being a full grown adult with fandom interests and art as a hobby is rough because all i wanna do is draw but i have one billion real world responsibilities + low energy from it all so i often end up going entire months without drawing or even posting
Sanırım siz oyun sektörü denilince 3-5 göbekli sakallı adam oyun yapıyor, biz de onları oynuyoruz zannediyorsunuz. Ancak şu anda oyun sektörü, eğlence sektörleri içerisindeki en büyük sektör (dizi, film, müzik endüstrisinin toplam değerinden bile büyük).
Haliyle bu kadar büyük bir sektörde bahsettiğiniz yaş sınırlaması gibi basit düzenlemelerin yıllardır yürürlükte olduğunu tahmin edebilirsiniz.
Yine aynı şekilde ebeveyn kontrol araçları da bu platformlarda mevcut durumda.
SMS atmak gibi lokal çözümlerin teknik anlamda mantığı yok. Çünkü çok daha basit çözümler halihazırda var.
* "Oyun yazılımcıları dernek başkanı ben ve bir grup milletvekiline “Oyun çocukları en fazla asosyal ve içine kapanık olur” dedi. Ben de o çocuklar sonra felakete yol açıyor dedim” sustu."
Susmasının sebebi bu açıklamayı trajik bulmasıdır diye düşünüyorum. Zira farklı şekillerde yapılan bir ton bilimsel araştırma, bireylerin şiddete yönelmesiyle oyunların bir alakası olmadığını kanıtlandı. 100 milyonlarca insanın dünya genelinde oynadığı bir şeyden bahsediyoruz. Sizse o insanlar arasından biri vahşice bir şey yaptığında suçu oyuna atıyorsunuz. Bu aynı marka peynir yiyen 1 milyon kişiden biri vahşi davranış gösterince suçu peynir üreticisine atmak gibi garip bir şey.
Bu mantığına göre dünya tarinin en kanlı dönemi olan 2. Dünya Savaşı da oyunlar yüzünden gaza gelinip yapılmış olabilir. Ancak mevzunun politik olduğu aşikar. Ben şimdi çıkıp "politik kişiler insanları şiddete yöneltiyor" desem kulağa nasıl gelir? Bu örneği çoğaltabiliriz. "Arka Sokaklar izleyenler şiddete yöneliyor", "Fenerbahçe maçı izleyenler şiddete yöneliyor" "Meclis konuşması izleyenler şiddete yöneliyor" "Tiktok'ta 1 saat üstü takılanlar şiddete yöneliyor" bakın böyle sabaha kadar bir sürü uydurma örnekleme yaparım.
Oyun dediğiniz şey derya deniz, tıpkı filmler ve dizilerde olduğu gibi daha ağır dram konularını işleyen yapımlar var, daha çocuk dostu olan yapımlar var. Ve yaş etiketleriyle tıpkı film ve diziler gibi bunların sınırları çizilmiş durumda. Sizse burada bir genelleme yapıp tüm oyunlar kötüdüre getiriyorsunuz işi. Maalesef bu durum kulağa komik geliyor.
Eminim ki bugüne kadar başardıklarınızla olsun, bilgi birikiminizle olsun benim fersah fersah ötemde birisinizdir. Fakat üzülerek söylüyorum yazdıklarınızla oyun sektörüyle alakalı 5 yaşındaki bir çocuk kadar bilginiz olmadığı izlenimini ediniyorum.
Söylemlerinize itiraz edenlere de "oyun lobisi" falan gibi garip yakıştırmalar da bulunuyorsunuz. Düz birer insanız hepimiz. Maalesef lobi yapacak bir gücümüz yok. Bizim gücümüz ortak bir kültürü paylaşmamız. Ve bu kültürü yasaklamak isteyenlere karşı birlikte ses çıkarmamız.
Kısaca özetlemek gerekirse şöyle hayal edin: Tüm filmleri yasaklamak istiyormuş gibi hayal edin kendinizi. Çocukların hiçbiri çocuk filmi dahil hiçbir filmi, diziyi izleyemeyecekmiş gibi hayal edin. Yapmaya çalıştığınız şey bu.
Bunu yaparsanız Türkiye'nin çok büyük potansiyel gösterdiği bir üretim alanını elinden almış olacaksınız. Oyun sektörü sadece vakit geçirdiğimiz bir alan değil, milyar dolarlık bir sektör haline geldi. Ve her geçen gün güçlenmeye devam ediyor. Dünyada belki de en önde koşabileceğimiz nadir alanlardan biri oyun sektörü. O kadar ciddi bir üretim hacmi var. Potansiyeli var. Siz farkında olarak ya da olmadan burada da bizi dünyanın gerisine itmeye çalışıyorsunuz.
Oyun dışında kalan kısmında bahsettiğiniz şeylerin bir kısmı zaten bizim de yıllardır söylediğimiz şeyler. Çocuklara alan açmak, aileleri dijital dünya hakkında eğitmek, bunlara kimsenin bir itirazı yok. Aksine defalarca kez söylendi bu konu. Çünkü özellikle yaşça büyükler anlamadıkları şeylerden korkuyorlar. Halbuki gerekli bilgilendirmeyle aslında bu işin hiç de sanıldığı gibi olmadığını çok daha iyi anlayacaklar.
