Rahmi Koç babamıza linç kampanyası yapılıyor. Beşiktaş'ın yaşayan en büyük efsanesini korumak bizim boynumuzun borcudur. Kimse bizim neferimize dil uzatamaz. Haddinizi bilin.
@_Ahmetkalin@tengrimiz3 Yav güzel kardesim Kürt olduğun kadar Türk sun. Türk olduğun kadar da Kürt sün. Şu kafalardan çıkın artık. Konuşulan konu bambaşka.
Sevgili Selahattin Demirtaş’ı en son ziyaretimde çektirdiğimiz fotoğrafları yeni elime ulaştı. Yapay zeka fotoğraflarına kimse itibar etmesin. Selam ve saygılar.
Engels = 183 cm
Fidel = 191 cm
Bakunin = 190 cm
Orwell = 188 cm
Galbraith = 203 cm
Mao = 180
Lincoln = 193 cm
Sankara = 188 cm
Malcolm X = 191 cm
Lumumba = 183 cm
Valera= 193 cm
Wallace = 200 cm
Deniz Gezmiş = 191 cm
Ulaş Bardakçı = 185 cm
Yılmaz Güney = 180 cm
rte = 185 cm
Engels = 183 cm
Fidel = 191 cm
Bakunin = 190 cm
Orwell = 188 cm
Galbraith = 203 cm
Mao = 180
Lincoln = 193 cm
Sankara = 188 cm
Malcolm X = 191 cm
Lumumba = 183 cm
Valera= 193 cm
Wallace = 200 cm
Deniz Gezmiş = 191 cm
Ulaş Bardakçı = 185 cm
Yılmaz Güney = 180 cm
rte = 185 cm
Uzun boylular genelde alık oluyor ve nedense önemli insanların çoğu da kısa boyludur. Örnek olarak:
Marx (cc)= 168 cm
Hz. Engels= 175 cm
Hz. Lenin= 165 cm
Hz. Ali= 165 cm
Stalin= 170 cm
Che Guevara= 175 cm
Abdullah Öcalan= 175 cm
Atatürk= 174 cm
Kemal kıçıldaroğlu= 173 cm
bu konuda son kez yazıyorum ve şöyle özetliyorum beni daha önceden de aslında takip edenlerin bildiği, röportajlarımda vesaire de söylediğim şeyleri:
1.
ne yılmaz güneymiş.
2.
kimsenin kutsanmasını doğru bulmuyorum.
yılmaz g.'ye "adam mükemmel biri" diyenlere, kanaat lideri gibi bakan zihniyete saygı duymuyorum.
sinemasını sevip sevmemeniz beni hiç ilgilendirmiyo. ben, kişisel olarak yüceltilmesine karşıyım. kürt olması da zerre umrumda değil solculuğu da. niyet okumalarınız ise kendi pis düşüncelerinizin yansımasıdır.
3.
yılmaz g. şu an yaşıyor olsaydı, sinema yapıyor olsaydı gitsin köşede çürüsün de demezdim. filmlerini izlemeyin de demezdim, ama şahıs olarak yüceltmeyin derdim yine, yine aynı şeyleri söylerdim anlayacağınız. tıpkı ibrahim tatlıses'in insan olarak saygı duyulacak hiç bi yanı olduğunu düşünmeyip, çok iyi bir ses olarak kabul görmesine hiçbir şey diyemeyeceğim gibi.
4.
kanye w. bipolar, saçmalıklar yaptı, herkesten özürler de diledi. ona giriş yasağı koyan ülkeler de çıldırmış geliyo bana, örnek gösterilmeleriniyse doğru bulmuyorum; filistin konusundaki ikiyüzlülükleri ortadayken. tamamen başka politikalar gözetiliyo gibi çünkü, o kadar büyük olayları kendim de dahil hiçbirimizin tam olarak bilip anlayabileceğini düşünmüyorum.
