Sahil işgalleriyle ilgili; Çeşme belediyesi, İzmir Belediyesi, Çevre Bakanlığı, Turizm Bakanlığı bir açıklama yapmadı.
Beni bu konuyla ilgili arayan tek yer İzmir Belediye başkanının basın danışmanı oldu.
Onun derdi de kendisini Çeşme Belediyesi basın danışmanı olarak karıştırılmasına üzülmesiydi. Terk derdi buydu.
Bunun dışında yapılan hiçbir şey olmadı. Her konuda birbiriyle kavga eden siyasiler konu sahiller olunca tek kelime etmiyorlar.
İzmir'de 2004 yılında Alaçatıport isimli bir proje kanuna aykırı şekilde başlatılmış:
• Binlerce balığın beslendiği azmak alanlarına beton ve kum dökülmüş.
• Bu bölgeler eskiden flamingoların geldiği nadir alanlardan birisiydi.
• Burayı, zenginlerin villaları için baştan aşağı betona gömmüşler.
• Ve bu alan, 2023 yılında yargı tarafından iptal edilse de bugün hâlâ inşaatlar devam ediyor.
• Burada yapılan lüks villalar yabancı kanallarda satışa sunuluyor. Bu ülkenin deniz sularındaki balıkların yaşam hakkı bile ellerinden alınıyor.
Yargının aldığı karar sonrasında bu bölgedeki kaçak yapıların tamamı yıkılması gerekir. Bu iş böyle giderse gelecek nesiller kamuya ait sahil bulamayacak.
@adalet_bakanlik@Akparti@yenipartiyiz@herkesicinCHP@murat_kurum@laldenizlicesme
İzmir'de Boheme Beach isimli işletme 10 sene öncesine kadar yok.
Bir anda yapılaşma başlıyor ve genişliği 300 metre olan bir alanı kapatıyorlar.
Açılış tarihi 2019 yazı. Yani 7 yıl önce. O tarihe kadar Azmak Koyu'nda köylünün, site sakininin ücretsiz denize girdiği kumsal.
Yerel kaynakların haberine göre Dernekler dava açıyor, iki ayrı yıkım kararı çıkıyor. Yıkım yapılmıyor.
Giriş ücreti için para istendiği çok sayıda vatandaş tarafından ihbar ediliyor.
Ve bu şahıslar tipini beğenmediği insanları da içeri almıyorlar. Birçok turist benzer ihbarlarda bana yazdı. Onları da paylaşacağım. Zaten şikayet sitelerinde de yer alıyor.
Yine milletin sahil alanına çökülüyor ancak yetkililer sessiz.
@laldenizlicesme@murat_kurum@csbgovtr@izmirbld
NOT: Bu işletmeleri tek tek paylaşacağım ancak UMA isimli mekanın sahibinin avukatı neden sadece biz dediği ve çevredeki diğer kaçak alanları işaret ettiği için daha fazla beklemedim. Birbirinizi ihbar edin böyle daha güzel oluyor.
🔴#SONDAKİKA | İzmir Çeşme Belediyesi'nde basın danışmanı olarak görev yapan SEHER DENİZ hakkında soruşturma başlatıldı.
İlgili şahıs İzmir'deki kaçak yapıların ve sahilleri kapatan işletmelerin reklamını yapıyordu.
Çeşme Belediyesinde ise 7 yıldır görev yapıyormuş. Çeşme belediyesi şahsın belediyede basından sorumlu olduğunu ancak basın danışmanı olmadığını belirtti
Bölgedeki diğer kaçak yapılarla ilgili de ek bilgilere ulaştım. Onları da paylaşacağım.
İzmir Belediyesi'nin basın danışmanının reklamını yaptığı yerin ÖNEMLİ BİR BÖLÜMÜNÜN KAÇAK YAPI OLDUĞUNA DAİR BELGELER GÖNDERİLDİ.
UMA İSİMLİ MEKAN, RAKISH ismiyle işletmecilik yapıyor ancak BÜYÜK BİR BÖLÜMÜNÜN KAÇAK YAPI OLDUĞUNU GÖSTEREN BELGELER VAR.
SORULARIMA NE ÇEŞME BELEDİYESİ NE UMA İSİMLİ MEKAN NE DE BURAK SAĞLIK İSİMLİ ŞAHIS CEVAP VERİYOR.
BURASI KAÇAK YAPIYSA YIKMAK İÇİN NEYİ BEKLİYORSUNUZ? @murat_kurum@laldenizlicesme@csbgovtr@cesmebld
KAÇAK YAPILARIN OLDUĞU YERLERİN REKLAMINI BELEDİYE BASIN DANIŞMANI NASIL YAPIYOR?
HESAPLARINIZI KAPATIP KAÇMAKLA, GÖRMEDİK DEMEKLE BU İŞ ÇÖZÜLMEYECEK. BU MİLLETİN HAKKI GASP EDİLDİYSE AÇIKLAMAK ZORUNDASINIZ. İDDİALAR, BELGELER YALANSA DA BUNU AÇIKLARSINIZ.
Çeşme Belediyesi Basın Danışmanı Seher Deniz'in İzmir, Çeşme'de bulunan firmalara gönderdiği fiyat tekliflerine ulaştım.
Belediye çalışanının aynı zamanda reklam ajansı var. Bu şahıs bu tür kaçak yapılardan para alıyor ve gazetelerde haberini yapıyor.
Uma isimli mekan sahili kapatacak şekilde binalaşmış. Buralar kanuna aykırı kaça yapı.
Bu şahsın yaptığı para istediğine dair görüntüler de var. Bu soruları dün ilettim ancak hiçbir belediye yetkilisi dönmedi.
