Arda Güler’in ABD galibiyetinden sonra verdiği demeç bence her yönüyle konuşulmalı.
Veda maçının hemen ardından kameraların karşısına kaptanlardan birinin değil de Arda’nın çıkması başlı başına üzerinde durulması gereken bir tercih. Bunun elbette bir açıklaması vardır; ama asıl mesele söyledikleriydi.
TRT spikeri ile Arda arasında çok ilginç bir diyalog yaşandı. Arda Güler, “Eleştiriler haklı, özür dileriz. Benimle ilgili verilen bilgi de yanlıştı.” diyor. Demek ki maç öncesinde kendisi hakkında yapılan tartışmalar maç boyunca zihninin bir köşesindeymiş. Ardından spiker, “Sizi korumaya çalıştık.” diyerek eleştirilere gönderme yapıyor. Bu yalnızca bir vurgu değil; sanki bir yandan da, yenilgilerin ardından oluşan ve siyaset diline yaklaşan savunma refleksini sürdürüyor. Adalet Bakanını göreve çağıran TFF başkanının sözcüsü gibi konuşuyor.
Tam bu noktada Arda’nın, “Drama yapmayalım” demesi bence mü-kem-mel.
Drama yapmayalım derken aslında gidiş tarihinden kamp yerine, kadro seçiminden taktik hatalara her şeyi konuşalım diyor sanki. “İçimizdeki hainler” demiyor. “Kader-kısmet” demiyor. 62 şut demiyor. “Biz kötü oynadık, siz de drama yapmayın” diyor.
Sorumluluk alan bir profesyoneli görmeye o kadar alışık değiliz ki… Bahanelerin arkasına sığınmıyor. Dış güçlerden söz etmiyor. Kimseyi suçlamıyor. Bakanlıkları göreve çağırmıyor. Sadece sahadaki performansın hesabını veriyor.
Zaten profesyonellik budur. Özeleştiri yapabilmek, eksiğini kabul etmek ve daha iyisini yapmak için çalışacağını söylemek.
Bu profesyonellere sürekli “Bizim Çocuklar” diyerek başlarını okşamaya da gerek yok; siyasetin diliyle sahaya sürmeye de… Başarısızlıktan sonra dönüp millete parmak sallamaya ise hiç gerek yok. Biraz sorumluluk almayı bilin.
İstifa etmeyi, sorumluk almayı bilmiyorsanız o röportajı bir daha izleyin. Bazen Arda Güler kadar dürüst olmak yeterlidir.
BARIŞ GÖKTÜRK;
Erden Timur’un suçları unutulsun ucu Gs dokunmasın diye Fatih Terim TFF Başkanlığı’na hazırlanıyor. Fatih Terim, Erden Timur’dan daha ağır suçlar işleyip Seçil Erzan olayında Yunanistan’a kaçtı. Bu adamdan TFF Başkanı olmaz, kesinlikle buna karşı duruş alacağız.
📍Şu skandala bakın!
“BİR SABAH UYANDIK, TAPUMUZ YOK!”
İstanbul Sarıyer'de rezerv alan ilan edilen bölgedeki tapular iptal edildi. Vatandaşlar feryat etti:
“— Bir sabah kalktığımızda tapularımızın özel bir firmaya satıldığını öğrendik.
— Boğaz manzaralı 3+1 ev için 1,2 milyon TL gibi ödeme yapılıyor ve tapunuz alınıyor!..”
Ekrem İmamoğlu ne demişti?
“Bugün benim 30 yıllık diplomamı iptal edenler, yarın sizin 40 yıllık tapunuza, arsanıza, banka hesabınıza da çökebilirler!”
Şimdi bu sözü daha iyi anlıyor muyuz?
Abdülkerim Bardakçı 12 Eylül'de eşinin doğum yapma ihtimali gerekçesiyle Milli kamptan ayrıldı. Eşi o tarihte doğum yapmadı ve 3 gün sonra Karabağ - Galatasaray karşılaşmasının forma giydi.
25 Mart 2023'te ise şiddetli migren ağrıları sebebiyle milli takım kampından ayrıldı, 4 gün sonra lig maçında forma giydi.
Berke Özer'in tek sorunu GS lobisine karşı çıkmasıydı. Abdülkerim'e tanınan imtiyazlar ona tanınmadı. Ayrıca önünde de Galatasaray'ın 36 M€ ödediği Uğurcan kovası vardı. GS oyuncularını kayıracağız derken Milli Takımı bitirdiler.
Harcama limiti,
5 senede 2 kere şampiyonlar ligine gittiler, 1 sene de boş,
Avrupa'da 5 yılda 20 milyon fazla kazanmislar,
Diğer bütün gelirlerde biz üstünüz,
Üstelik 150 milyon oyuncu sattık,
Onlar 200 milyon sadece bir oyuncuya verdi
Üstelik Ülker, Koç, Çobani, Adidas var,
Onların sponsorlari çoğu sorunlu, iflas etmiş,
Bu işte bir iş var...
Futbolcuları dökülüyor. Teknik direktörü sabit fikirli, santrafor alerjisi var.
TRT spikerleri götüyle maç anlatıyor.
El Salvador Ligi'nden bile hakem var bir tane Türk hakemi yok.
İddaa'sı tutan kuponları iade ediyor.
Sezon ortasında bahis soruşturmasında hakemler, futbolcular tutuklanıyor, hepsi serbest kalıyor. Ne olduğunu bilen yok.
