CODE REFINERY MANİFESTOSU
Code Refinery, belirli bir dünya görüşünü dayatmak için değil; farklı dünya görüşlerine sahip insanların, birlikte daha güvenilir, daha bilinçli ve daha iyi bir yaşam inşa edebilmesi için vardır.
Pusulamız:
Code Refinery’nin pusulası vicdan, akıl ve mantıktır.
Vicdan, neden yola çıktığımızı söyler:
Acıları azaltmak ve güzellikleri yaygınlaştırmak.
Akıl, bu yolda ihtiyaç duyduğumuz bilgileri üretir, toplar ve anlamlandırır.
Mantık, bu bilgileri sınar, düzenler, geliştirir ve bizi bir sonraki adıma yönlendirir.
Temel İlke
Hiçbir açıklama, model veya inanç; ortak amacımızın önüne geçemez.
Ortak Zemin:
İnsanlar aynı şekilde düşünmek zorunda değildir.
Aynı gerçeklik modelini paylaşmak zorunda değildir.
Ama birlikte çalışabilmek için şunları paylaşabilirler:
Öğrenmeye açıklık
Hataları düzeltmeye isteklilik
Güvenilirlik arayışı
İş birliği niyeti
Acıları azaltma ve güzellikleri yaygınlaştırma hedefi.
Yaklaşımımız:
Code Refinery, değişmez doğrular sistemi değildir.
Sürekli öğrenen, kendini düzelten ve gelişen bir düşünme ve birlikte çalışma kültürüdür.
Çağrı:
Farklı düşünen herkesi, aynı yönde yürümeye davet ediyoruz:
Daha az acı, daha çok güzellik için.
Kulağa karmaşık mı geliyor?
Aslında hepsini belki her gün yapıyorsun.
Diyelim ki sevdiğinin son günlerde sana karşı biraz soğuk davrandığını farkettin...
1- Onun neden böyle davrandığını anlamaya çalışman — Bu bilimdir.
2- Ona bir jest tasarlaman — Bu mühendisliktir.
3- Jestini sunuş tarzın — Bu sanattır.
4- Bunu neden böyle yapmam gerekiyor diye sorgulaman — Bu felsefedir.
🙂
Hayat Üç Sütun Üzerine Kuruludur: Bilim, Mühendislik ve Sanat
1/ Bilim ve Anlamak
Anlamak, bir varlığın algıladığı ve ayırt edebildiği tüm oluşumlarla — varlıklarla, ilişkilerle, örüntülerle — ilgili temsil süreçlerinin sonucudur.
Bu temsil, gerçeğin birebir kopyası değildir — böyle bir şey mümkün olmayabilir. Ancak giderek daha doğru, daha kapsamlı ve daha işlevsel bir temsil oluşturmak mümkündür.
Bilim, var olan kodları anlamaya — yani giderek daha doğru temsiller oluşturmaya — adanmış sistematik bir çabadır.
2/ Mühendislik
Mühendislik, mevcut kodları belli bir amaç fonksiyonunu, mümkünse en iyi şekilde, yerine getirmek üzere düzenlenmesidir. İyiyi değerlendirme ölçütleri —etkinlik, ekonomi, verimlilik, güvenilirlik, vb olabilir.
Tasarımcı bunu yaptığında yeni bir kod üretmiş/türetmiş te olur. Ama mühendisliğin amacı benzersizlik değil, işlevselliktir.
3/ Sanat
Sanat, yeni ve benzersiz kodlar üretmektir. En genel haliyle, mevcut varlıklar veya kodlar arasında daha önce kurulmamış bağlar kurmaktır.
Sanat bir spektrumdur:
Birebir tekrar → zanaat
Özgün yorum ve temsil → sanat ve zanaat karışımı
Tamamen özgün üretim → saf sanat
Benzetme ve taklit de bu spektrumda yer alır — bir ressam manzarayı birebir kopyalamaz; neyi seçtiğine, nasıl çerçevelediğine, hangi duyguyu aktarmak istediğine karar verir. Bu, var olanı yeni ve benzersiz bir kodla temsil etmektir.
Sanatsal değer, o kodu algılayanlarla kurduğu uyumun genişliği ve sürekliliğiyle ölçülür. Bu ölçüt göreceliliği tam olarak aşamaz — ama şu an için elimizdeki en objektif kriterdir.
4/ Felsefe: Üçünün Birleşimi
Felsefe, insanın zihinsel ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik bir çabadır. Anlamak, anlamlandırmak ve değer katmak bu ihtiyaçlar arasında yer alır.
Felsefe bu üçünü zihinsel ve kavramsal alanda birleştirir:
Bilimden anlamayı alır,
Mühendislikten zihinsel yapılar inşa etmeyi,
Sanattan yeni kavramsal bağlar kurmayı.
Felsefe olmadan bilim, mühendislik ve sanat yönsüz/tatsız/renksiz kalır. Bilim, mühendislik ve sanat olmadan ise felsefe ya içi boş ya da havada kalır.