BU HABER İÇİN 45+KDV PARASI ALDIĞINIZ DOĞRU MU? BU HABERDEN ÇALIŞTIĞINIZ GAZETENİN HABERİ VAR MI?
Bugün içerisinde dönmezseniz konuşmaları kamuyararı adına paylaşacağım.
Bu iş inanılmaz... Bir şahıs hem basın danışmanı hem de bölgedeki mekanların reklamını yapıp para kazanıyor. Bölgede ruhsatlı işletmelerin çoğu bu kadını ihbar ediyorlar. Eğer bunlar yalansa açıklama yapın.
Bu konunun partisi yok. Her partiden vatandaş buna tepki göstermeli. Bu sizin hakkınız.
Aynı şekilde bu kaçak yapıların yıkımı için ise Çevre bakanlığı yetkililerine de yazdım cevap yok. Bu ülkenin vatandaşından oy alıp bu tür sorunları görmezden gelmeye hakkınız yok. Hiçbirinizin yok. Hangi parti olursa olsun kimsenin yok.
Sadece bu bölge değil diğer tüm bölgeler bu şekilde. Onları da aşama aşama paylaşacağım.
@laldenizlicesme@murat_kurum@Akparti@herkesicinCHP@yenipartiyiz
TSK'dan ihraç edilen genç doktor Efran Tumaris Usul:
-Kurum içinde sayısız tutanak tuttum, dilekçe yazdım, her kademeye ulaşmaya çalıştım, CİMER'e başvurdum, savcılığa suç duyurusunda bulundum.
-Erlere tarihi geçmiş ilaç vermem isteniyordu. Bu yüzden erlere ilaç veremiyordum. Yeni ilaç alındığında bile erlere bu ilaçlar verilmiyordu.
-Enfeksiyon vakaları artınca, musluk suyu içtiklerini, içme suyu temini yapılmadığını, kantinde parayla bile su satılmadığını söylüyorlardı.
-Uyuz vakaları artıyordu, erlere 15-16 gündür banyo yaptırılmadığını öğrendim.
-Uyuz olmayan bir eri 17-18 gün bir odada karantinaya almışlar, erin psikolojisi bozulmuş. Ben uyuz olmadığını söylediğimde, benim mesleki bilgimi aşağılayan cümleler kuruluyordu.
-Revirdeki oksijen tüpleri boştu. Bir atak hastasına oksijen tüpleri boş olduğu için müdahalede bulunamadım.
-Doktorun görev tanımında olmamasına rağmen erlere aşı yapıyordum, çünkü acemi birliğinde yapılması gereken aşılar 3-4 ay geçmesine rağmen yapılmıyordu.
-Er kafa travması geçiriyor, başka gün başka bir er iç kanama geçiriyor, ambulans yok. Çünkü rütbeli personel ambulansı şahsi işi için götürmüş.
-Sevmedikleri erlere sevk, rapor, istirahat verdiğimde, numara yaptıkları söyleniyor ve bu kararlarım uygulanmıyordu.
-Bulaşık yıkayan erlerin elleri egzama oluyordu, uyarıyordum ama bir eldiven bile verilmiyordu.
-Yemekhaneye gelmem istenmiyordu, yemeğimi erlerle gönderiyorlardı. Ben asker kızıyım, babam rütbeli olmasına rağmen hayatında bir ere kendi yemeğini taşıttırdığını görmedim.
TSK'dan ihraç edilen genç doktor Efran Tumaris Usul:
-Kurum içinde sayısız tutanak tuttum, dilekçe yazdım, her kademeye ulaşmaya çalıştım, CİMER'e başvurdum, savcılığa suç duyurusunda bulundum.
-Erlere tarihi geçmiş ilaç vermem isteniyordu. Bu yüzden erlere ilaç veremiyordum. Yeni ilaç alındığında bile erlere bu ilaçlar verilmiyordu.
-Enfeksiyon vakaları artınca, musluk suyu içtiklerini, içme suyu temini yapılmadığını, kantinde parayla bile su satılmadığını söylüyorlardı.
-Uyuz vakaları artıyordu, erlere 15-16 gündür banyo yaptırılmadığını öğrendim.
-Uyuz olmayan bir eri 17-18 gün bir odada karantinaya almışlar, erin psikolojisi bozulmuş. Ben uyuz olmadığını söylediğimde, benim mesleki bilgimi aşağılayan cümleler kuruluyordu.
-Revirdeki oksijen tüpleri boştu. Bir atak hastasına oksijen tüpleri boş olduğu için müdahalede bulunamadım.
-Doktorun görev tanımında olmamasına rağmen erlere aşı yapıyordum, çünkü acemi birliğinde yapılması gereken aşılar 3-4 ay geçmesine rağmen yapılmıyordu.
-Er kafa travması geçiriyor, başka gün başka bir er iç kanama geçiriyor, ambulans yok. Çünkü rütbeli personel ambulansı şahsi işi için götürmüş.
-Sevmedikleri erlere sevk, rapor, istirahat verdiğimde, numara yaptıkları söyleniyor ve bu kararlarım uygulanmıyordu.
-Bulaşık yıkayan erlerin elleri egzama oluyordu, uyarıyordum ama bir eldiven bile verilmiyordu.
-Yemekhaneye gelmem istenmiyordu, yemeğimi erlerle gönderiyorlardı. Ben asker kızıyım, babam rütbeli olmasına rağmen hayatında bir ere kendi yemeğini taşıttırdığını görmedim.
Muğla Hayıtbükü’nde plajda oturmak isteyen aile:
- Hayıtbükü’nde plajda oturmak istiyorsan para vermek zorundaymışız. Halk plajı olarak şuraya oturduk.
- Buraya gelirseniz, para vermek zorundaymışsınız, işletme sahipleri öyle diyor.