İş aslında yine birazda İbni Halduna çıkıyor bu milletin asabiyesini bozmaktır bunu başarırsanız bu devleti kolayca yıkabilirsiniz,İbni Haldunun ne kadar büyük bir adam olduğuda pek bilinmez...
2000'lerden itibaren ısrarla dizilerdeki kadın/erkek isimlerinin kasten seçilmiş İbrani isimleri olduğunu söylüyordu. Ve sonuçlarını görüyoruz
Çokça yaygınlaşan tuhaf isimler iki şeye delalettir:
1️⃣ İsimlerin İbranileştirilmesine
2️⃣ Anatolialaştırmaya. Hani yani, Roma vol.2'ye
Hocamızın önceki yazılarını okudum samimi buldum,aslında hepimiz şu haklı bu haklı kavgasındayız müslüman kendini ilgilendirmeyen işlerden uzak durur burda herkes pekte anlamadığı konuda birbirinin kalbini kırıyor.Allah tüm müslümanlardan razı olsun 🙏
Bu konudaki son yazım. Burada yazılanlar tamamen sevgili takipçilerime dönük birer uyarıdır. Benim açımdan da mesuliyetten kurtulma çabasıdır. Ve aslında yıllardır yazdıklarımın bir tekrarıdır. Bugüne kadar olduğu gibi belli bir kişiyi hedef almamaktadır. Kişiler gelir geçer. Bunlar genel prensiplerdir.
Bismillahirrahmanirrahim.
Kimi, nasıl dinleyelim?
Birini takip ederken nelere dikkat edelim?
1. Konuşanın hangi yeterlilikle konuştuğuna dikkat edin
Allah herkesi farklı bir kabiliyetle, farklı bir iş için yaratmıştır. Kimini bir alanda kimini başka bir alanda sevk etmiştir. Bu durumda toplumsal hayatı kolaylaştıran nice hikmetler vardır. Buna göre kullandığı buzdolabı bozulunca onu motor ustasına götürmeyen bir kişi, bu tutarlılığını hayatının tümünde sergilemelidir. Aksi halde onu büyük bir kargaşa beklemektedir. Bu sebeple kimin hangi konuda, hangi uzmanlıkla konuştuğuna dikkat edilmelidir.
2. Dini ilimleri bilmemek her konuda cahil olmak demek değildir
Günümüzde bazı insanların bir kompleksi vardır: Tefsir, fıkıh, hadis gibi temel İslâmî ilimleri bilmiyorsa cehalet vehminden kendini kurtaramaz. Bakarsınız, halbuki kendi işine yıllarını vermiş ve önemli bir seviyeye gelmiştir. Ancak içinde kalan "âlim" payesini bir türlü edinememiştir. Oysa kendisi de kendi işinin âlimidir. Kendilerini bu anlamda eksik hissedenler konuya bir de buradan bakmayı denemelidir. Daha tehlikelisi, insanların dini duygularını sömürmek isteyenler de bunu bilir ve ucundan kenarından bu ilimleri öğrenmeye çalışır. Böylece insanlarda "farklı bir âlim" havası uyandırmak ister. Bunlara dikkat edilmelidir.
3. Vasatlığa talip olunmamalıdır
Müslüman vasatlığa (sıradanlık anlamında kullanıyorum) talip olmamalıdır. Uzmanlığa, bir işi en yüksek kalitede yapmaya talip olmalıdır. Biraz ondan biraz bundan bilmek marifet değildir. "Yarım hoca dinden, yarım doktor candan eder." sözü, büyük acı tecrübelerin sonucunda söylenmiştir. Bugün mesela tıp alanında dünyada çığır açmak mı yoksa günübirlik işlerle, bir sıradanlık içinde gelip geçmek mi Müslümana yakışır? Tabiki çığır açmak, alanının en iyisi olmak. Ancak bir alanda çığır açabilmek, o alana yüksek bir vukufiyet gerektirir. İnsan bunun peşinde koşmalıdır. Bu demek değildir ki kişi yalnızca bir noktada sabit kalsın, at gözlüğü taksın ve alanından başka hiçbir şey bilmesin. Gerektiği ölçüde elbette farklı ilimlerden de faydalanabilir. Tabi ki iki kitap okuyarak "Onu da bilirim bunu da bilirim." demediği sürece.
4. "Âlim nedir?" iyi anlaşılmalıdır
Bazen ağzı iyi laf yapanlar için mesela, "E adam Kur'an biliyor, hadis biliyor, Arapça biliyor (genelde bu maddelerin hepsi şüpheli olur) neden fıkıh konuşmasın?" denebiliyor. En anlaşılır şekilde açıklamaya çalışırsam; Türkçe bilen, edebiyat ya da tarih bilen birinin bunlara dayanarak hukuk da konuşması gibi bir şeydir bu. Her ilmin kavramları, derinliği farklıdır. Bu ilimlerde "âlim" olmak, son sözü söyleyebilmek üzgünüm ama gerçekten yıllar ister. Ve böyle konuşanlar ekseriyetle hayatlarında bir kez bile gerçek âlim görmemiş kimselerdir.
