın altyapısı bir süreliğine işlem onayı ve emir gecikmesi yaşadığı için bazı yatırımcıların pozisyon kapatması mümkün olmadı ve büyük kayıpların artmasına yol açtı. Şu ana kadar Binance tarafından teknik kesintiye ilişkin resmi zincir üstü rapor paylaşılmadı.
Bu süreçte sosyal medya platformlarında CZ ve Binance’in olası manipülasyon rolü tartışma konusu oldu. Boykot çağrıları çığ gibi büyüdü.
Krizin büyümesinde üç faktör belirleyici oldu:
Yüksek kaldıraç oranı,
OTC işlemlerde ani likidite kaybı,
USDT-USD paritesinde kısa süreli %0,7’lik sapma.
Bu durum zincir üstü istikrar algoritmalarını da bozarak piyasa güvenini daha da sarstı.
Şu anda zincir verileri, büyük yatırımcıların dip seviyeden yeniden birikime başladığını gösteriyor. Glassnode raporuna göre, çöküş sonrası çok yüksek sayıda BTC yeniden soğuk cüzdanlara taşındı. Bu, uzun vadeli yatırımcıların panik satışından çok, fırsatcılık yaptığını düşündürüyor.
10–11 Ekim olayı, kripto piyasası için bir stres testi oldu. On milyarlarca doların yok olduğu bu gece, piyasanın hem teknik hem yapısal zayıflıklarını açığa ç��kardı. Binance gibi büyük borsaların sistemsel etkisi sorgulanmalı, emir defteri ve zincir üstü akışlar bağımsız biçimde incelenmelidir.
Temelde sadece fiyatlar düşmedi! Güven, risk yönetimi ve kaldıraç disiplini çöktü. Bu olay birçok yatırımcı için sadece maddi kayıp değil, aynı zamanda psikolojik bir kırılma noktası oldu.
Bu çöküş bir “uyarı” olarak görülmeli. Çünkü kripto ekosistemi olgunlaşmadıkça, kaldıraç kontrolü sağlanmadıkça ve merkezi borsa altyapıları denetlenmedikçe, aynı senaryo tekrar yaşanacaktır.
Bugün itibarıyla fiyatlar kısmen toparlansa da psikolojik hasar kalıcı görünüyor. Bitcoin yeniden 115 bin dolar, Ethereum ise 4.150 dolar civarında işlem görüyor.
Uyarı:
Bu içerikte yer alan tüm bilgiler, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla sunulmuştur. Burada yer görüşler ve veriler; hiçbir şekilde tavsiye niteliği taşımamaktadır.
Tüm veriler kamuya açık ve güvenilir olduğu bilinen kaynaklardan alınmıştır. Yine de bilgiler zamanla güncelliğini yitirebilir. Lütfen yatırım kararı almadan önce kendi araştırmanızı yapınız.
2025 yılı, kripto piyasalarının önemli bir dönüşüm yaşadığı bir dönem olarak kayda geçiyor. Kurumsal sermaye akışları, düzenleyici netlik ve piyasa olgunlaşması, bu dönüşümün temel dinamiklerini oluşturuyor.
Coinbase ve EY-Parthenon'un Ocak 2025'te gerçekleştirdiği araştırmaya göre, katılımcıların %86'sı mevcut veya planlanan kripto varlık tahsislerine sahip. Ayrıca, %59'u portföylerinin %5'inden fazlasını kripto varlıklara ayırmayı planlıyor. Bu artan kurumsal katılım, global kripto piyasa değerinin 2025'te yaklaşık 4 trilyon dolara ulaşmasına katkı sağladı. ETF girişleri ve kurumsal alımlar, piyasanın yönünü belirleyen en önemli faktörlerden biri haline geldi.
