600 bin kişilik nüfuslarıyla,
41-42 yaşındaki kalecileriyle,
Ailelerini “vize parasını denkleştiremedikleri için” dünya kupasına getiremeyecek derecedeki maddi zorluklarla,
Hırsla, heyecanla, savaşçı ruhlarıyla,
Milli bilinçle, milli ruhla, ülkeleri için, vatandaşları için, bayrakları için mücadele ettiler, 2026 Dünya Kupası’nın açık ara en iyi takımı oldular.
Futbolu nasibe, kadere bağlayan, balkonda sigara içerken yakalanan, youtube’a video çekmek için şaklabanlık yapıp futbol oynamayı unutan milyon dolarlık eşeklere örnek olsun.
Her şey için,
Güzel Futbol için,
Tarih defterine yazdığınız bu rüya için;
Sonsuz teşekkürler Yeşil Burun Adaları!
Beşiktaşta 19 yaşında 12 gol atan Semih Kılıçsoyu yedi. Euro 24te Semih oynamasın diye Barış Alperi santrafor yaptı, Barış oynadığı hiçbir maçta gol asist yapamadı. Semih'i turnuvanın son maçının son dakikası oyuna aldı.
Kadronun performansla değil torpille seçildiğini söyleyen, Fransa Ligue 1 de sezonun takımına seçilen Berke Özeri yedi. Kadroya bile almadı. Yerine Beşiktaşın kadro dışı bıraktığı, fbde yedek olan Mert'i aldı.
Danimarka'da yılın futbolcusu seçilen, tam 12 gol 21 asist yapan Aral Şimşiri yedi. Kadroya bile almadı. Yerine Fbde kadro dışı bırakılan, Kasımpaşaya giden İrfancanı aldı.
Bundesligada oynayan 10 gol 6 asist yapan 45 milyon euro teklifi reddedilen Can Uzunu yedi. Can oynamasın diye Keremi santrafor yaptı. Semih'e yapılanın aynısı Cana yapıldı. Mağlup giden Avusturalya maçında hiç süre vermedi.
Beşiktaşın kaptanı, Dünya kupasına katılmamızı sağlayan, 10 gol 10 asist yapan Orkun Kökçüyü Beşiktaşa geldikten sonra 11 den kesti. Beşiktaşa gelmeden önce her maç 11 de görev veriyordu.
7 m euroya Bragaya transfer olan, avrupa ligi yarı final maçında gol atan, maçın adamı seçilen Demir Egeyi yedi. Kadroya bile almadı. Yerine gs'de kadroya bile giremeyen Kaan Ayhanı aldı.
Bundesligada takımında banko 90 dakika oynayan, 4 gol atan Ozan Kabakı yedi. 11 de Ozan yerine, dünya kupasına hazırlanmak yerine tik tok videosu çeken bıyık bırakan sonra bıyığı kesen Merihi oynattı.
Tsde 1 gol 5 asist yapan, sol bek ve sol açık oynayan Mustafa Eskihellaçı yedi. Kadroya bile almadı. Yeride bahis oynadığı için ceza alan Eren'i aldı.
Osimheni oynadığı her maçta sahadan silen, Beşiktaşta 11 oynayan Emirhan ile Konyasporda 2500 dakika oynayan, 2 gol 2 asist yapan ligin en güçlü stoperlerinden Adil Demirbağı yedi. Kadroya bile almadı. Onun yerine twittercı Sametle tütüncü Çağları aldı.
Barış ve Keremden santrafor icat etmeye çalıştı Milli takımı yedi.
İlk 2 maçta 1 puan bile alsa 3. maça iddialı çıkılacak turnuvada, iki maçta da mağlup olup turnuvaya veda etti. Çıkardığı takım Gol bile atamadı.
Altın jenerasyonu tenekeye çevirdi.
Tüm bunlardan sonra çıkıp, eleştirenleri kaosçu ilan etti ve onlardan daha Türküm dedi.
Futboldan anlamam ama insan davranışından anlarım. Voleybolcu kadınlara şampiyonluktan sonra esirgenen desteği, ortada hiçbir başarı yokken futbolculara verenler bu sonucu hazırladı. Devletin de, markaların da, halkın da buradan çıkaracağı ders açık: Önce performans, sonra ödül. Önce başarı, sonra alkış.
Davranışbilimin temel kuralı şudur: Ödüllenen davranış devam eder! Türkiye olarak futbolda yıllardır devletiyle, markasıyla, taraftarıyla vasatlığı ödüllendiriyoruz.
Basketboldan anlamayanlar için şöyle özetleyelim 90 dakika 7 kisi oynamış bir futbol takımı son dk kaybediyor.
Kısacası bu bir mucize. Herkes takımla gurur duymalı...
Go cry in your mother's arms tonight, and while you're at it, ask her why she didn't teach you how to be a gentleman!
You are such a pathetic looser that who became professional but doesn’t even know how to accept the defeat!
U are nothing but shame!
@malachiflynn
Bizim akrabamızın bir çocuğu var. İstedikeri olmayınca çıldırıyor. Çocukla terapiye gittiler "Siz çocuğun her isteğine tamam dediğiniz için çocuk doğru yanlışı bilmiyor" demiş.
İşte Galatasaray'ın durumu bu. Kollanmayınca haksızlığa uğradığını sanıyor.