Her koşulda senden istenilen yardımı yapmaya çalıştıktan sonra senin en çok istediğin şey için 'yorgunum, canım istemiyor' denilince süpürgemi alıp uzaklaşım geliyor, geliyor da umarım bu kez becerebilir ve yorgun olsam da, canım istemese de yapmaya kalkmam.
Veli okula gelip bir öğrencimi köşeye sıkıştırıyor ve 'sen misin benim çocuğumu iten' diye başlıyor azarlamaya.Bunu kendinde hak gören veliler olduğu müddetçe evet, görüşmeye çağırılması dışında okulda veli istemiyorum. Bir de bu veli toplantıya,seminere de gelemiyor ne hikmetse.
@mvaricii Bizler de yarın gidebileceğimiz bir okulumuz olsun, öğrencilerimiz gelebilsin diye okulumuzu ve öğrencilerimizi bırakmadık, alanda işimizin başındaydık. Zira dün Siverek, bugün Maraş, yarın belki de benim belki sizin okulunuz.
Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir lisede yaşanan silahlı saldırı, eğitim kurumlarının nasıl sahipsiz bırakıldığının, uyarılarımızın nasıl görmezden gelindiğinin bir başka acı kanıtıdır. Bir öğrencinin elini kolunu sallayarak okula silahla girebildiği, öğretmenlerin ve öğrencilerin hedef haline geldiği bu tablo açık bir ihmaller zinciridir.
Öğrencilerimizin, meslektaşlarımızın, polis memurunun ve kantin personelinin yaralandığı, can havliyle camlardan atlayan çocukların olduğu bu olay, artık “münferit” denilerek geçiştirilemez. Okullarımız eğitim yuvası olmaktan çıkmış, şiddetin kol gezdiği alanlara dönüştürülmüştür.
Eğitim-İş olarak defalarca uyardık. Daha yakın zamanda bir öğretmenimiz Fatma Nur Çelik’in öldürülmesinin ardından “Okullarda şiddet artıyor, önlem alınmazsa daha ağır sonuçlar yaşanacak” diye uyardık.
Ne oldu? Hiçbir ciddi önlem alınmadı. Okullarda güvenlik yok sayıldı. Eğitim emekçileri yalnız bırakıldı.
Bugün gelinen noktada, öğretmenler ders anlatırken can güvenliğini düşünüyor, öğrenciler okula giderken hayatta kalıp kalamayacağını hesaplıyor. Bu tabloyu yaratanlar; eğitimi bilimsellikten, laiklikten ve kamusal sorumluluktan koparanlardır.
Tekrar uyarıyoruz;
• Okullarda güvenlik bir “temenni” değil, devletin asli görevidir.
• Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri göstermelik değil, etkin ve yaygın hale getirilmelidir.
• Eğitim emekçilerinin ve öğrencilerin can güvenliğini sağlayamayan hiçbir yönetim, sorumluluktan kaçamaz.
• Bu saldırının sorumluları hesap vermelidir.
Bir öğretmenin, bir öğrencinin daha saçının teline zarar gelirse, bunun siyasi ve idari sorumluları bellidir.
Eğitim-İş olarak susmayacağız, alışmayacağız, normalleştirmeyeceğiz!
Eğitimde şiddete karşı gerçek, somut ve acil önlemler alınana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.
Yaralı öğrencilerimize, meslektaşlarımıza, polis memuruna ve kantin personeline acil şifalar diliyor, geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
#siverek
Kendi verdikleri plakayı beğenmeyip değiştir dediler, değiştirmeye gittiğimde "Elimizde plaka yok bayramdan sonra gelin" dediler. Eski plakayı noter aldı, işlem hemen olmuyor tabi bayramdan sonranın da sonrası var elbet. Yine önlem alınmadan verilen kararlar ve sonucu kaos.