Düzenleyici netlik, yatırımcı güvenini artıran kritik bir faktör olarak öne çıkıyor. ABD'de GENIUS Act, 18 Temmuz 2025'te yasalaştı ve stablecoin'ler için rezervlerin düşük riskli varlıklarla birebir karşılanması ve denetim zorunluluğu getirildi. ABD Hazine'si, devlete ait Bitcoin rezervini "Stratejik Bitcoin Rezervi" olarak tanımladı ve şu anda yaklaşık 198.000 BTC bulunuyor. AB'de MiCA regülasyonu 30 Aralık 2024'ten itibaren yürürlükte ve Türkiye'de SPK, kripto borsaları için lisanslama, sermaye yeterliliği ve kullanıcı varlıklarının korunması gibi tebliğler yayınladı. Küresel olarak ise OECD'nin Crypto-Asset Reporting Framework (CARF), 2026'dan itibaren uygulanacak ve raporlama yükümlülükleri netleşecek.
Piyasa olgunlaşması açısından altyapı, IPO'lar ve prime broker hizmetleri öne çıkıyor. 2025'te Circle Internet'in NYSE'de gerçekleştirdiği 1,1 milyar dolarlık IPO, ikinci gün %250 primle kapandı. Aynı dönemde VC fonları 10,03 milyar USD seviyesine ulaştı. Prime broker hizmetleri, kurumsallar için custody, lending ve risk yönetimi hizmetleri sunuyor; Ripple'ın Hidden Road'u 1,25 milyar dolara satın alması buna örnek. Bu gelişmeler, kriptonun artık sadece spekülatif bir varlık olmadığını, kurumsal finansın entegre bir parçası hâline geldiğini gösteriyor.
2025 yılı, kripto piyasalarının kurumsallaştığı, düzenlemelerle güven kazandığı ve finansal sistemle entegrasyonunu derinleştirdiği bir yıl olarak kayda geçiyor. Kurumsal sermaye, düzenleyici netlik ve altyapı yatırımları, piyasanın gelecekteki büyümesini ve volatiliteyi şekillendirecek en önemli unsurlar olarak öne çıkıyor.
22 Ağustos 2025
Kripto Para Piyasası GÜN'lüğü
Selamlar, keyifli okumalar...
Bitcoin yaklaşık 112.958 $ Ethereum ise 4.330 $ civarında seyrediyor. Bitcoin, ağustos ayında zirve noktası olan 124.000 den yaklaşık %8 gerileyerek 113.000 $ bandında konsolide oluyor. Bu düşüş, Fed Başkanı Powell’ın Jackson Hole konuşması öncesindeki piyasa temkinini yansıtıyor . Ethereum ise gün içinde %0,99 yükselerek, çoğu altcoin arasında görece istikrarlı görünüm sergiliyor.
CoinShares’in bu haftaya ait raporu, dijital varlık ürünlerine 3,75 milyar USD net giriş olduğunu, bunun %77’sinin Ethereum ürünlerine aktığını ve yönetilen varlıkların 244 milyar $ ile rekor kırdığını gösteriyor. Bu veri, kurumsal sermayenin Ethereum’u tercih ettiğini gösteriyor.
Ethereum cephesinde bir başka dikkat çekici hareket, Peter Thiel liderliğindeki yatırımcı grubunun Ether’e agresif alımları. Thiel’in yatırım stratejisi, Ethereum’un finansal hizmetlerin merkezi altyapısı olarak potansiyeline odaklanıyor. Bu da fiyat hareketlerine ek güven sağlıyor.
Bitcoin cephesinde gün gün akışı izlemek için başvurulan Farside Investors’ın spot BTC ETF takip sayfası, ağustos boyunca ini��-çıkışlı günler yaşansa da toplam resimde hâlâ ciddi bir kurumsal iştahın varlığını gösteriyor. Günlük seriler bazen büyük çıkışlar da yazabiliyor; ama bu dalgalanmalar “ETF kanalı kapandı” demek değil. Daha çok haber akışına ve makroya duyarlı, ritmi yüksek bir kurumsal talep profili görüyoruz.
