@rasitulas "yazmakta oldugum bir romanim var" tamamlaninca roman olacagi net olan bir edebi projenin yapim asamasinda oldugunu ifade ediyor. "olma hali" zihninde kurguladigi romani somut bir karsiliga dökme hali. gayet acik ve net. bilmislik yapma amk
Özel gereksinimli bireyler, ömür boyu rehabilitasyon görmek zorundadır. Elimizden bu hakkı almak, ölüme terk etmektir. Bunu akıllarına getirmelerine bile inanamıyorum. Bizi yok sayıyolar. Tepki göstermezsek saymaya devam edecekler. #ozelegitimde27yasEngeli#engeldeyaşatakılanlar
İbrahim Tatlıses’in verdiği bir röportaj: “Ben lafımı dinlemeyen kadını döverim. Hak eden kadını dövmeyeceksin, öldüreceksin!
Erkek yapar; çapkın olur, zampara olur. Kadın yaparsa o***pu olur.”
https://t.co/pD47TDjFKK
@kiyashaber19 zekayı ve karakter kalitesini nereden ölçtüğüne bağlıdır o. duygusal zekanın ve empatinin titlelarla alakası yok. yüzeysel kriterlere göre erkek seçersen, yüzeysel aptallıklarla karşılaşırsın, sounds like a you problem. çiçekler üzerinden yorumlarından da belli oluyor bu.
Kadınlar tüm baskılara ve yıllardır süren yasaklamalara rağmen Taksim sokaklarını doldurdu. Taksim Tünel meydanında buluşan binlerce kadın erkek devlet şiddetine karşı ses çıkardı, İstiklal Caddesinde yapılan yürüyüşün ardından basın açıklaması okundu.
#MünferitDeğilErkekŞiddeti
Bir şeyler yazmak istiyorum; yanlış anlaşılmaktan korkuyorum ama dayanamayacağım, sonuna kadar okumanızı rica ediyorum.
Öncelikle amacım tamamen toplumun ve düzenin iki yüzlülüğünü göstermek.
Adalet herkese lazım. En başından beri düzenin aynı düzen olduğunu; hepimizin liyakatsizliğin, denetimsizliğin, cezasızlığın kurbanı olduğumuzu söyledim. Çünkü yaşananlar tek bir olaya indirgenmemeliydi; sorun düzendi.
Parayı, siyasal ikbali, rantı insan hayatının önüne koyan bu cinayet düzeni…
Her zaman depremde yıkılan usulsüz binalardan tut, işçi katliamlarına, çocuk istismarına, kadın cinayetlerine ve tüm sosyal cinayetlere kadar hepsinde sorunun aynı olduğunu vurguladım.
Birinde çıkarılmayan ses, diğerine davetiye çıkarıyordu.
Birinde verilmeyen ceza, diğerinin referansıydı.
Ama görüyorum ki; otelde can veren insanlarla patlamalarda, yangınlarda can veren işçilere aynı davranmıyor ne yargı ne de toplum.
Ya da katledilen bazı çocuklarla, iş yerinde ustabaşının öldürdüğü çocuk işçiye ya da diğer çocuklara aynı merhameti göstermiyor toplum.
Mağdurların profili mi etkiliyor vicdanları?
Çok acı.
Amacım farklı değil. Arkamda kimse yokken ve abimin acısıyla içim yanarken bile ben başka hayatlar için adalet istedim; istemeye de devam edeceğim.
Çünkü birimize adalet, hepimize adalet.
Ama işçilerin canı da diğer insanlarınki kadar değerlidir ve işçi çocukları da işverenin çocukları kadar sevimlidir.
Adalet.
Herkes için adalet ancak kolektif bilinç ve toplumsal mücadele ile gelir.
#HendekİçinAdalet, herkes için adalet!
Bir inşaatta meydana gelen göçükte…
15 yaşındaki Sedat..
16 yaşındaki Yakup..
Hiçbir gelecek bırakmadıkları el kadar çocuklar sınav derdine düşmeleri gereken yaşta ekmek derdine düşüp çalışmak zorunda kaldıkları
denetlenmeyen inşaatlarda, denetlenmeyen atölyelerde, denetlenmeyen fabrikalarda ölüyor.
Sadece bu sene
10 ayda 81 çocuk
Her ay 8 çocuk
HER HAFTA 2 ÇOCUK
ÇALIŞIRKEN ÖLDÜ BU ÜLKEDE.
Saray’ın tek derdiyse her kutsal ailede en az 3 çocuk.
O çocukların nasıl yaşadıklarıyla da nasıl öldükleriyle de ilgilenmiyor nasıl olsa.