Basit düşünelim:
Özgür Özel, ilk genel başkan olduğu dönemde uyguladığı normalleşme siyasetini sürdürseydi…
Ekrem İmamoğlu’na sahip çıkmasaydı…
Yerel Seçimlerde vasat bir netice alsaydı…
Saray’la mutedil bir ilişki kurup sadece dostlar muhalefette görsün siyaseti yapsaydı…
%20-%25 oy alıp 120-130 vekil çıkarıp kendi genel merkezinde konforlu bir çizgide genel başkanlık yapsaydı…
Erdoğan’ın iktidarını tehdit etmeseydi…
CHP’nin başına bunlar gelir miydi?
Eğer bu soruya verdiğiniz yanıt “hayır gelmezdi” ise bugün CHP’yi savunmak rekabetçi demokratik sistemi savunmaktır.
Başka da söze filan gerek yok.
Artık keyfiniz nasıl bir ülke istiyorsa ona göre hareket edin.
Durum budur. Nokta.
Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum.
Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum.
Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum!
Hani intihar etmişti?
Rojin'in bedeninde çıkan iki farklı erkeğe ait DNA'lar, göğüs ve vajinanın iç kısmında çıktı!
Hep beraber gür bir sesle söyleyelim:
#RojininKatilleriNerede
Herkese selamlar,
Sofrada bereket, sokakta selamet, insanda dürüstlük ve daha niceleri gibi dertlerimiz varken,
başka bir derdimiz yokmuş gibi günlerdir yazdığım şarkı sözleri sosyal medyada konuşuluyor. Kasıtlı, son derece art niyetli ve aklıselim biri tarafından algılanması imkansız olacak şekilde bambaşka bir yerlere çekiliyor. Şaşkınlıkla izliyorum.
100’ü aşkın eserin söz yazarı olarak, ilk ve son kez, Perperişan şarkısı özelinde kafaları biraz netlemek gereğini görüyorum. Şarkılarım her zaman hayatın pek çok alanından ilham almış ve hayatın kendisini anlatmıştır. Benim yazım tarzımla ortaya çıkmış bir üründe herkes, her dinleyen, kendine ait, kendine dair kişisel anlamlar bulabilir. Sanatın ve edebiyatın çekici ve güzel yanı da budur zaten.
Bu şarkı halk edebiyatı geleneğine öykünerek, metaforlar üzerinden bir aşk hikayesini anlatıyor.
Dinleyenlerimin son derece aşina olduğu muzip bir anlatım tarzı. Misal, kuş dediğin yuva da kurar göklere de uçar. Artık nereden almak istersen.
Sadece bir noktayı son derece net olarak ifade etmem gerekir ki, şarkıda geçen “toy bebe”, “kelek / ham / hayattan derslerini almamış ruh” manası taşımaktadır. (Kuşkusuz biçimde ve de tabii ki!)
Benim bu hikayenin neresinde olduğumun yorumunu ise sizlerin temiz kalplerine bırakıyorum. En kadim kültürel değerlerimiz arasında olan “ozanlık” gereği, bunun şahit olanı ve anlatıcısı da olabilirim.
Son olarak, kamu düzeni ve genel sağlığımızın alt tarafı bir şarkıdan bozulacak kırılganlıkta olmadığına inanmak istiyorum. Bu algı yaratma çabaları arasında, zihni ve kalbi rencide olan ne kadar sevenim varsa her birine yürekten sarılıyorum.