Bazı analistler, rallinin geleneksel döngülerin ötesine geçip 2027’ye kadar sürebileceğini öngörüyorlar. Bazıları bu yükselişin 200.000 $ kadar uzanabileceğini savunurken diğer uzmanlar daha temkinli, 150.000 $ seviyelerinin daha gerçekçi olabileceğini söylüyor.
Bizim deprem uzmanları gibi yani herkes farklı şeyler söylüyor.
Bu sefer yazıyı pek de uzatamak istemedim. Uzun zamandır yazdığım bu yazıları faydalı bulmayan, faydalı bulup da bir beğeni bile koyamayan takipçi arkadaşları takipten çıkmaya davet etmek isterim. Görselde Sadri abinin dediği gibi
"Gidenin de kalanında gönlü hoş olsun"
Sevgilerimle...
Uyarı:
Bu içerikte yer alan tüm bilgiler, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla sunulmuştur. Burada yer alan analizler, görüşler ve veriler; hiçbir şekilde tavsiye niteliği taşımamaktadır.
Tüm veriler kamuya açık ve güvenilir olduğu bilinen kaynaklardan alınmıştır. Yine de bilgiler zamanla güncelliğini yitirebilir. Lütfen yatırım kararı almadan önce kendi araştırmanızı yapınız. İligili yazıda hiç bir kurum ve kuruluş ile #işbirliği yoktur.
Pazar Karalaması
Rusya–Ukrayna savaşı başladığından beri dünya ekonomisi diken üstünde. Enerji ve gıda fiyatlarındaki fırtına, enflasyonu azdırdı, merkez bankalarını sert faiz artışlarına itti. Bu sıkı para politikası, kripto paralarını da boğdu.
Peki barış olsa ne olur?
Barışın gerçek ve kapsamlı olması, yaptırımların gevşemesi demek. Bu da enerji fiyatlarını sakinleştirir, enflasyonu düşürür, faizleri gevşetir. Yani küresel piyasalarda risk iştahı canlanır. Böyle bir tabloda Bitcoin ve Ethereum başta olmak üzere kripto paralarda güçlü bir ralli görmek kimseyi şaşırtmaz. Enerji ucuzladığı için madenciler de rahat nefes alır.
Ama barış tam değil, sadece ateşkes düzeyindeyse? Belirsizlik azalır ama yaptırımların çoğu yerinde kalır. Piyasa önce sevinir, sonra dengelenir. Büyük kripto paralar ayakta kalır ama altcoinler seçici bir şekilde ilerler.
Kötü senaryo ise savaşın yeniden alevlenmesi. Enerji fiyatları fırlar, enflasyon yükselir, faizler uzun süre yüksek kalır. Böyle bir ortamda yatırımcı riskten kaçar, kripto paralar da hisse senetleriyle birlikte düşüşe geçer. Tek istisna, bazı ülkelerde halkın ulusal paradan kaçıp stablecoin’lere yönelmesi olabilir.
Unutulmaması gereken bir şey var: 👇
Bu savaş boyunca kripto paralar bağış, havale ve kimi zaman yaptırımları delme aracı olarak kullanıldı. Bu nedenle barış gelse bile düzenleyici baskılar gevşemeyecek, tam tersine daha da artacak.
Kısaca özetlemeye çalışırsam: Savaş biterse kripto piyasası nefes alır, yatırımcıların yüzü güler. Ama nasıl bir barış olacağı, piyasanın geleceğini belirleyecek en kritik faktör
Mutlu Pazarlar!
Size çok sıkıcı bir yazı hazırladım, bence bu sıcakta okunmaz 😊
..
2025 yazındayız. Bitcoin 110 binlerin üstünde dolanıyor, insanlar “bu seferki boğa mı, yoksa yine bir umut balonu mu?” diye inandığı kişileri darlıyor. Tabi insan haklı olarak merak ediyor şu an tam olarak kripto piyasası hangi sezonda diye?