Three Pillars Uphold Life: Science, Engineering and Art
1/ Science and Understanding
Understanding is the result of the representational processes a being forms regarding any phenomena it perceives and distinguishes — entities, relationships, patterns.
This representation is almost never an exact copy of reality — such a thing may not be possible. However, it is possible to form increasingly accurate, comprehensive and functional representations.
Science is a systematic endeavor dedicated to understanding existing codes — that is, to form ever more accurate representations.
2/ Engineering and Building
Engineering is arranging existing codes toward a specific purpose.
A designer produces or derives a new code while rearranging some existing ones. However, the goal of engineering is not to produce a unique code — it is to fulfill a specific objective function, in the best way if possible.
Thus, the success of engineering is measured by some criterion such as effectiveness, economy, efficiency, reliability, etc. — not by its uniqueness.
3/ Art and Creating
Art is the production of new and unique codes. In its most general form, it is the establishment of previously unformed connections between existing entities or codes — but, it has a spectrum:
Entirely original production → pure art
Original interpretation and representation → a mix of art and craft
Exact repetition → pure craft
Imitation and representation also find their place within this spectrum — a painter does not copy a landscape exactly; they decide what to include, how to frame it, and what emotion to convey. This is representing the existing through a new and unique code.
The artistic value of a work is measured by the breadth and continuity of the harmony it establishes with those who perceive it. This criterion cannot fully overcome relativity — but it is the most objective measure we currently have.
4/ Philosophy: The Union of All the Three
Philosophy is an endeavor dedicated to meeting some mental needs of human beings. Among these needs are understanding and making sense — adding value.
Philosophy unites all the three above in the mental and conceptual realm:
It takes;
- understanding from science,
- construction of mental structures from engineering,
- formation of new conceptual connections from art.
Without philosophy, science, engineering and art lose their direction. Without science, engineering and art, philosophy loses its ground.
Hayat Üç Sütun Üzerine Kuruludur:
Bilim, Mühendislik ve Sanat
1. Bilim ve Anlamak
Anlamak, bir varlığın algıladığı ve ayırt edebildiği tüm oluşumlarla — varlıklarla, ilişkilerle, örüntülerle — ilgili temsil süreçlerinin sonucudur.
Bu temsil, gerçeğin birebir kopyası değildir — böyle bir şey mümkün olmayabilir. Ancak giderek daha doğru, daha kapsamlı ve daha işlevsel bir temsil oluşturmak mümkündür.
Bilim, var olan kodları anlamaya — yani giderek daha doğru temsiller oluşturmaya — adanmış sistematik bir çabadır.
2. Mühendislik ve İnşa Etmek
Var olan kodları belli bir amaca göre düzenlediğimizde, yeni bir kod üretmiş ya da türetmiş oluruz. Ama mühendisliğin amacı benzersiz bir kod üretmek değil, belli bir amaç fonksiyonunun en iyi şekilde yerine getirilmesidir.
Mühendisliğin başarısı, ürettiği kodun benzersizliğiyle değil — etkinlik, ekonomi, verimlilik, güvenilirlik gibi kriterlerle — ölçülür.
Mühendislikte ölçüt işlevsellik, sanatta ise benzersizlik ve uyumdur.
3. Sanat ve Yaratmak
Sanat, yeni ve benzersiz kodlar üretmektir. En genel haliyle, mevcut varlıklar veya kodlar arasında daha önce kurulmamış bağlar kurmaktır.
Sanat bir spektrumdur:
Birebir tekrar → zanaat
Özgün yorum ve temsil → sanat ve zanaat karışımı
Tamamen özgün üretim → saf sanat
Benzetme ve taklit de bu spektrumda yer alır — bir ressam manzarayı birebir kopyalamaz; neyi seçtiğine, nasıl çerçevelediğine, hangi duyguyu aktarmak istediğine karar verir. Bu, var olanı yeni ve benzersiz bir kodla temsil etmektir.
Sanatsal değer, o kodu algılayanlarla kurduğu uyumun genişliği ve sürekliliğiyle ölçülür. Bu ölçüt göreceliliği tam olarak aşamaz — ama şu an için elimizdeki en objektif kriterdir.
4. Felsefe: Üçünün Birleşimi
Felsefe, insanın zihinsel ihtiyaçlarını karşılamaya adanmış bir çabadır. Bu ihtiyaçlar arasında anlamak — merak — ve anlamlandırmak — değer katmak — yer alır.
Felsefe bu üçünü zihinsel ve kavramsal alanda birleştirir:
Bilimden anlamayı alır,
Mühendislikten zihinsel yapılar inşa etmeyi,
Sanattan yeni kavramsal bağlar kurmayı.
Felsefe olmadan bilim, mühendislik ve sanat yönsuz kalır. Bilim, mühendislik ve sanat olmadan ise felsefe havada kalır.
@hmelisaacar Codes are what make you caring, constructive and sympathetic — or contrarily, selfish, destructive and boring.