5.
kanye w.’i yüceltmiyorum, "on numara adam abi ölürüm" falan demiyorum, anıtlaştırmıyorum, sevdiğim şarkıları var, sırf vokal değil prodüktör olarak, marka olarak, yaratıcılığıyla ve sanat vizyonuyla tarih yazmış - kanaat lideri falan değil ha, müziğe, modaya yön vermiş ciddi iz bırakmış biri.
6.
ben kanye w.’i kişisel olarak savunmam, istiyosanız ana bacı sövebilirsiniz, ama müzisyenin konserine gitti diye insan linçleme, liste yapalım gibi saçmalıkları işin bokunun çıkması olarak görüyorum. biri ifşa edelim demiş; gizli olmayan bir şey nasıl ifşa edilir? birilerini etiketleyip kategorize etme isteği günden güne büyüyor, bunu tehlikeli de buluyorum.
7.
boykot biraz da büyümeye, çoğalmaya, kitleselleşmeye çağırmaz mı?
konserden önce boykot çağrısı da yoktu ha. onu da anlamadım, sanki herkes anlaşmış da gidenler boykotu bozmuş gibi davranıldı. ya da gidemeyenler gönül mü koydu, gerçekten hiçbir fikrim yok.
8.
ozan g. olayı da çok konuşuldu.
ceza almış birinin dışarıda gezmesinin sebebini, cezayı verene sormak gerekmiyo mu? dahası bunu bir talebe dönüştürmek, insanları anlama ve insanlara anlatma fırsatını es geçmemek? kamusal bir alanda oturduğumuzda herkesin sicilini suratlarında görüyo muyuz? hayır. bi katille de karşılıklı masalarda bir kafede oturuyo olamaz mıyız? evet. isteyip istememekten bahsetmiyorum, olasılıklardan bahsediyorum. sırf yapabiliyosun diye birinin üstüne giderek mekandan çıkartmaya çalışmanın politik karşılığını göremiyorum. çünkü devlet suçluya dışarda gezme hakkını vermiş, senin problemin suçluyla olamaz, adalet sistemiyle olabilir, bu da anlaşılır ve desteklenmesi gereken de bişi.
bunun çözümü o insanın sana hiiiç bişi yapamayacağını bile bile üstüne gitmek, bişi yaparsa da zaten suçlu, onun hayatının daha da bitecek olmasından güç alıp elindeki gücü hor kullanmak olmamalı.
bunun işe yaramadığını çok net bir şekilde gözlemliyorum.
9.
bazılarının feminizmi çekmeye çalıştığı yerde değilim, sürekli feministmetre açmayın, inanın hiçbirimize yardımcı olmuyo. eşşek gibi kendi ayakları üstünde duran tüm kadınlara default olarak feminizm yüklenmiş oluyo zaten, hele ki senelerce bu kadar görünür bi meslekte, bu kadar kadınların harcanmaya çalıştığı bi dünyada, kadının gık dediği yerde erkek bağırsa bile hep kadının konuşulduğu, tüm skandalların hep kadınlara yıkılmaya çalışıldığı bi yerde, feminizm bir opsiyon değil. övünülecek bişi de değil. zorunluluk.
10.
bu arada kılıçdaroğlu, senden de tiksiniyorum.
Gula Min Tu yî
Gula min Tu yî
Kula min Tu yî
Yara min Tu yî
Çara min Tu yî
Zîna min Tu yî
Şîna min Tu yî
Leyla min Tu yî
Meyla min Tu yî
Dêhna min Tu yî
Zêhna min Tu yî
Fikra min Tu yî
Dikra min Tu yî
Hora min Tu yî
Nûra min Tu yî
Mesta min Tu yî
Qesta min Tu yî
Dema min Tu yî
Xema min Tu yî
Sebra min Tu yî
Hedra min Tu yî
Perya min Tu yî
Zerya min Tu yî
Dira min Tu yî
Sira min Tu yî
Geşta min Tu yî
Deşta min Tu yî
Zozanê Te me
Hozanê Te me
Aşiqê Te me
Maşûqê Te me
Dilkulê Te me
Bilbilê Te me
26-7-2020