Ayı mı, boğa mı, mevsimlik depresyon mu, yoksa bahar yorgunluğu mu? 😀
Öncelikle dürüst olalım. Kripto para piyasası öyle lineer, düz çizgide ilerleyen bir dünya değil. Burada mevsimler keskin değil ama izlerini bırakır. Ve bu piyasa belli bir ritme sahiptir.
Şimdi, tarihsel verilerden başlayalım. Bitcoin’in her 4 yılda bir yaşadığı “halving” olayı vardır. Bu, madencilere verilen ödülün yarıya düşmesi demektir. Bu olay, arzın azalmasına neden olur ve geçmişte bir çok kez yaşandı. Her seferinde de birkaç ay gecikmeyle piyasaya sağlam bir yükseliş dalgası geldi. 2012’de oldu, 2013’te coştuk. 2016’da oldu, 2017 uçuşa geçtik. 2020’de oldu, 2021 rekorlar geldi. 2024 Nisan’da son halving yaşandı. Eeee?
Bu mantıkla bakınca takvimlere bakarsak şu an tam “boğa başlangıcı" olabilir evresindeyiz.
Ama boğa dediğin öyle bir anda coşan bir hayvan değil 😅 Kışkırtma, kırmızı pelerin nerde hani 🙂 Boğa önce bir kafasını uzatır, ortama bakar, sonra koşuşturma başlar. Şu an olsa olsa kafasını uzatma evresinde oluruz. Çünkü on-chain veriler, teknik göstergeler, fiyat davranışları hep aynı şeyi söylüyor: Boğa var gibi ama ortalık henüz karnaval havasında değil. Yani hala makul fiyatlar, hala şüpheci yatırımcılar, hala “bu yükseliş sahte mi ya?” diye düşünen tonla insan var.
Bir bakalım Bitcoin dominansı ne alemde? %62 civarında. Bu ne demek? Yani piyasadaki her 100 dolarlık yatırımın 62’si Bitcoin’de duruyor. Bu da demek oluyor ki millet hala önce sağlam kaleye sığınayım modunda. Altcoin'ler sahneye henüz çıkmadı ama kuliste ısınıyorlar gibi.
MVRV Z-Score denen bir gösterge var. Çok karışık gibi duruyor ama aslında basit: Fiyatın, gerçekte el değiştiren değere oranı. Bu skor şu an yaklaşık 2.5. Ne ucuz ne pahalı. Yani tam olarak “boğa başlıyor ama daha gidecek yol var” dediğimiz bölgede. Eğer bu skor 7’ye dayansaydı, “dostlar valizleri hazırlayın, tepeler yaklaşıyor” derdik. Ama şu an hala hazırlık aşamasında.
Peki on-chain göstergeler ne diyor?
Uzun süredir kımıldamayan cüzdanlar uyanmaya başladı. Stablecoin miktarı artıyor. Borsalardan Bitcoin çıkışı var. Yani yatırımcılar sadece izlemekle kalmıyor, pozisyon alıyor diye anlaşılıyor. Özellikle büyük oyuncular, hani şu balina dediklerimiz sakin sakin topluyor gibi. Onlar yükseliş başlamadan önce gelir çünkü. Dönüp sana haber vermezler, "hadi gel usta, boğa başladı" diye.
İnsanlar hâlâ bu yükselişe inanmıyor. Piyasa psikolojisi dediğimiz şey işte tam bu. Yani yükseliyor ama kimse inanmıyor. Bu aslında en güzel fırsat evresi. Çünkü insanlar ne zaman “bu sefer kesin uçacağız” derse, genelde piyasa frene basar. Ama şu an hala inanç zayıf, ilgi sınırlı, Google aramaları düşük. Yani klasik erken boğa hali gibi ne dersin? 🙃
Bir de ETF’ler meselesi var. Artık Bitcoin’e yatırım yapmak için kripto borsasına girmeye gerek yok. BlackRock, Fidelity gibi abiler kendi fonlarıyla geldi. Spot ETF onaylandı, milyon dolarlık kurumsal paralar artık kriptoya doğrudan giriyor. Bu da piyasanın sadece yatırımcı sayısını değil, kalitesini de değiştiriyor. Zaten dikkat ettiysen volatilite de eskisi kadar çılgın değil. Çünkü artık işin içinde takım elbiseli, havasından geçilmeyen zatlar var.