TFF başkanı iskânı alınmamış evleri prim diye dağıtıyor.
Spor bakanı Galatasaray'ın şampiyonluğunu erkenden kutluyor.
TFF başkanı kuru gürültü, eski teknik direktörlerle polemiğe giriyor.
Bu ülkede futbolseverlik hassas kalpler için cehennem!
— Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık; iki kez atlattığı Lösemi, cezaevi sürecinde ameliyat edilmesine neden olan boyun kitlesi, anjiyo gerektiren kalp rahatsızlığı ve ciddi kas/kilo kaybı gibi sağlık sorunları yaşamasına rağmen TUTUKLU.
— 6 yaşındaki kızının ist*smar edilmesine olanak sağlayan bu mahlukat, Yusuf Ziya Gümüşel sağlık sorunları sebebiyle SERBEST!
Kaya Çilingiroğlu: “Fatih Terim hakkında o kadar suçlama varken Yunanistan’a kaçtı, Belirli bir zaman sonra geri döndü ve hiç kimse bir şey yapmadı. Fatih Terim’in yerinde bir başkası olsaydı şu an cezaevinde olurdu. Bir de bu adamı TFF başkanı yapmaya çalışıyorlar. Sicili bu kadar bozuk birisinin TFF başkanı olması kabul edilemez.”
Dün butlana da Özgür Özel'e de mesafeli durduğunu, CHP'den yana olduğunu söyleyen bir milletvekili ile görüştüm.
CHP'li belediye başkanlarını eleştirirken "Silivri Belediye Başkanı babasına villa almış, bunun nesini savunayım?" dedi.
Merak ettim yanından çıkınca araştırdım; Silivri Belediye Başkanı babasını 12 yaşındayken kaybetmiş!
Demem o ki;
Bir iktidarın algı yapmak için yaydığı yalanlar var, bir de ona körü körüne inanmak isteyen utangaç butlancılar var!
📍Özgür Özel ilk defa “tutuklanabilirim” dedi ve kendisine yapılan şantajı ifşa etti:
“— CHP Grup Başkanı olarak otur yerinde, atanmış genel başkan KK’ya karışma, dokunulmazlığın kalkmasın diyorlar!
— Benim özgürlüğümle, bu ülkenin geleceğini takas etme teklifinde bulunuyorlar!
— Bir Özgür gider, bin Özgür gelir! Hiçbirinden korkmuyorum!
— O kadar haklıyız, o kadar güçlüyüz ki birimiz bir adım öne çıkar; bu hareketin yeni lideri olur ve bu işi başarırız!..”
Özgür Özel kararılı. Özgür Özel cesur. Bu süreç, Özgür Özel’den yeni bir lider çıkarttı.
Yürü be adam!
Sonuna kadar seninleyiz!
Erdoğan geçen sene para bulmak için Körfez turuna çıktığında, BAE Emiri "nakit borç vermeyiz ama şirket satın alma yaparız. Siz de dövizi kullanırsınız" demişti.
BAE heyeti ile yapılan görüşmelerde, Araplar banka satın almak istediklerini iletmişler ve İş Bankası ve Yapı Kredi ile ilgilendiklerini söylemişler.
İş Bankası mâlum sebepler (sahiplik) nedeni ile olmayınca, ibre YKB'na dönmüştü.
Erdoğan, bankayı satması için Koç Grubuna çok baskı yapınca, grup da Araplar ile mecburen masaya oturdu. Bankanın piyasa değeri (bağımsız kuruluşlar ve borsa değerleri üzerinden) 8.5 milyar Dolar hesaplandı ve Koç Grubunun %61 hissesi karşılığında 5.5 milyar Dolar teklif edildi.
Fakat Koç Grubu (bankayı satmak istemediği için) 14 milyar Dolar değer üzerinden %61 hissesi için 8.5 milyar Dolar istedi.
Görüşmeler tıkandı ve sonuca varılamadı.
Birkaç ay önce, dünyanın en büyük fonu olan Blackrock fonunun yöneticileri Türkiye'ye davet edildi ve şirket satın almaları istendi (tabi ABD Yönetiminin yönlendirmesi ile).
Blackrock CEO'su, yayılan haberlere göre, Tüpraş, T. İş Bankası, Aselsan ve bir-iki savunma sanayi şirketini istemiş.
Aselsan falan tamam da, Tüpraş ve İş Bankası için biraz zaman verin cevabı verilmiş.
CHP'deki Butlan gelişmesinin biraz erkene çekilmesinin sebeplerinden birinin CHP'nin İş Bankası'ndaki hisselerinin (ve tabii ki İş Bankası Sandığı hisselerinin) Hazine'ye devredilmesi ile ilgili olduğu söyleniyor.
Bu arada Tüpraş ve Yapı Kredi Bankası için Koç Grubu sıkıştırılıyor.
Rahmi Bey'in konuşması üzerinden başlatılan algı operasyonu, Koç Grubuna yönelik saldırılar ile devam edecektir. Ta ki, Tüpraş ve YKB elden çıkarılana kadar.
Tabi bu işler normal parlamenter sistemlerde olamayacağı için, göstermelik demokrasicilik oyunumuza da bir süre ara vermemiz gerekecek.
Son söz: Bütün bunlar iktidarın niyeti ile ilgili. Durumun nasıl sonuçlanacağı ise karşılarındaki kitlenin vereceği mücadele ile belirlenecektir.
Alıntı