Psikolojik açıdan bakıldığında, birinden vazgeçmek zorunda kalmak, yalnızca bir ilişkinin sona ermesiyle açıklanabilecek bir deneyim değildir; aynı zamanda kişinin kurduğu duygusal bağla, beklentileriyle ve gerçekleşmesini istediği gelecekle vedalaşmasını da içerir. Bağlanma kuramı açısından değerlendirildiğinde, duygusal bağ kurduğumuz kişiler zamanla yalnızca hayatımızda yer alan insanlar olmaktan çıkar; güven, aidiyet ve geleceğe ilişkin beklentilerimizin de bir parçası hâline gelir. Bu nedenle bir ilişkiden uzaklaşmak gerektiğinde, zihinsel olarak verilen karar ile duygusal olarak yaşanan süreç her zaman aynı hızda ilerlemez. İnsan, bir ilişkinin kendisi için sürdürülebilir olmadığını fark edebilir ancak bu farkındalık, hislerinin aynı anda ortadan kalkmasını sağlamaz. Tam da bu noktada, bilişsel değerlendirme ile duygusal bağlılık arasındaki gerilim ortaya çıkar: Kişi neden gitmesi gerektiğini bilebilirken, geride bırakmak zorunda kaldığı şeyin yasını tutmaya devam edebilir. Kayıp ve yas süreçleri yalnızca ölümle sınırlı değildir; sona eren ilişkiler, gerçekleşmeyen ihtimaller ve artık mümkün görünmeyen gelecek tasarıları da kişide bir yas deneyimi oluşturabilir. Üstelik bazen insanı en çok zorlayan, birini artık istememek değil, istemeye devam ettiği hâlde o ilişkinin içinde kalamayacağını kabul etmektir. Çünkü vazgeçmek her zaman duygunun bitmesiyle değil, duygunun varlığına rağmen kişinin kendi ihtiyaçlarını, sınırlarını ve gerçekliğini gözetmesiyle ilgilidir. Bu süreçte üzüntü, özlem, kararsızlık ve geçmişe dönme isteğinin bir arada yaşanması, kişinin mutlaka yanlış bir karar verdiği anlamına gelmez; bunlar, duygusal bağın çözülmesinin zaman alabileceğini gösteren deneyimler olabilir. İyileşme de her zaman unutmak ya da artık hiçbir şey hissetmemek değildir. Bazen iyileşmek, yaşananların kişi için taşıdığı anlamı inkâr etmeden, geçmişteki bağın bugünkü yaşamı belirlemesine izin vermemeyi öğrenmektir. Çünkü insan, birini sevmekten vazgeçemediği için değil, sevginin tek başına bir ilişkinin devam etmesi için yeterli olmadığını anladığı için de uzaklaşabilir. Ve bazı vedaların en ağır tarafı, karşıdaki insanın artık sevilmemesi değil; sevginin varlığına rağmen birlikte kalmanın mümkün olmadığını kabullenmektir.🤍
Tuncay Yeşilpınarın sonunda hak ettiği değeri görmeye başlamasına çok seviniyorum. Gören görmeyen herkes gitsin abone olsun denesin. Katılda en yüksek aboneliğini aldırttı bana ücretsiz paylaştıkları artık yeterli gelmemeye başlıyor insana bir yerden sonra.🙏🏻
Arkadaşlar mutlaka tuncay yeşilpınar‘ın meditasyonlarına bir şans verin, zihninizi ciddi anlamda kullanmayı öğreneceksiniz, onu yaptığınız anda bile zihninizin gürültüsü susuyor. O kadar rahatlatıcı ve şifalayıcı bir etkisi var ki inanamazsınız..
Geceye hakkı yenmiş olanların biraz rahatlayacağı burçları bırakıyorum. Boğa, Aslan, Akrep, Kova. Sizi değersiz hissettiren, bekleten, yarı yolda bırakan ya da ne yaparsa yapsın sizi kaybetmeyeceğini düşünen biri varsa, bu dönem onun tarafında bazı şeyler dank edebilir. Siz hiçbir şey yapmadan. Siz açıklama istemeden. Siz peşinden gitmeden. Bazen ilahi adalet ceza gibi gelmiyor, sadece birinin sizi kaybettiğini geç anlaması olarak geliyor. Bu gece niyet edin: “Bana yapılanın yükünü ben taşımayayım.”
İlişkinin en başında kızın herşeyini öğrenmeye çalışırım özellikle çalıştığı iş yerini. Eğer ki şüphelendiğim birşeyi olursa, iş yerine onun adına isimsiz şekilde çiçek gönderirim. Teslim edildi bildirisinden sonra 5 dk içinde bana teşekkür mesajı gönderirse ne âlâ+++
♉️ Boğaların en tehlikeli hali;
İnatlaşması veya sesini yükseltmesi değil, tüm kapıları yüzünüze kapatıp hayatından bir çırpıda sildiği o sessiz ve inatçı kopuştur. Tam sorun çözüldü, uzlaşabildik sandığınız anda öyle bir çizgi çeker ki ne bir adım geri atar ne de bir daha geri döner. Toprak sessizleşir ama derinlerinde depremler biriktirir ve uğradığı haksızlığı, yediği kazığı asla unutmaz. Aklı olan Boğa’yı karşısına alıp sabrını sınamaz; huzurunu paylaşacağı güvenli limanı yapar.
Toprağına herkesi basmaz, kök salmasına izin vermez. İzin verirse, o kişi hayatının demirbaşı, kalbinin en emniyetli sığınağı olur.
Boğa Dolunayı’nın etkileri hissedilmeye başladı.
Normalde alttan alacağınız şeylere tahammülünüz kalmamış olabilir. Birinin ses tonu bile sinirinize dokunabilir. Huzurunuzu bozan herkesten uzaklaşmak isteyebilirsiniz.
Uyku düzeninizde değişiklikler, iştah artışı, boyun ve boğaz bölgesinde hassasiyet yaşayabilirsiniz. Maddi konular da zihninizi fazlasıyla meşgul edebilir.
Bir Boğa burcu olarak beni de tam boğazlarımdan vurdu bu dolunay 🥹
Sizler etkilerini hissetmeye başladınız mı?