Mühendis kimliğiyle işe koyulan, Şehir Hatları’nda kadın istihdamını %295 artıran, ilk kadın genel müdür olarak fark yaratan, 30 yıllık AKP kalesi Üsküdar’ı tarihî bir zaferle kazanan bir lider.
İstanbul’un en başarılı belediye başkanlarından birini daha tutukladılar.
Suçu Haliç Tersanesinin özelleştirilip AVM yapılmasına engel olmak.
Suçu Üsküdar’ı gerici erkeklerden kurtarıp tarikatların musluğunu kesmek!
Suçu AKP’ye geçecek kadar kendini küçültecek bir suç işlememiş olmak!
Dün tutuklanan sadece Sinem Dedetaş değil.
Asıl tutuklanan onlarca farklı belediyede olduğu gibi “bu belediyeyi bu kadın yönetsin” diyerek oy veren bizlerin seçme hakkıdır!
Tekrar tekrar hatırlatmak gerekiyor. CHP'li belediyelere yapılan operasyonların ana nedeni yerel seçimde ortaya çıkan bu haritanın genel seçimde de ortaya çıkmasını engellemektir.
Üsküdar Belediyesine yapılan operasyon siyasidir.
Hukuki değildir.
Belediyelerimize uygulanan hukuk ne ise aynı hukuk Akp belediyelere uygulansın.
AKPli belediyelere uygulanan hukuk neyse aynı hukuk belediyelerimize uygulansın.
CMK hükümleri uyarınca ifadeye çağrıldığında gelecek olan belediye başkanımıza şafak operasyonu ile gözaltına alınması da hukuka aykırıdır,tam kanunsuzluk halidir.
— Hikayeyi şöyle özetleyelim: Sinem Dedetaş’ın adaylık süreci ve başkan olduktan sonraki ilk icraatlerinin, belediyedeki rüşvet ve irtikapla mücadele üzerine olduğunu herkes bilir
Asıl mesele İmamoğlu'na verdiği destek. Bunu açıkça yazamadıkları için de "Rüşvet ve irtikap" yazıyorlar.
Asıl ilerleyecekleri nokta "örgüt" iddiası. "Örgüt" dedikleri CHP içinde değişim isteyen insanlar.
Bir de AKP'nin kalesini ellerinden aldı ya, geçmedi acısı.
AKP önce şu soruya cevap versin: Üsküdar Belediyesi’nde 1,3 milyar TL borç nasıl yapıldı?
Tarihin en büyük siyasi intikamlarından biri, hayır muhatabı Ekrem İmamoğlu ya da CHP değil, muhatabı Erdoğan’ı seçmeyen halk. Halktan intikam alınıyor
Sinem Dedetaş çok sembolik bir isim. Hem Üsküdar'ı aldı, hem kadın, hem sosyal demokrat. Akepe güruhunun uykularını kaçıranlardan biriydi. Bir kulp takıp onu da el çektirecekler ve buna hiç bir Akepeli ses çıkarmayacak. Ama bu devran dönemeyecek mi sanılıyor?
Ekrem İmamoğlu: “Saat 07.20’de koğuştan alındım ve 07.30’da cezaevinden çıkarıldım;
• 60 kilometre yol gittikten sonra araç durdu. Kaput açılıp kontrol edildi, daha sonra araç geri dönmeye başladı.
• Aracın arıza yaptığı ve bu nedenle geri dönüldüğü söylendi.
• Ben de ‘Bir dakika, ne yapıyorsunuz? Arıza yaptıysa neden geri dönüyoruz? Arızalı bir araçla geri dönmek nasıl bir çözüm olabilir?’ dedim.
• Aracın gerçekten arızalı olduğuna inanmadığımı söyledim. ‘Bu yapılan yanlışa ne Türk askerini ne de şoförü alet etmeyin’ dedim.
• Bunun ayıp, yazık ve günah olduğunu söyledim. İtiraz ettim, sesimi yükselttim. Daha sonra kapıyı kapattılar ve beni tekrar araca bindirerek cezaevine geri götürdüler.
• Bir başsavcının egosu zedelenecek diye, bir başsavcının adil yargılanmamı engellemeye yönelik tutumu nedeniyle gece yarısı ya da sabah saatlerinde bir talimat verilmiş ve benim duruşma salonuna gelmemem için bir tezgâh kurulmuştur.
