@cnmrgded @sadecesemanurr Radikallerle sekülerler arasında kalmış, şamar oğlana dönmüş iki taraftan da dövüle dövüle topluma küstürülmüş bu sebeple din konusunda açıktan konuşmamaya yemin içmiş o ilahiyatçı ahdjfkgl
Bu rezalet engellenmelidir !
LGBT sapkınlığı İstanbul Boğazı’na dayandı! 8 Temmuz’da kruvaziyer gemisiyle şehre gelecek 3 bin kişilik sapkın grubun, bu vatanın topraklarına kirli ayaklarıyla basması engellenmelidir!
Tüm yetkilileri göreve davet ediyoruz!
@Yasingrms0 Eşim de görevliydi bugün, 6 saati gitti günün yarısını verdi ve sınavın zorluğunu geçtim alacağı ücret 2bin bile değil. Yazık günah, öğretmene reva görülen bu olmamalı. Eşim tövbe ettim bir daha bu sonavda görev almamaya @tcmeb
@oasistr@jurnalhabertr Ben kürt değilim ve kürtçe de bilmiyorum. Ama bu afişleri okuyanlar kürtler. Onların dilinde yazılmasında bir sıkıntı görmüyorum.
İngilizce afişlere göstermediğiniz tepkiyi kürtçeye göstermeniz çok komik
@ayse817554 Çünkü misafirliği SUNUM adı altında binbir çeşit yiyecekle külfet haline getirdik.
Eskiden gündüz oturmasında kek kısır yapılırdı. Şimdi 7 8 çeşit şey ve hepsi meşakkatli. Günler önceden hazırlık temizlik, misafir sonrası temizlik vs derken kendimizi boğuyoruz
@selefiabla Ortaokul ve lise zamanlarımda yaz ve sömestr tatillerinde kalmıştım ben de yatılı kursta. Güzel zamanlardı. Faydasını gördüm elhamdülillah.
🔴 Taha Kılınç:
Çeteleşmiş saldırgan sokak köpekleri konusunda çok yazdım.
Hatta "Yine mi" dedirtecek kadar yazdım.
Ses çıkarırsak, bu kadar net ve halkın en az yüzde 80'inin çözülmesi noktasında müttefik olduğu böylesine bariz bir problemin halledileceğini umdum.
Ama sonra baktım ki mesele düşündüğümden derin.
Bir yanda "mama lobisi" olarak tanımlanan milyar dolarlık vurguncular, bir yanda "hayvan barınağı" inşası adı altında kamu malını israfta yarışanlar, bir yanda kendi korunaklı rezidanslarından sıradan vatandaşın yaşadığı gerçek acıları gör(e)meyenler, bir yanda tamamen saf duygularla karşımızdaki "biyolojik terör" faaliyetini fark etmeden hayvanseverlik yapanlar, bir yanda meselenin altını sözde islâmi delillerle doldurmaya çalışanlar…
Bu noktaya bir günde gelmedik elbette. İlk adımda, çarpık bir hayvanseverlik anlayışıyla, saldırgan
köpeklerin itlafı kanunla yasaklandı.
Ardından, doğası gereği yırtıcı olan bu hayvanlar, yine kanunla "can" olarak tanımlanıp koruma altına alındı.
Eş zamanlı olarak, İslâmî camianın birçok ünlü ismi "patili dost", "can dostlarımız", "Allah'ın dilsiz kulları" güzellemeleri yaparak kamuoyunu meseleye alıştırıp ısındırdı.
Dini açıdan mahzurlarını hiçe sayarak, kucaklarında köpeklerle pozlar verdi.
Tüm bunlar olurken yaylalardan meralara, çocuk parklarından okullara, hastanelerden restoranlara, her yer köpekle doldu.
Böylesine büyük bir problemin tek çözümü, doğasında yırtıcılık ve çeteleşme bulunan köpeklerin sokaklardan toplanarak kısa süre içinde topluca itlaf edilmesidir.
Aklın, mantığın, modern dünya standartlarının ve İslâm'ın, artık hangisini bağlayıcı görüyorsanız, öngördüğü çözüm budur.
İnsan eşref ve mükerrem bir varlıktır. İnsana zarar veren her canlı, zararsız hale getirilir.
Sivrisineğe nasıl acımıyorsak, köpeğe de acıyamayız. Köpek, kutsal ve dokunulmaz bir canlı türü değildir.
Peki, çözüm olabilecek mi? Uzun uzun yazdım, ama doğrusu zannetmiyorum.
Zira, problemi çözme iradesini elinde bulunduranların kafası karmakarışık ve meseleye maalesef insanın kıymeti zaviyesinden bakmıyorlar.
