Yusuf Tekin ‘dindar bir nesil yetiştiriyoruz’ derken, kindar bir nesil yetiştirip okulları Teksas’a çevirdiniz. Öğretmenler, öğrenciler katlediliyor; neredesin Yusuf Tekin? Milli olmayan Yusuf Tekin, beceriksizsin. Yazıklar olsun. YUSUF TEKİN İSTİFA.
#Kahramanmaraş #EgitimdeŞiddeteHayır #yusuftekini̇stifa
Sn. @kilicdarogluk ‘nun kontenjanından seçilen 38 kişilik AKP yandaşı milletvekillerinden 3’ü daha AKP’ye geçmek üzere. Kendi deyimiyle “hayatı CHP ile mücadele etmekle geçmiş” Davutoğlu’nun Gelecek Partisinden istifa ettiler.
Kılıçdaroğlu, 2023’te sadece elimizdeki seçimi kaybetmekle kalmadı; AKP ve ittifak ortaklarının 400 milletvekili sayısına ulaşması için çok sayıda ajan AKP’li ismi de Meclis’e soktu. Bu tutumuyla, Cumhuriyet rejiminin köklerine dinamit yerleştirmiş oldu.
Bugün bu despot yönetim hala iktidardaysa ve 400 milletvekili bulup anayasayı re’sen değiştirme noktasına geldiyse, bu “büyük başarının” mimarı Kemal Kılıçdaroğlu’dur. Hala bu adamdan medet uman, CHP’li görünümlü koltuk sevdalılarından nefret ediyorum.
Özgür Özel tepkilerden çekinmedi, LeMan’a sahip çıktı:
“Ben bakınca Gazze’de hayatını kaybetmiş bir melek görüyorum.
‘Peygamberlerin adını alanlar ölüyor’ diye resmedilmiş bir karikatür ama kolay! Saldırın LeMan’a!
O LeMan, hepiniz susarken Mavi Marmara’ya destek karikatürü çizdi. Hepiniz susarken İsrail’e ticarete karşı cephe aldı.”
Bakın size emsal bir karar paylaşacağım.
Ankara’nın eski Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında yapılan bir rüşvet ve yolsuzluk şikâyeti sonrası, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Danıştay kararını esas alarak işlem yapmama kararı verdi.
Peki Danıştay ne dedi?
Danıştay 1. Dairesi’nin 05.02.2020 tarihli ve E.2020/22, K.2020/132 sayılı kararı şöyle:
“İhalelere ait belgelerde imzası olmayan,
belgelerin düzenlenmesine katkısı tespit edilmeyen,
ihalelerle ilgili süreçte talimat verdiğine ya da yönlendirmede bulunduğuna dair delil bulunmayan belediye başkanına
cezai sorumluluk yüklenemez.”
Belgeleri de paylaşıyorum.
Eğer hukuk gerçekten herkes için eşitse, buyurun bu kararı da dikkate alın.
Aynı durum, aynı süreç, farklı karar… Olmaz.
İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu'nun kararı HUKUKSUZDUR.
Böyle bir karar alma yetkileri yoktur. Yetki, sadece İşletme Fakültesi Yönetim Kurulu’ndadır. Bu kararı alanların tarih ve adalet önünde hesap verecekleri günler yakındır. Adalete, hukuka ve demokrasiye susamış milletimizin yürüyüşü durdurulamayacak.
Kurtuluş Yok Tek Başına!
Açlık sınırınının altındaki ücreti kabul etmeyen ve direnen işçiler, işini yapan gazeteciler, doğasına sahip çıkan köylüler, okullarının peşkeş çekilmesine ses çıkaran öğrenciler, milyonlarca insanın oyuyla seçilen belediye başkanları, siyasetçiler, kadınlar, kürtler, aleviler hain ama daha düne kadar para ve kariyer için "Ben Almanım" diyen adam vatansever.
Elbette kimin hain, kimin terörist, kimin vatansever olduğuna karar verme kolaylığı iktidar gücünü elde tutmaktan kaynaklanıyor. İhtiyaçlar doğrultusunda dün hain olan bugün vatansever, bugün vatansever olan yarın hain olabilir. İktidar dışındakiler için beş para etmeyen, bir dayanağı olmayan söylemler bunlar. O nedenle bu tür söylemlerin hiçbir anlama gelmediği bilmek ve "yerlilik-millilik" zırvalıklarına kulak tıkamak lazım. Bunların en yerlisi ve millisi Mesut Özil. Öyle düşünün.
Tarihe utançla geçecek bir karar daha.
“Mustafa Kemal’in Askerleriyiz” dedikleri için Türk Silahlı Kuvvetlerimizden, Türkiye’nin en başarılı teğmenleri ihraç edildi. Ordumuz bu ülkenin kurucusu, ebedi Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün askeridir. Bu karar, Kurtuluş Savaşı’ndan bu yana ülkemizin birliği bütünlüğü için mücadele eden askerlerimizin anısına saygısızlıktır, gazilerimizi incitmiş, şehitlerimizin kemiklerini sızlatmıştır.
Teğmenlerimizin yanındayız, yalnız bırakmayacağız.