Dizinin en iyi dostluğu Haticeyle Hürremdi.Sadece Haticenin Hürreme büyü yapıp delirtmesini,iki sene kör kuyularda ekmek suyla beslemesini, Hürremin Haticenin kocasını kendi kocasına boğdurtmasını,Haticeyi bayıltana kadar dövmesini hesaba katmayalım lütfen
Haluk Bilginer, babasının yasının üç ay sonra bir mutfakta geldiğini anlattı:
🔹 “Babam vefat ettiğinde sahneye çıkmam gerekiyordu.”
🔹 “Çıktım, oynadım.”
🔹 “Cenazede de ağlamadım.”
🔹 “İnsanlar belki duygusuz olduğumu düşündü.”
🔹 “Üç ay sonra Londra’da mutfakta domates kesiyordum.”
🔹 “Bıçak domatese girdiği an hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladım.”
🔹 “Mutfakta yere çöktüm, dakikalarca ağladım.”
🔹 “O zaman anladım; yas öyle ‘şimdi’ olan bir şey değil.”
🔹 “Yas bir sızıntıdır.”
🔹 “Nereden, ne zaman sızacağı belli olmaz.”
🔹 “Babamın ölümü beni üç ay sonra o mutfakta yakaladı.”
(2023, Ahmet Mümtaz Taylan)
Kahramanmaraş’ta yaşanan vahim olay sonrasında milyonlar çocuklarının yediklerini, içtiklerini, izlediklerini sorgularken, Milli Eğitim Bakanlığı ise yas sebebiyle okullardaki 23 Nisan etkinliklerini iptal etmişti. Fakat arka planda sinsice iş tutan Ülker firmasının, Aralık ayında aracılar vasıtasıyla özel olarak görüşüp yaptığı anlaşma sonrasında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından sessizce 23 Nisan etkinlikleri düzenlendi.
Yapılan etkinliklerde ise çocuklara mevzuat gereği dağıtılmasını bırakın, reklamı, özendirici tanıtımı ve okullarda satışı bile mümkün olmayan abur cuburlar dağıtıldı. “Mutluluk dükkanı” adını verdikleri uydurma bir yerde çocuklara sertifika verirken, yanında da o yaş grubu için tüketimi tavsiye edilmeyen ürünler devlet eliyle dağıtılmış oldu! Milli Eğitim Bakanlığı’nın göz yumduğu değil, bizzat dağıtımına aracılık ettiği bu kutulardan ise bol şekerli, palm yağlı, katkı maddeleri ve içeriği beyan edilmeyen aroma vericilerle dolu abur cuburlar çıktı.
Türkiye’de milyonların bilinçlenmesinden rahatsız olan firmanın, marketlerde eskisi gibi satamadığı çikolata, kek ve gofretlerle – sözde sağlıklı diye çıkarttığı fakat içeriğindeki tatlandırıcılar sebebiyle kimsenin yüzüne bile bakmadığı barları çocuklara dağıtıp stok eritmeye çalıştığı anlaşıldı.
Dahası bu dağıtımların velilerin haberdar bile olmadığı, çocukların alerjen ve hassasiyetleri bile sorgulanmadan ellerine tutuşturdukları, izin bile almadan yapıldığı anlaşıldı. Şimdi bir kez daha soruyoruz: Çocuklara bu dağıtımları hangi hakla, hangi cüretle ve hangi mevzuata dayanarak yaptınız?
@tcmeb