Toparlarsak...
2025 yazında bulunduğumuz yer, klasik döngüye göre boğa piyasasının orta (btc) aşaması. Yani çimlere yeni basıyoruz, festival sahnesi yeni kuruluyor, barbekü yeni yakıldı. Herkes daha “bu yükseliş gerçek mi?” derken, akıllı paralar çoktan yerini alıyor gibi. Henüz altcoin sezonu yok ama bastığın toprağın altında bir şeylerin biriktiğini hissediyorsun sanki. Bu evreler, genellikle büyük fırsatların doğduğu dönemler olarak kayıt edilmiş tarihsel döngüde.
Ama lütfen unutma şu uyarıyı yapmak zorundayım. 👇
Altcoin Boğası Ne Zaman?
Kripto dünyasına dair en çok sorulan, en çok umut bağlanan ve en çok hayal kırıklığı doğuran sorudur bu.
Cevap, tek bir göstergeye ya da duyuma indirgenemez. Yani ne Elon Musk tweet attı diye, ne de bir altcoin telegram grubu "patlıyor muyuz?" dedi diye boğa gelmez.
Piyasa, doğa gibidir. Kendi mevsimi, ritmi vardır. Bizim işimiz, yağmurdan kaçmak değil, şemsiye açmayı bilmek.
Altcoin boğası dediğimiz şey, aslında bir sermaye göçüdür. Bu göçün ilk durağı her zaman Bitcoin olur. Çünkü yatırımcı önce güvenli limana yanaşır. Bitcoin yükselir. Hacim gelir. Medya konuşmaya başlar. Kurumsallar “bir şeyler oluyor” der. Sonra bu sermaye yavaşça risk iştahına göre diğer limanlara yönelir. Büyük hacimli ana coinler oradan küçük hacimli altcoinlere, derken meme coinler vb gider bu çılgınlık. Herkes kazanırken, aslında kimse durup “bu neden oluyor?” diye sormaz. Boğa büyüdükçe düşünme küçülür.
Altcoin boğasının altyapısı ne zaman oluşur?
İlk olarak, büyük resme bakalım. Makroekonomik iklim. Bugüne dek yaşanan tüm altcoin boğalarının ortak noktası, bir merkez bankası manipülasyonudur. Evet, yanlış duymadın. FED'in ya da ECB'nin faizleri indirdiği, bilanço büyüttüğü, likiditeyi açtığı dönemlerde boğalar başlar.
2020 örneği çok net: Covid sonrası FED para bastı, M2 para arzı Amerika’da 4.3 trilyondan 7.2 trilyona fırladı. Bunun doğrudan sonucu olarak Bitcoin Kasım 2020'de 20 bin doları aştı. 2021 ilkbaharında Ethereum 4 bin dolar oldu. Solana 3 dolardan 250 dolara fırladı. Peki neden? Çünkü piyasa şunu hissetti: “Para bol, faiz sıfır, ben bu parayla risk alabilirim.”
Ama yetmez. Bir boğa sadece faizle gelmez. Bitcoin’in dominansı düşmeden altcoin boğası başlamaz.
Bak mesela 2017 Aralık: BTC %85 piyasa hâkimiyetindeydi. 2018 Ocak’ta %35’e düştü. Neden? Çünkü BTC'nin yükselişi tamamlandı. Akıllı para, yüksek potansiyelli altcoinlere yöneldi.
Bugün de benzerini yaşıyoruz. 2024 Halving sonrası Bitcoin 70 binin üstüne çıktı. Ama dominans hâlâ %60 seviyelerinde. Bu şu anlama gelir: Pastayı hâlâ Bitcoin yiyor. Altcoin masası daha kurulmadı.
