📢📢📢 Yarın kadınlar için önemli bir dava var!
#MesutSüre'nin, kendisiyle ilgili taciz iddialarını paylaşan #TuluğÖzlü'ye açtığı iftira davası
Tuluğ Özlü'ye göre, bu "nadir bir fırsat"
Çünkü böylece kadınların yaşadığı deneyimler mahkemede kayıt altına alınacak
Özlü'nün taciz iddialarını paylaştığı 26 kadının çoğu davada tanıklık etmeye hazır
Özlü "mücadele yeni başlıyor" diyor
İlk duruşma 3 Haziran'da saat 11.00'de Çağlayan Adliyesi'nde
Kadıköyde queer friendly olan, kadınların güvende hissettiği sendikaların etkinlik düzenlediği mekanlara giremeyecek tabii ki. Zaten olay sadece o kadının o cesareti gösterip kovması değil, mekan da direkt faile servis yapmayacağını belirtiyor. Güvenli alanlarını işgal ettirmeyen politik bir kitle var ve bu gibi olaylarla cesaret bulup güvenli alanlarını daha da güvenli yapacaklar. Dünki olayda verilecek tek tepki helal olsun demek. Helal olsun kendi alanlarını faillere kaptırmayan kadınlara.
@miselleniyus Bu deneyimler sandığın kadar ayrı değiller kişisel ilişkilerin bu şekilde politikanın ta kendisiymiş gibi görülmesi ve onlara olmaması gereken şekillerde ahlaki üstünlük yüklenmesini de zaten saçma buluyorum o işin de bi ayarı var asıl ezenler için var olması gereken bi şey
@miselleniyus Bir grup kadının dayanışma ve mücadelesini daha "saf" olarak görmek ve erkeklerle alakalı diyerek kadınları hayatından dışlamaya çalışmak sonuç olarak politik olarak yalnızlaşmak mantıklı değil kişisel zeminde deneyimler önemli olabilir ama
@miselleniyus İkisi farklı tecrübeler ve insan aynı tecrübeyi yaşayan birini arıyabilir tabii ama bunu kültürel miras veya politik alanlar gibi bi zemine yatırmak bu iki topluluğun ayrı var olması gerektiği fikrini normalleştiriyor bence yalnızlaştırıcı düşünceler bunlar
@miselleniyus Bahsettiğin kültürel miras biseksüel kadınlarınkinden tamamen ayrı "saf" bir şey değil ki biseksüellik yaygın bi tanım olmadan önce lezbiyenlik şemsiye bi tanım gibi kullanılıyodu ve bu topluluklar iç içeydi zaten d*** da her türlü kadınlarla ilişki kuran kadına söyleniyordu +
@riverdelon Ayşe Barım olayıyla bağlantılı düşünürsek (Gezi konusunda üstlerine gidilmesinden dolayı) itibarsızlaştırma ve insanların politik tutumlar için örnek alacağı grup olmalarını engelleme olabilir
Türkiye’nin fındık başkenti Giresun’da ilin %85’inin maden sahası ilan edilmesi ve 8 ayrı alanın altın-gümüş madenciliğine açılması sonrası çevre dernekleri “Acil Çağrı” yayımladı.
Espressolab, muhaliflere yönelik yargı tacizinden geri adım atmıyor.
Boykot çağrısı nedeniyle tarafıma açılan tazminat davası mahkeme tarafından reddedildi ancak Espressolab’in istediği “özür tweetini” atmayı kabul etmediğim için savcı ceza davası açacak.
Bir toplumsal muhalefet hareketi olarak başlayan boykot çağrıları CHP tarafından sonlandırılsa da muhalifler dik duruşlarının bedelini ödemeye devam ediyor. Espressolab’in yargı tacizine boyun eğmeyeceğiz.
BASINA VE KAMUOYUNA;
Herkese Merhabalar
Ben Dr Larin Kayataş.Türkiyenin ilk açık kimlikli trans kadın doktoruyum. Sağlık Bakanlığı tarafından “mahkeme kararına” rağmen 2.defa devlet memuriyetinden men edilip,kamudaki doktorluk görevime son verildi.Bununla da yetinilmedi,hemen ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına hakkımda suç duyurusunda bulunuldu,adıma ceza davası açıldı ve bugün hapis istemiyle yargılanıyorum.
Yalnızca doktorluk mesleğim değil;özgürlüğüm,geleceğim,varlığım kısaca hayatımın bütünü hedef alındı.