5. Kitleyi ulemâya düşman etmek bir "koparma" çabasıdır
Biri eğer dini bir konuda konuşurken sürekli alttan alta ulemâyı taşlıyorsa, üzerine bir de onların karşısında kendisini vicdanlı, onların düşünmediğini düşünecek kadar akıllı filan bir konuma yerleştiriyorsa, bu kişinin durumunda bir tuhaflık vardır. Bu kişi arka planda "Bakın bu eski âlimleri bırakın, beni dinleyin." demektedir. Bu basit bir fikir beyan etme işi değildir. Burada kitleyi geçmiş köklerinden koparıp kendine bağlama arzusu söz konusudur. İleride bu kopuş İslâm'dan kopuş şeklinde bir görünüme bile bürünebilir. Zira İslâm, gelecek nesillere tabii olarak ulemâ ile taşınıp getirilmiştir. Tavrında böyle bir yönlendirme sezilen hiç kimse bu yüzden takip edilmemelidir.
Fetönün bir subaya onunla görüşmeye gelip görüşememesi üzerine subaya atletini göndermesi birde bunu Veysel Karani Hazretlerine bağlaması yarma ya piç PDMEMEMEMEMEMDMDNENENN
Bizim Arifiye'de bir dürümcü abi var hayatımda yediğim en iyi Adana'yi yapıyor. Terapi gibi bir şey. Dün dedim abi nasıl yapıyorsun anlat. Anlattın bir şeyler sonra dedi ki ben sanat olarak bakıyorum sanatçı nasıl eserinin beğenilmesini seviyorsa ben de öyle mutlu oluyorum. Bu arada ciğeri de muhtemelen Sakarya'nın en iyisi.
Abiye dua ediyorum. Hanımla konuşurken diyoruz ki adam esnaf ama bizi mutlu ettiği için dua alıyor.
https://t.co/K8g2M69S2K
Geceye bu ilahiyi atıp kaçalım sizde çok vakit geçirmeyin tekrar ediyorum tarafgirlik yapmayın çünkü sosyal medya böyle bir yer
@YakupYazan61542 Olsun hocam Allah sizden razı olsun tüm müslüman kardeşlerden,abilerden,ablalardan razı olsun birinizi yüz etsin inşallah,Allah ilminizi artırsın hayırlı geceler 🤲
Hocamın tek hatası sosyal medya denilen sirkte ilmi cevaplar vermek,hocam burda amaç haklı çıkmak bir gün yanınıza geliyim anlatıyim ama sizde bana arapça öğretin bence makul
İlmî itirazlara cevap vermek yerine sürekli iki ithamla karşılaşıyorum. İkisine de bir açıklama yapmak istiyorum.
1. “Küçük yaşta nikâh akdini geçerli kabul ediyorsanız pedofiliyi savunuyorsunuz.”
Bu, son derece ağır ve ahlâksız bir iftiradır.
Pedofili, çocuğa yönelik cinsel arzu ve yönelimdir. Klasik fıkıhta velinin küçük adına yaptığı nikâh akdinin hukukî geçerliliğini kabul etmek ise bir fıkıh hükmüdür. Nikâh akdi ile zifaf aynı şey değildir. Bir akdin geçerli olduğunu söylemek, küçük çocukla cinsel ilişkiyi savunmak anlamına gelmez.
Görüşümü defalarca açıkça ifade ettim: Çocuğa zarar verecek, bedensel ve psikolojik gelişimini bozacak hiçbir uygulamaya cevaz verilemez. Günümüzde çocukların korunması için asgarî evlilik yaşının belirlenmesini ve bu alanın kişisel takdirlere bırakılmamasını da gerekli görüyorum.
Bununla beraber klasik fıkıh kitaplarının ne söylediğini günümüzden utanarak değiştirmeyi de ilmî emanete aykırı buluyorum. Tarihî bir fıkıh hükmünü doğru aktarmak, o hükmün bugün uygulanmasını istemek anlamına gelmez. Aksi hâlde savaş hukuku okuyanı savaş suçlusu, ceza hukukunda cinayeti inceleyeni de katil saymak gerekir.
Çocuk istismarını savunduğum tek bir cümle gösterilemiyorsa şahsıma “pedofili” isnat edilmesi fikir eleştirisi değil, namus ve haysiyete yönelmiş açık bir iftiradır. Ağır itham, açık delil ister.
2. “Altay Cem Meriç ateistlere cevap verirken ortada yoktunuz; şimdi video yayımlayınca akbaba gibi üşüştünüz.”