It's up to you to choose your way; and it's up to us to choose you or not.
Bizde başarı:
Bir acıyı bastırmak için sunduğun ilaç ya da bir kucaklamadır,
Ağır bir yükün taşıyıcısına verdiğin destektir,
Bir uyuşmazlığı sonlandırmak için sunduğun çözümdür,
Güzel bir hedefin yolu üzerinden kaldırdığın ya da çirkin bir hedefin yolu üzerine koyduğun engeldir;
İnsanlara kazandırdığın değerli olanla olmayanı ayırt etme yetisidir,
... ;
Henüz 16 yaşında ya da 80 yaşından sonra kazandığın olağanüstü servet değildir,
Kafanda yapabileceğin işlem sayısının büyüklüğü veya normalin yarı süresinde aldığın diploma değildir,
Ne kadar güçlü, ne kadar becerikli ya da ne kadar dayanıklı olduğunla ilgisi yoktur.
Kısacası bizde başarı, güzelliklere katkılarınla ölçülür, onlardan kaptıklarınla değil.
Je rejoins partiellement Épictète — cela peut s'appliquer à certaines personnes, ou bien à la plupart.
Mais je vois l'idée de l'au-delà d'une autre perspective :
Qu'il s'agisse d'une croyance religieuse, d'un idéal ou simplement d'une hypothèse — ce qui m'intéresse, c'est l'effet d'un "au-delà" bien plus beau et plus juste sur nos comportements dans ce monde. Pas sa réalité matérielle.
Car ce monde, pour nous-mêmes comme pour ceux que nous aimons, ne satisfait pleinement ni notre besoin de justice ni notre besoin de beauté.
Life rests on three pillars: Science, engineering and art. Philosophy is the union of all three.
Does it sound complicated?
Actually, you do all of them every day.
Let's say you noticed that your loved one has been a little cold towards you lately...
1- Trying to understand why he/she is acting this way — This is science.
2- Designing a gesture for him/her — This is engineering.
3- The way you present that gesture — This is art.
4- Questioning why you should do this and/or this way — This is philosophy.
🙂
Hayat üç sütun üzerine kuruludur: Bilim, mühendislik ve sanat. Felsefe ise üçünün birleşimi.
Kulağa karmaşık mı geliyor?
Aslında hepsini her gün yapıyorsun.
Diyelim ki sevdiğinin son günlerde sana karşı biraz soğuk davrandığını farkettin...
1- Onun neden böyle davrandığını anlamaya çalışman — Bu bilimdir.
2- Ona bir jest tasarlaman — Bu mühendisliktir.
3- Jestini sunuş tarzın — Bu sanattır.
4- Bunu neden böyle yapmam gerekiyor diye sorgulaman — Bu felsefedir.
🙂
Codes are what make you caring, constructive and likeable/enjoyable — or contrarily, selfish, destructive and boring.
It's up to you to choose your way; and it's up to us to choose you or not.
“Uma estudante perguntou uma vez à antropóloga Margaret Mead qual considerava o primeiro sinal de civilização em uma cultura. A estudante esperava que a antropóloga falasse de anzóis, bacias de barro ou pedras para amolar, mas não. Mead disse que o primeiro sinal de civilização numa cultura antiga é a prova de uma pessoa com um fêmur quebrado e curado.
Mead explicou que no resto do reino animal, se você quebrar a perna, você morre. Você não pode fugir do perigo, ir para o rio beber água ou caçar para se alimentar. Você se torna carne fresca para predadores.
Nenhum animal sobrevive a uma perna quebrada o tempo suficiente para que o osso cure. Um fêmur quebrado que se curou é a prova de que alguém tirou o tempo para ficar com o que caiu, curou a lesão, colocou a pessoa em segurança e cuidou dele até que ele se recuperasse.
′′Ajudar alguém a passar pela dificuldade é o ponto de partida da civilização ", explicou Mead. “A civilização é uma ajuda comunitária."
Bizde başarı:
Bir acıyı bastırmak için sunduğun ilaç ya da bir kucaklamadır,
Ağır bir yükün taşıyıcısına verdiğin destektir,
Bir uyuşmazlığı sonlandırmak için sunduğun çözümdür,
Güzel bir hedefin yolu üzerinden kaldırdığın ya da çirkin bir hedefin yolu üzerine koyduğun engeldir;
İnsanlara kazandırdığın değerli olanla olmayanı ayırt etme yetisidir,
... ;
Henüz 16 yaşında ya da 80 yaşından sonra kazandığın olağanüstü servet değildir,
Kafanda yapabileceğin işlem sayısının büyüklüğü veya normalin yarı süresinde aldığın diploma değildir,
Kaç kilo ağırlık kaldırdığın, kaç kişiyi dövebileceğin, yüz metreyi ya da maratonu ne kadar sürede koştuğunla ilgisi yoktur.
Kısacası bizde başarı, güzelliklere katkılarınla ölçülür, onlardan kaptıklarınla değil.