O masa, BTC'nin yeterince “doyduğu” zaman kurulacak. Yani insanlar “BTC artık fazla artmaz, hadi fırsatı altlarda arayalım” dediğinde.
Bir başka ipucu da on-chain veriler. Bunlar blokzincir üzerindeki hareketleri sayısal olarak ölçen göstergelerdir.
2021 boğasında Glassnode şunu yazdı: Ethereum borsalardan günlük ortalama 180 bin adet çıkıyordu. Yani insanlar ETH satın alıyor, soğuk cüzdanlara çekiyordu.
Aynı şekilde Stablecoin arzı da artıyordu. Piyasaya bu coinler girmeye başladığında, bu yeni sermayenin “beklemede” olduğunu anlıyoruz. Yeni sermaye varsa, yeni yükseliş olur. Para yoksa, umut edersin ama olmaz.
Bir başka net sinyal daha var: Altcoin Season Index.
Bu endeks, ilk 50 coin’in yüzde kaçının BTC’den daha fazla performans gösterdiğine bakar. Eğer bu oran %75’in üzerindeyse, Altseason başlıyor demektir. 2021 Mart’ta bu oran %82 idi. O günlerde Cardano, BNB, ETH, DOT, AVAX rekor kırıyordu.
Bugün bu oran %51 civarında. Yani henüz orman sessiz. Hava karanlık değil ama güneş de doğmuş değil.
Tüm bunların ötesinde, psikolojiyi gözden kaçırma.
Boğalar, sadece grafiklerde değil, insan aklında oluşur. Ne zaman ki haberler dolarla değil coin’lerle maaş ödemeye başlar, ne zaman ki Google Trends’te “altcoin nasıl alınır” aramaları zıplar, işte o zaman o sessizlik bozulur.
Twitter’da, TikTok’ta, YouTube’da gençlerin yüzü coşkuyla parlar. Hatta televizyonlar kriptoyu konuşmaya başlar. Yani halk girdiğinde, boğa doruk noktasına ulaşır.
Ama unutma: Halk girdiğinde, balinalar çıkıyordur. Çünkü bu piyasa “erken uyananların” oyunudur.
Tarihsel döngüler de bize bir şey söylüyor:
2012 Halving → 2013 boğası
2016 Halving → 2017 boğası
2020 Halving → 2021 boğası
2024 Halving → ?
Kripto dünyasında “geç kazan ama temiz kazan” diyen azdır.
Altcoin boğası, herkesin dilinde dolaşan bir efsane değil, matematiksel olarak izlenebilir bir sürecin sonucudur
19 Temmuz 2025
Kripto Para Piyasası GÜN'lüğü
Keyifli okumalar...😊
🌏 Kripto para piyasasında son 24 saat, yalnızca fiyat değişimleriyle değil, aynı zamanda regülasyon cephesindeki gelişmelerle de dikkat çekiciydi. Özellikle ABD’de Meclis’ten geçen yeni yasa tasarıları GENIUS ve CLARITY Act dijital varlıklara yasal zemin kazandırma çabalarının hızlandığını gösteriyor. Stablecoin ihraççılarının rezerv zorunluluğu gibi hükümler, sadece düzenleme değil, kurumsal sermaye için bir güven inşası anlamına da geliyor.
Bu düzenleyici netlik, yalnızca piyasa güvenini artırmakla kalmadı, aynı zamanda kurumsal yatırımcıları çekmek için de kritik bir zemin oluşturdu. Öyle ki JPMorgan, Citigroup ve BofA bile stablecoin talebiyle ilgilerini açıkladı.
Bu yasal hareketliliğe Trump’ın bireysel emeklilik hesaplarını kripto fonlarına açmaya sıcak bakması da eklendi. Tüm bunlar, artık kriptonun yalnızca teknolojik bir deney değil, siyasi ve ekonomik düzeyde de ciddiyet kazandığını gösteriyor.