• Bu tezgâh işletilmiş ve ben ciddi anlamda psikolojik işkenceye maruz bırakılmış durumdayım.
• Bu ilk değildir, son da olmayacaktır. Bugün yaşanan tarihi bir zulümdür, işkencedir. Bu işkenceye sebep olanlar hakkında işlem yapılmasını mahkemenizden talep ediyorum.
• Canlı canlı işkenceye tabi tutuluyorum. Ayrıca bana yalan söylendi. Araç arızası denilerek bu ülkenin askeri ve komutanları bir başsavcının talimatına alet edildi.
Bu memleketi, bir avuç insanın ��ıkar hesaplarına teslim etmeyeceğiz.
Yarın Ankara İl Başkanlığımızın önünde bir arada, omuz omuzayız.
Herkesi bayramlaşmaya bekliyoruz.
Cumartesi | 14.00
Ankara İl Başkanlığımız
Kızılay / Milli Müdafa Caddesi
Milletini sevmeyen, ayrıştıran nefret ve öfke duyguları taşıyan zihniyetlerden uzak; bir ve beraber 86 milyon yurttaşımızın sevgi dolu yüreklerinin umutla çok güzel geleceği yakalamasına vesile olacak bir bayram diliyorum.
Kurban Bayramımız Mübarek Olsun!
Bugün Kemal Kılıçdaroğlu tartışılıyor ise makarayı geriye sarmak ve şu 10 vakada “neden” sorusunu sormak gerekiyor:
1-) Deniz Baykal’ın evine kamera yerleştirenlerin kim olduğunun istikrarla sorgulanmaması ve bu organizasyonun üzerine gidilmemesi,
2-) 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce parti tabanı Yılmaz Büyükerşen’in adaylığına hazırlanırken aniden kimsenin tanımadığı Ekmeleddin İhsanoğlu’nun aday gösterilmesi,
3-) Haziran 2015’te AKP ilk kez yasama çoğunluğunu kaybettiğinde hükûmeti kurma görevini üstlenmek için bastırmak yerine 45 gün boyunca ("istikşafi görüşme" kisvesi ardında) bekleyip Kasım seçiminin önünün açılması,
4-) Hükûmet, Nisan 2016’da dokunulmazlıkları kaldıran geçici 20’nci maddeyi gündeme getirdiğinde “Anayasa’ya aykırı ama evet diyeceğiz” denerek hükûmetin planına destek verilmesi,
5-) Temmuz 2016'da darbe girişimi sonrasında “Yenikapı çizgisi”ne nüanssız ve koşulsuz biçimde dahil olunması,
6-) Nisan 2017 referandumundan sonra “mühürsüz oylar” skandalı patladığında kitlelerin pasifize edilmesi ve sonucun hızla kabullenilmesi,
7-) Haziran 2018’de Muharrem İnce’nin itibarsızlaştırılıp yalnız bırakılması ve seçim güvenliği tartışmalarının sineye çekilmesi,
8-) 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce kamuoyu yoklamalarında Ekrem İmamoğlu veya Mansur Yavaş öndeyken bu isimlerin aday yapılmaması,
9-) 2023 TBMM seçimlerinde seçilecek yerlerden eski AKP kadrolarına (Deva, Gelecek, DP) kontenjan açılması,
10-) Parti tabanının bir kısmının ideolojik geri çekilme ve özür siyaseti olarak algıladığı “helalleşme” söyleminin belirleyici hat hâline gelmesi (tek parti dönemine dönük tüm yalanların kabullenilmesi, Menderesçilik vb.) ve tarihsel bağlarla tamamen kopulması...
Sana yemin olsun.
Bugüne kadar ne mücadele verdiysem, daha fazlasını senin için yapacağım.
Öyle Twitter’da falan değil sokaksa sokak, meydansa meydan !
@eczozgurozel
Canım oğlum, canım başkanım Özgür Özel, mitinglerde cumhuriyeti kurtarmanın kolay olmayacağını kaç kez söyledi. Tarih onu ve yol arkadaşlarını Mustafa Kemal'in, Kuvacıların yanına yazdı, kolay olmayacak, başaracağız!