Fon rezaletinde milyarlarca liralık iddialar gündemde, listeler ise hâlâ açıklanmıyor! Yüksek yargıdan isimlerin de listelerde olduğu iddiaları doğruysa, vah ülkemin hâline!
Listeler derhâl açıklansın, bağımsız soruşturma başlatılsın. Milletvekili, üst düzey bürokrat, yüksek yargı mensubu kim varsa görevlerinden el çektirilsin, soruşturmaya müdahale edemesin.
Hiç kimse makamının arkasına saklanamasın; kim olursa olsun hesap versin. Devletin itibarı, gerçeği açığa çıkarmakla korunur!
Adaletin tecelli edeceğini hayal edenlere duyurulur:
Fon vurgununda adı geçen 150 milletvekili olduğu, bunların 60 tanesinin AK Partili milletvekili veya yakını olduğu, diğer 90 milletvekili veya yakının ise diğer partilerden olduğu iddia ediliyor.
Ayrıca 180 yargı mensubu ile 30 vali ve kaymakamın da, açıklanmayan listelerde yer aldığı söyleniyor.
Bu doğruysa, yargının işleme ihtimali sizce nedir?
Borsayla ilgilenen herkesin yanıtını aradığı soru şu:
Borsadan ve fonlardan çıkan milyarlarca lira gerçekten sistemde mi kaldı, yoksa sistem dışına mı çıktı?
Bu sorunun yanıtını arayacağımız en önemli verilerden biri, önümüzdeki Perşembe açıklanacak TCMB'nin M1 ve M2 para arzı verileri.
Hisse ve fon satışlarından elde edilen nakit, T+2 takasının ardından vadesiz hesaplara geçtiği için para arzındaki değişimler, paranın bankacılık sistemi içinde kalıp kalmadığına dair önemli ipuçları verecek.
Takipteyiz.
#bist #fon
ABD borsalarında yatırımcıların marjin borcu 1,48 trilyon dolara ulaştı!
2026'nın başından eylül sonuna kadar borç yaklaşık 201 milyar dolar (%15,7) arttı.
Bu ne anlama geliyor?
Borsadaki yükseliş yalnızca öz sermayeyle değil, borçla da besleniyor. Sert bir düşüşte teminat tamamlama çağrıları ve zorunlu satışlar, satış baskısını daha da büyütebilir.
Asıl soru şu: Piyasalar düşmeye başladığında bu borç hangi varlıklar satılarak kapatılacak?
Ancak benim asıl dikkat çekmek istediğim konu, yapay zekâ şirketlerinin borçlarını geri ödeyebilecek nakit akışını üretip üretemeyeceği.
Beklenen gelirler gerçekleşmez ve borç yükü taşınamaz hâle gelirse, bunun sonuçları yalnızca teknoloji şirketleriyle sınırlı kalmayabilir. Üstelik böyle bir sürecin etkileri uzun süre hissedilebilir.
Benim izlediğim senaryolardan biri de şu:
Nasdaq'ın en büyük 10 şirketinin hisseleri endeks zirveye yakın seyrederken el değiştiriyorsa, bu sermayenin nereye aktığını sorgulamak gerekir. Olası bir teknoloji hissesi çözülmesinde, altın gibi varlıklara yöneliş hızlanabilir.
Çin ise küresel dengeleri yakından izliyor ve altın alımlarını sürdürüyor. Çin piyasaları üzerinde baskı oluşsa bile, Çin'in altın talebi küresel piyasa açısından kritik önem taşıyor.
Yarın akşam 21.00'deki yayınımız bu nedenle önemli.
Hem küresel hem yerel piyasaları değerlendireceğiz. Riskin nerede biriktiğini, fırsatların hangi enstrümanlarda doğabileceğini ve önümüzdeki dönemde hangi gelişmeleri takip etmemiz gerektiğini konuşacağız.
Çünkü mesele yalnızca fiyatların nereye gideceği değil, sermayenin hangi yönde hareket edeceği.
Bugün endeks %3 civarında değer kaybetmiş..
Bireysel düşünmeyi bıraktım.
Elimdeki hisseler tavan olmuş taban olmuş kısmını geçtim..
Eriyen bir borsa, onun içinde daha da eriyen bir yatırımcı, piyasa değerleri diplerde gezen şirketler ve en acısı da MSCİ gibi kurumların “ya düzeltin ya da gelmeyiz” demesi!
Otokontrol bu kadar kaybedilmemeliydi!
Günlerdir, bakıyorsunuz oradan bilgi bekleniyor burdan belge bekleniyor, o hisseleri araştırıyoruz bunları soruşturuyoruz..
Sayın Cumhurbaşkanım,
Gerçekten üç beş kişiyi korumak için milyonların emekleri ile oynamaya değer mi?
Ya hu devlet kimin tuvalette kaç gram işediğini dahi bilirken, bu işe kim bulaşmış nasıl bulaşmış neden bulaşmış bir tuşla öğrenemiyor mu?
Bakın, ülke ekonomik anlamda bir ateşe doğru giderken, bir adım sonrası bu borsa üç beş kişinin bir birine mal alıp sattığı yere dönmek üzereyken, siz hala neyi düşünüyorsunuz anlamış değilim!
Yazıktır günahtır..
Ülkemizin içinde bulunduğu zorlu koşullarda sizlerin gölgesi altında kesesini düşünmekten gayri iş yapmamış olanları korumaya çalışmayın.. Bırakın herkes ettiğinin cezasını çeksin..
Fon krizi kontrolde diyorsunuz, açıp ekranı şu borsanın haline bakmıyor musunuz? Fonların oyuncağı edilmiş şirketlerin içinde kalan küçük yatırımcılar, o hisseler ne halde bakmıyor musunuz?
Efendim o hisseleri niye aldınız? Kusura bakmayın ama borsanın en saçma sorusu budur! Alınmaması gerekiyorsa alımı yasaklasaydınız! Bu bir yatırım yaptık zarar ettik olayı değil, bu düpedüz gaspedilmek!
Sizler daha iyisini bilirsiniz, ben de fikrimi paylaştım..