🔆 Bitcoin son 24 saatte 117.000–120.000$ bandında seyretti. Bu durağanlık bir yavaşlama gibi görünse de, on-chain veriler ağın hala oldukça aktif olduğunu gösteriyor. NVT oranındaki düşüş, fiyat artışının sadece alım satım değil, gerçek ekonomik işlemlerle de desteklendiğine işaret ediyor. Bu da sadece spekülatif değil, yapısal olarak da olgunlaştığını ortaya koyuyor.
🔆 Ethereum fiyatı 3.490 ile 3.660 $ arasında dalgalanırken, spot ETF'lere olan kurumsal ilgi dikkat çekiyor. Sadece 24 saatte $700 milyonun üzerinde giriş yaşandı.
Yine de burada dikkat çekilmesi gereken önemli bir denge unsuru var: Vadeli işlemler piyasasında açık pozisyonlar (open interest) artarken, spot piyasalardaki talep aynı hızda ilerlemiyor. Bu durum, piyasanın bir bölümünün yükseliş üzerine pozisyon aldığı, ancak diğer bölümünün henüz net bir katılım sergilemediği anlamına geliyor. Bazı analistler, bu uyumsuzluğun kısa vadede volatilite yaratabileceğini belirtse de, daha geniş yorumlar Ethereum’un kurumsallaşma sürecinde önemli bir eşiği geçtiği yönünde birleşiyor.
🔆 Altcoin piyasasında ise seçici ve hedefli bir yükseliş söz konusu. XRP, 24 saat içinde %10’a yaklaşan bir yükselişle $3.60 seviyelerini test etti. Solana da benzer biçimde $175 bandını aşarak teknik dirençlerini kırmayı başardı. Bu yükselişler tekil başarılar değil; yatırımcı ilgisinin yeniden altcoinlere yöneldiğine dair ilk işaretler olarak da okunabilir.
Ancak burada gözden kaçırılmaması gereken unsur, yükselişin tüm altcoin piyasasına yayılan bir dalga şeklinde değil; belli projeler etrafında kümelenmiş olmasıdır. Bu da yatırımcıların, her projeye eşit mesafede yaklaşmadığını; teknoloji, benimsenme oranı ve kurumsal ortaklık gibi unsurları dikkatle takip ettiğini ortaya koyuyor.
🔆 Bitcoin’in günlük işlem hacmi yaklaşık $50 milyar düzeyindeyken, Ethereum ağında ise işlem ücretlerinde ciddi bir düşüş dikkat çekiyor. Ortalama gas ücretlerinin gerilemesi, ağ üzerindeki yükün dengelendiğine ve kullanım verimliliğinin arttığına işaret ediyor. Kripto Korku ve Açgözlülük Endeksi 69 puanda. Bu durum piyasada iyimserliğin arttığını ama henüz aşırılığa kaçmadığını gösteriyor.
📌 Piyasa sadece fiyatlarla değil, görünmeyen altyapılarla şekilleniyor. Bitcoin'in fonksiyonel değerinin artması, Ethereum’un kurumsal kimlik kazanması ve düzenleyici adımlar, kripto ekosisteminin olgunlaştığına dair güçlü işaretler. Artık gündemi sadece grafikler değil; yasa tasarıları, transfer davranışları ve zincir üzerindeki gerçek kullanım oluşturuyor. Bu da kriptonun daha ciddi, daha kurumsal ve daha entegre bir döneme adım attığını gösteriyor.
Bu içerikte yer alan tüm bilgiler, yalnızca genel bilgilendirme amacıyla sunulmuştur. Burada yer alan analizler, görüşler ve veriler; hiçbir şekilde tavsiye niteliği taşımamaktadır.
Tüm veriler kamuya açık ve güvenilir olduğu bilinen kaynaklardan alınmıştır. Yine de bilgiler zamanla güncelliğini yitirebilir. Lütfen yatırım kararı almadan önce kendi araştırmanızı yapınız.
#btc #eth #Altcoins