Kürt düğün kültürünün en özel geleneklerinden biri…
Kız alma sırasında söylenen “Stranên Rê û Risman”.
Duygusu, sözleri ve taşıdığı anlamla nesilden nesile aktarılan bu ezgiler, Kürt kültürünün önemli bir parçası olmaya devam ediyor.
🎥 Sonuna kadar izleyin…
Siz bu stranı daha önce duymuş muydunuz? Yorumlarda bizimle paylaşın. 👇
#AmedTV #Amed #Diyarbakır #Mezopotamya #Keşfet
Fotoğrafı görünce kendimi tutamadım ve neden yazmayayım dedim.
Yıl 2018. Seçim yorgunluğu ve ağırlığından uzaklaşmak için Aydın’dan Dersim’e geçmiştim. Dersim’e vardığımda ormanlarımız yanıyordu.
Yangına müdahale edenler engelleniyordu. Biz de kurduğumuz gönüllü ekiplerle bölgeye varıp söndürmeye çalışıyorduk. Günlerce uyumadan, suyla, kürekle, çıplak ellerle çırpındık.
Aynı günlerde Ege’de, Akdeniz’de de ülke olarak üzüldüğümüz yangınlar vardı. Televizyonlar oradaydı. Haluk Levent oradaydı. Bağış kampanyaları, konserler, yardım tırları… Hepsi gündemdeydi.
Peki ya Dersim?
Dersim’de yanan ormanlar kimsenin umrunda değildi.
Sosyal medya üzerinden Haluk’a çağrılar yaptım. “Gel” dedim, “bu memleketin de dumanı var.” Yanıtsız kaldım. Duyarlı bazı gazeteciler “Haluk Levent’e ulaştık ama Dersim onun ilgi alanında değil” diye yazdı. Bende kayıtlı telefonundan aradım, dönüş yapmadı.
Günlerce süren müdahalemiz başarılı oldu ve yangınları söndürmeyi başardık. Bir gün sonra yaraya tuz basan bir paylaşımla karşılaştım. Vali Tuncay Sonel, gönüllü arkadaşlarımızın çabasıyla dalga geçercesine yapay bir ağacın ışıklandırılmış fotoğrafını paylaştı. Altına şunu yazmıştı: “Tunceli’nin ağaçları ışıl ışıl.”
Twitter’dan buna itiraz ettim. Bunun bir saygısızlık olduğunu söyledim. Cevabı ne oldu biliyor musunuz? “Terörle mücadele” üzerinden hedef gösterildim. Saatlerce sosyal medya üzerinden karşılıklı tartıştık.
https://t.co/4XOrPlzk63
İstanbul’a döndüm. Ardımdan dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, yanında Tuncay Sonel ile birlikte çıktı ve dedi ki: “Bazı sözüm ona şarkıcılar Tunceli’de terörle mücadelemizi sabote ediyor. Buna izin vermeyeceğiz.”
Bu açıklamanın ardından hakkımda Türkiye’nin farklı kentlerinden ihbarlar yağmaya başladı. Soruşturmalar, ifadeler, açılan davalar… Tam 8 yıldır sürgündeyim.
Fotoğrafta, Gülistan Doku cinayetinden tutuklu dönemin Tunceli Valisi Sonel ile aynı sofrada sırıtarak paylaşım yapan Haluk Levent var. Şimdi anlıyorum ki Haluk Levent’e çağrılarımız beyhudeymiş. Meğer Tuncay Sonel Haluk’a bizden önce ulaşmış!
Fotoğraf zaten her şeyi anlatıyor.
Bir yanda depremin kanayan yarası, diğer yanda rulet masası.
Bir yanda yangınlar, diğer yanda cinayetten tutuklu bir valinin sofrası.
Bu fotoğraf karesinde Vali ile Haluk’u aynı karede buluşturan şey memleket sevdası değil, menfaattir. Sorumluluk taşıyan herkesin bilmesi gereken bir şey var:
Etki sahibi olmak ayrıcalık değil, vebaldir.
Ferhat TUNÇ
Bursa’da Kürt olan bir esnaf, dükkânında Ahmet Kaya şarkısı çaldığı için kameralar önünde linç edilmeye çalışıldı, ölümle tehdit edildi. Aradan bir gün geçti ama Bakanlık faile dair tek bir girişimde bulunmadı.
İktidarı eleştiren bir paylaşım olduğunda saatler içinde kapıya dayanan devlet, konu Kürtlere yönelen ırkçı nefret olunca neden susuyor? Bu sessizlik, failleri cesaretlendirmekten başka neye yarıyor?
Bir kez daha görüyoruz ki, Kürtler haklarına, hukuklarına ve birbirlerine daha güçlü sahip çıkmak zorundadır. Çünkü adalet, kimliğe göre işletildiğinde hukuk olmaktan çıkar; ayrımcılığın aracı hâline gelir.
2026 yılı, Osmanlı'nın "Vaka-i Hayriye" olarak adlandırdığı 1826 saldırılarının 200. yılıdır.
Devlet kayıtlarında/arşivlerinde "hayırlı" olarak tanımladığı bu süreç, KIZILBAŞ/Aleviler ve Bektaşiler açısından bir saldırının, bir inanç kırımının ve Serçeşme'ye yönelik
Yaşamını demokrasi, eşitlik, özgürlük ve birlikte yaşam mücadelesine adayan; bu nedenle tutsak edilen, işkence gören usta şair Ahmet Telli’nin yaşamını yitirmesinin derin üzüntüsünü yaşıyoruz.
Dizelere her bir kelimesiyle hayat veren Ahmet Telli, bu coğrafyada yaşananların hem sanığı hem de tanığı oldu.
Ahmet Telli dizelerinde acıyı umuda, direnişi yaşama, yalnızlığı dayanışmaya dönüştüren; bu toprakların acısını, mutluluğunu, direnişini ve umudunu sözcüklere döken güçlü bir şairdi. Hayatı boyunca hakikat, ezilenler ve demokrasi için mücadele etti.
Özlemini kelimelere döktüğün seherin sıyrılıp gelmesi yakındır sevgili Ahmet Telli. Hoşça kal…
NATO Zirvesi gerekçe edilerek siyasetçilerin, demokratik kitle örgütü temsilcilerinin ve sosyalistlerin gözaltına alınması kabul edilemez.
NATO’yu eleştirmek, savaş politikalarına karşı çıkmak, demokratik hakları kullanmak suç değildir.
Devrimci Parti Genel Başkanı Elif Torun Öneren başta olmak üzere gözaltına alınan tüm arkadaşlarımız derhal serbest bırakılmalıdır.
Hatimoğulları: Barış keyfiyete değil hukuk düzenine emanet edilmelidir
Eş Genel Başkanımız Tülay Hatimoğulları, Meclis Grup Toplantımızda güncel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
https://t.co/hBhMBQfuUp
Hatimoğulları: Çerçeve yasa bu yasama dönemi kapanmadan Meclis’e gelmeli. "Yetiştiremedik" gibi yaklaşımlar kabul edilemez.
Barış keyfiyete değil hukuk düzenine emanet edilmelidir.