Altay Cem Meriç’in ateizm ve deizm karşısında yaptığı faydalı çalışmaları inkâr etmiyorum. Faydalı gördüğüm çalışmalarını takdir etmem, tefsir ve fıkıh alanındaki her sözünü doğru kabul etmemi gerektirmez. Bir insanın bir konuda isabet etmesi, başka bir konuda yanılmayacağı anlamına gelmez.
Üstelik “Ateistlere cevap verirken siz neredeydiniz?” sorusu ilmî bir ölçü değildir. Herkes aynı alanda, aynı yöntemle ve aynı görünürlükte hizmet etmek zorunda değildir. Kimi sosyal medyada ateistlere cevap verir; kimi medresede talebe yetiştirir, kimi kitap tercüme ve tahkik eder, kimi kürsüde ders anlatır. Hizmet yalnız kamera karşısında yapılmaz.
Altay’ın videosundan önce bu mesele üzerinden kendisine saldırmış değilim. Kamuya açık biçimde tefsir, Arap dili ve fıkıh hakkında iddialar ortaya koyduğunda, bu alanlarda yanlış gördüğüm noktaları kaynaklarıyla eleştireceğimi söyledim. Bir video yayımlandıktan sonra o videoyu eleştirmek “akbaba gibi üşüşmek” değil, ilmî tartışmanın tabii sonucudur.
Bir kimsenin ateistlere cevap vermiş olması ona ilmî dokunulmazlık kazandırmaz. “Bu kişi dine hizmet etti; artık hiçbir sözü eleştirilemez” anlayışı şahıs merkezli bir taassuptur. Biz kişilerin bütün hizmetlerini silmiyor, belirli iddialarını deliller üzerinden değerlendiriyoruz.
Altay Cem Meriç’in faydalı çalışmalarına faydalı, hatalı gördüğümüz sözlerine de hatalı demeye devam edeceğiz. Ne geçmiş hizmetlerini inkâr edeceğiz ne de o hizmetleri, bugün söylediği her şeyi sorgusuz kabul etmenin gerekçesi yapacağız.
Bu tartışmada iki basit talebim var: Çocuk istismarını savunduğumu iddia edenler açık cümlemi göstersin; ilmî eleştirilerimi yanlış bulanlar da niyet okumak yerine delillerime cevap versin. “Pedofili” ve “akbaba” yaftaları, cevap yerine geçmez.
Asırlık Gece'nin bu bölümünde Turgut Aslan ciğerimi yaktı. Adamcağız konuşurken içim sızlıyor. Uyanır uyanmaz Fetö başarılı oldu mu diye sordum derken hala o gözlerinde hırsı, o engellerine rağmen görüyorsun. Kızının adını da Buhara koymuş. Allah iki cihan saadeti versin.
Müslüman sakin olur,sakin olalım birbirimizi kırmayalım herkesin kendine göre planları vardır ama ben bunu anladım öfkeli bir insanım başıma belada açmıştır bu öfke dostlarım bilir ama şimdi anladımki bu kadar keskin uçlar olmamak lazım o yüzden sakin olun
Hiç sorun yok hocam güzel kalbinizi yormayın. İlim uğrunda yenen kötek şereftir. Edep adap böyle oluşur. Özgüven kırılır derler hayır kırılmaz aksine narsiszm önlenir. Büyük narsistin neler yaptığını görüyoruz. Allah sizlerden razı olsun
Birkere Mahmut hocaya kalpten dua etmiştim hoca gelip Allah razı olsun deyip elimi sıkmıştı sonrada bir kere daha dua etmiştim çocuk aklı hocamız elimi sıkınca sevinmiştim heralde bir daha sıksın istedik ama hoca gelip geçen ettiğin dua hakikiydi bu değil dedi şok olduk
Burdanda bize kuran öğreten Mahmut hocamızı ve Harun hocamızı anıyorum Allah onlardan razı olsun eskiden küçük bir kulübemiz vardı orda büyük küçük abiler kuran öğrenirdik Mahmut hocamız galiba İsmaiilağa medreselerimdeydi ama gelirdi bizim o kulübeye nerde acaba
Burdanda bize kuran öğreten Mahmut hocamızı ve Harun hocamızı anıyorum Allah onlardan razı olsun eskiden küçük bir kulübemiz vardı orda büyük küçük abiler kuran öğrenirdik Mahmut hocamız galiba İsmaiilağa medreselerimdeydi ama gelirdi bizim o kulübeye nerde acaba
@yuzarssiiff58 Bizim bir hoca vardı uçan tekme atardı manyak rjrmnrnrnn öylede olmasında bağırıp çağırılma ve azarlanma olmalı hatta öğrenciye fiziki işler fln verilebilir ceza olarak yaşına göre
@yuzarssiiff58 Bizim bir hoca vardı uçan tekme atardı manyak rjrmnrnrnn öylede olmasında bağırıp çağırılma ve azarlanma olmalı hatta öğrenciye fiziki işler fln verilebilir ceza olarak yaşına göre