Hal böyle olunca, 21. yüzyılda çocuklarımızın köpekler tarafından parçalanmasını acı acı seyrediyoruz.
🌊🇵🇸ebebek'in kurucusu Halil Erdoğmuş Sumud'a neden katıldığını anlattı
🗣️Halil Erdoğmuş:
"Hayatımız boyunca bebekleri mutlu etmeye çalıştık. Ama Gazze’de savunmasız bebeklerin öldürüldüğünü görmek insanın içinde başka bir yara açıyor
Bu yüzden mücadele bitmeyecek, Sumud büyümeye devam edecek”
📌GZT Saha Editörü @ummugulsumdrms'un da bulunduğu Sumud Filosu Gazze’deki ablukayı kırmak amacıyla 54 gemi ve 500’ü aşkın aktivistle Marmaris’ten Akdeniz’e açıldı
Sevecekler, sevilecekler, nesillerini devam ettirecekler. Irzlarını koruyacaklar, huzur bulacaklar, günah işlemeyecekler.
Çünkü orada fuhşu ve kadın sömürgesini özgürlük diye kadınlara pazarlayan ve kadınları gönüllü köle yapan feminizm projesi yok.
Bugün üç çocuk annesi bir kadın, ilk iş gününde karşıdan karşıya geçmeye çalışırken trafik kazasında ölmüş. Videoyu paylaşamıyorum içim çıktı üzülmekten. Kocası, işçi kıyafetiyle. Oğlu, işçi kıyafetiyle. Aynı gün bir gazetecinin kızı 25 milyonluk çakarlı araçla maça gidiyor. Allah ıslah ve iflah eylesin. Siz Allah’la savaşıyorsunuz. Bugünün ahireti var. Şu rezalete göz yuman tanıdığım kim varsa da silerim. Siz Allah’la savaşıyorsunuz.
Beş yıldır internette ilmî videolar çekiyorum. ilk kez benden bu kadar sert bir ifade duyacaksınız.
Çünkü gerçekten artık bu toplumu anlamakta zorlanıyorum.
Karıkoca evin içindeki her hâlini çekiyor. Hamilelik testini Kâbe’nin karşısında açıklıyor. İnsan kendi mahremini milyonlara servis eder mi? Türkiye’de açılan domuz çiftliklerinden midir, yediklerimizden içtiklerimizden midir bilmiyorum ama size ne oluyor kardeşim? Hiç mi arınız, namusunuz, hayânız kıskanmanız kalmadı?
İmam olanlar, din görevlisi olanlar bile eşini evin içinde çekip paylaşıyor. Yüzünü göstermiyor ama sırtından çekiyor; sanki çok takvalı bir iş yapıyormuş gibi… Siz ne yapıyorsunuz Allah aşkına? Bu nasıl bir şuursuzluk?
Geçen bir video gördüm. Birisi
Elli-altmış yaşındaki anne babasına “Birbirinize sarılın, video çekeyim” diyor. Siz ne yiyorsunuz, ne içiyorsunuz? Yatak odanızı, özelinizi, hamile kaldığınızı, çocuk doğurduğunuzu, yediğiniz yemeği, kavganızı, sarılmanızı… Her şeyi paylaşıyorsunuz. Sizin hiç özeliniz yok mu?
Bırakın Müslümanlığı, bu bir insana yakışır mı?
Az önce gördüğüm video yüzünden bu kadar sinirlendim. Kâbe’nin karşısındaki otelde namaz kılıyorlar. Üç tane kamera koymuş etrafa. Namazın ortasında hamilelik testini çıkarıp “Hamileyim” diye gösteriyor. Bu nasıl bir şuursuzluk, bu nasıl bir edepsizliktir? Kardeşim özelini özel yaşasana
Eskiden insanlar anne babasının yanında böyle meseleleri konuşmaya utanırdı. Siz şimdi milyonların önünde mi konuşuyorsunuz bunları?
Size yazıklar olsun.
Ama suç sadece onlarda değil. Asıl suç toplum da .
Neden biliyor musunuz? Çünkü bu insanları izliyorsunuz. Takip ediyorsunuz. Prim veriyorsunuz. Onlar da o primden şöhret ve para kazanıyor. Sonra sizin çocuklarınız da onlara özeniyor. Evlenen çocuklarınız da aynısını yapıyor.
Yazıklar olsun.
Başka hiçbir şey söylemiyorum.
Rabbim bu toplumu hayâsızlığın, teşhirin ve edepsizliğin şerrinden muhafaza eylesin.