Eğtim amaçlı kullanılan oyunlarla tanışacaklar, çocuk gelişimine her yaşta katkı sağlayabilecek, analitik yeteneği arttıracak yapımları bilecekler. Tüm dünyanın bu oyunları nasıl kullandığını görecekler. Bizim de istediğimiz bu, bilimin ışığında ailelere bu konuyla ilgili eğitimler verilmesi.
Çocukları korumanın yolu onları tüm dünyadaki yaşıtlarının faydalandığı bir şeyden alıkoymak değil. Onları nasıl doğru kullanabileceklerini eğitim yolulya gösterebilmek.
What's really sad is because they're so hard to track population wise, scientists didn't even know they were going extinct until recently and now they're almost all gone.
Türkiye'de yıllık izin 14 gün ve ilk yıl izin yok.
Bu, dünyanın en az izinlerinden biri. Bu kadar düşük sayıda izin rekabet ettiğimiz ülkelerde bile yok.
Tuhafıma giden, bunun siyasetin konusu haline gelmemesi. Ne böyle bir talep var, ne de muhalif partiler bunu dile getiriyor...
Böyle olunca zaten iktidarın da kendiliğinden bunu getirmesi mümkün değil.
Özel sektörde maaşlı çalışanların bu ülkedeki konumu araştırmalara konu olmalı.
Hem üretim ve verimliliğin yükünü çekecek hem de bu kadar hakları kısıtlanmış bir sınıfın taleplerini yüksek sesle dile getirmemesinin nedenleri enteresan olmalı.
Three things they want to distract us from:
1. A massive global pedophile, child sex-trafficking ring
2. The rabid slaughtering of an entire population trapped by their oppressors
3. The greatest transfer of public money to the wealthy we have ever seen
Stay focused
Kadin doguma ne sikayetle gidersek gidelim bizlere verilen dogum kontrol haplari bir numaralı kanserojenlerdenmiş. Bunun ne kadar korkunc olduğunun farkında miyiz? Saglikta bile bakın SAĞLIK SEKTÖRÜ BILE tamamen erkek sağlığı üzerine. Ve hala feminizim gereksiz diyenler var komik
Erkekler bizimle eşit olmak istemiyor, erkekler bizim sorunlarımız çözülsün de istemiyor. Erkekler onların düzenini bozmayacak kadar özgür olalım istiyor. Sokakta, evde, işte. Bu mücadeleye omuz atmamaları işte bu yüzden.
They removed CD/DVD drives from devices.
They made physical media harder to buy and use.
They removed expandable storage from phones.
They pushed us into streaming subscriptions.
They made always-online normal.
They made unlimited internet necessary.
Then slowly raised the price of everything.
Ownership quietly became renting.
Ya biri de çıksın şunlardan birini desin:
Oyunlar dil öğretiyor desin.
Oyunlar refleks kazandırıyor, problem çözmeyi geliştiriyor desin.
Oyunlar odak süresini artırabiliyor desin.
Oyunlar en önemlisi insanları eğlendiriyor desin.
Stresi azaltıyor desin.
Zor bir günün sonunda nefes alma alanı sağlıyor desin.
Oyunlar yeni arkadaşlıklar kurduruyor desin.
Farklı ülkelerden insanları aynı takımda buluşturuyor desin.
Birlikte kazanmayı, kaybetmeyi, strateji kurmayı öğretiyor desin.
Oyunlar bu devirde yapılabilecek
en erişilebilir, en kontrollü, en güvenli aktivitelerden biri desin.
Genellikle evdesin. Kimseye zarar vermiyorsun. Bir hikaye deneyimliyorsun, bir dünyaya giriyorsun, rekabet ediyorsun, öğreniyorsun.
Ama nedense hep aynı şey...
Olumlu taraflar görünmez.
Olumsuz ihtimaller manşet olur.
Bir araç üzerinden bütün bir kültürü yargılamak ne kadar kolay.
Kitap zararlı olabilir mi? Olabilir.
Diziler zararlı olabilir mi? Olabilir.
Spor bile zararlı olabilir.
Ama kimse bütünü yasaklamayı konuşmaz.
Oyun söz konusu olunca refleks değişiyor.
Bu bir kaygı değil artık. Bu, anlamadığını tehdit olarak gören bir bakış açısı.
Her sektörün olduğu gibi oyunlarında eleştirilecek yönleri var. Ama bu 0 oyun bilgisiyle size düşmüyor.
Bütün resmi görmezden gelip tek cümlelik yaftalar yapıştırmak, eleştiri değil kötülüktür. #oyunbirkültürdür
Halkın uyanması için daha ne olması gerekiyor bilmiyorum ama sizce de vites büyütmediler mi?
- lgbt övücü söyleme 1-3 yıl hapis
- devlet okullarında ramazan etkinlikleri
- sosyal medyaya kimlik ile giriş
- domuz etli dizi senaryoları
- yurtdışı alışverişi kapama
- sevri yeniden tetikleyebilecek kanal istanbul onayı
- köprü gelirlerini özelleştirme
- konser iptalleri
- dijital oyunlara denetim hazırlığı.
Bunların hepsi son 30 günde oldu.