4 yıl Vehbi Dinçerler Fen Lisesi, 6 yıl Çapa Tıp Fakültesi olmak üzere en az 10 yıllık çok ciddi bir emekle elde ettiğim doktorluğumun kamudaki görevine tek taraflı ve hukuksuz biçimde son verildi.
Ben bir trans kadın,bir doktor ve bir insan olarak bütün bunlar karşısında çok öfkeliyim! Çünkü burada yalnızca bir idari işlemden söz etmiyoruz.Burada çalışma hakkının gaspı,sistematik dışlama,kurumsal cezalandırma ve insanlık onurunu zedeleyen çok ağır bir süreç söz konusu. Bunun adı açıkça zulüm!
Üstelik yaşadığım süreç yalnızca idari yaptırımlarla sınırlı kalmadı,Sağlık Bakanlığı tarafından atanan bir müfettiş ile hakkımda 10 ay boyunca eklerle birlikte 924 sayfa rapor hazırlandı. Kişisel verilerime erişilmeye çalışıldı.Çalıştığım kurumda çok sayıda sağlık personeliyle benim hakkımda görüşmeler yapıldı.Etek boyuma dair ifadeler rapora geçirildi.Özel hayatım ciddi bir mesai harcanarak incelendi ve bütün bunların ardından ceza süreci başlatıldı.Bana yönelik bu yaklaşım:sistematik,ısrarlı ve ağır sonuçlar doğuran bir dışlama,yıldırma pratiğine dönüşmüş durumda.
Sağlık Bakanlığının görevi bir doktorun özel hayatını ciddi bir mesai harcayarak incelemek değil,bu ülkenin sağlık politikalarını geliştirmektir.
Bu mesele yalnızca beni ilgilendirmiyor,bu mesele başta translar olmak üzere tüm Lgbti+ları,bu ülkenin doktorlarını,kadınlarını ve hak ihlaline uğrayan herkesi ilgilendiriyor.
Bu açıklamayı yalnızca yaşadıklarımı anlatmak için değil,gerçeği görünür kılmak için yapıyorum. Kamuoyunun bu hukuksuzluğu bilmesini,buna sessiz kalmamasını ve dayanışmayı büyütmesini istiyorum.Çünkü bana yapılanların normalleşmesini kabul etmiyorum.Çünkü bu ülkede bir hekimin,bir trans kadının ve bir insanın hayatı bu kadar kolay hedef alınmamalıdır.Önümüzdeki günlerde bu süreç nedeniyle uğradığım hak kayıpları ve işsiz bırakılmam karşısında maddi desteği de içeren bir dayanışma kampanyası başlatacağım.Bu hukuksuzluk karşısında sesini,dayanışmasını ve imkanı olanlar için maddi desteğini esirgemeyen herkese şimdiden teşekkür ederim.
Saygılarımla
Dr Larin Kayataş
#drlarinkayataş #standwithdrlarinkayatas
If we want “good people” to seek power and remain in it, then the pathway to power itself has to be structured in a way that does not demand they abandon what makes them “good” in the first place. Many such “good” people do not avoid leadership because they lack ambition or conviction; they avoid it because the process often requires compromise, aggression, or moral flexibility just to get in the room, and even more to stay there.
When systems reward manipulation over integrity, thoughtful people step back because they don’t want to become something else to survive inside that system. So the issue is not simply that good people don’t want power. It’s that the cost of acquiring and holding it often feels like a trade-off against their values.
If we want better leaders, the incentives, norms, and processes around power have to make character sustainable, not punish it.
@richardsiken Thank you, I haven't read this one by O'Hara before. I actually meant I can write about other things (I did in fact write about my day recently, probably not as good as O'Hara) but I don't do that either when I have love so it's harder to understand why love kills inspiration
Would Richard Siken like to explain why I cannot write when I'm with somebody? Not about love, not about anything else and when I write it's not all about yearning so I am not sure what this means... I never had a muse
Ekrem İmamoğlu'nun avukatı:
"Geçen perşembe eski hakim duruşma yaptı, sizi buraya getiren aracın yazısını bile eski hakim yazdı, ne oldu da bugün siz çıktınız? Bu doğal hakim ilkesine aykırıdır.
Doğal yargıç ilkesi nedir? Sizi yargılayacak hakimi biliyor olmanızdır. Bizim müvekkilimiz bunu bilemiyor, her celse değişiklik yapılıyor."