Apartman yöneticisi oldugum gün Machiavelli’nin Prensi başucu kitabım oldu. Çünkü aidat borçlularına merhamet etmek zayıflıktır. Ve sevilen bi komşu olmaktansa zalim bi tiran olmak gerekir.
"Modern ilişkilerin en büyük yanılgısı: 'Beni olduğum gibi kabul et' tembelliği. Kimse senin ham, işlenmemiş ve çocuksu karakterini çekmek zorunda değil. İnsanlar bir vizyona, emeğe ve gelişime aşık olur; durağan bir heykele değil."
gay başkanı karşılamaya aile bakanı göndermek, bunları mehterle karşılamak... bugün ofansif mizahta döktürüyoruz ha giderken de İzmir Marşı’yla gönderirseniz tam olacak hahdjdj
Bu arkadaşla polemiğe girmek istemiyorum, ancak bazı gerçekleri de apaçık konuşmak gerekiyor:
* Burası dünyanın en güzel coğrafyası filan değil. Gölleri kurumuş, ovaları çölleşen, obruklaşan, nehirleri ya kurumuş, ya da endüstriyel atıklarla aşırı kirletilmiş, Marmara desen müsilaj nedeniyle neredeyse ölü deniz haline gelmiş, Karadeniz'deki şehirlerin, kasabaların denizle bağlantısı kopmuş, Akdeniz, Ege betona boğulmuş, İstanbul malum.
* Özellikle büyük şehirlerde insanlar doğal besinin ne olduğunu unutmuş. Sütte süt tadı yok, ette et tadı yok. Kaşarı, sucuğu sentetik lezzette. Manav reyonunda satılanlar buzhanelerden çıkartılmış. Pestisit oranları dehşet verici düzeylerde. Büyük şehirlerde çeşme suyu içilmiyor. Yürüyecek kaldırım yok. Çocuklar yürüyerek okula gidemiyor, binlerce servis okullara (para karşılığı) çocuk taşıyor. Egzoz gazı, gürültü kirliliği...
* Üç tarafı denizle çevrili ancak deniz ürünü tüketiminde Avrupa ortalamasının dörtte birinde.
* "Ortalık karışsın"dan kasıt Avrupa'da Amerika'da aşırı sağın, ırkçılığın, ayrımcılığın yükselişi ise, Türkiye'de aşırı sağ iktidarda, muhalefetin yarısı da siyasi yelpazenin aşırı sağ ucunda. "Makbul" kimlikten ve siyasi görüşten iki milim sapıyorsan vay haline.
*Geriye ne kaldı? Irmağının akışına ölürüm goygoycu, bir de "memleket sahipsiz değil." İyi ki de sahipsiz değil; ya bir de sahipsiz olsaydı?