SAHİL HAKKINIZ GASP EDİLİYOR.
TÜRKİYE’DEKİ SAHİL KUMLARI ÇALINIYOR.
ÖZEL İŞLETMELER SAHİLLERE ÇÖKÜYOR.
HİÇBİR YETKİLİ İSE BUNA DUR DEMİYOR.
SAHİL HAKKINIZIN GASP EDİLMESİNE SESSİZ KALMAYIN. BİR 10 SENE SONRA BU SENE GİRDİĞİNİZ SAHİLLERİ SE BULAMAYACAKSINIZ.
İzmir'de Boheme Beach isimli işletme 10 sene öncesine kadar yok.
Bir anda yapılaşma başlıyor ve genişliği 300 metre olan bir alanı kapatıyorlar.
Açılış tarihi 2019 yazı. Yani 7 yıl önce. O tarihe kadar Azmak Koyu'nda köylünün, site sakininin ücretsiz denize girdiği kumsal.
Yerel kaynakların haberine göre Dernekler dava açıyor, iki ayrı yıkım kararı çıkıyor. Yıkım yapılmıyor.
Giriş ücreti için para istendiği çok sayıda vatandaş tarafından ihbar ediliyor.
Ve bu şahıslar tipini beğenmediği insanları da içeri almıyorlar. Birçok turist benzer ihbarlarda bana yazdı. Onları da paylaşacağım. Zaten şikayet sitelerinde de yer alıyor.
Yine milletin sahil alanına çökülüyor ancak yetkililer sessiz.
@laldenizlicesme@murat_kurum@csbgovtr@izmirbld
NOT: Bu işletmeleri tek tek paylaşacağım ancak UMA isimli mekanın sahibinin avukatı neden sadece biz dediği ve çevredeki diğer kaçak alanları işaret ettiği için daha fazla beklemedim. Birbirinizi ihbar edin böyle daha güzel oluyor.
DEM Parti 30 Ağustos'u kutlamadı! Tıpkı diğer milli bayramları kutlamadığı gibi!
"Birlikte savaştık" lafının gerçek olmadığını biliyorlar.
O laf, sadece tarih cahili Türk kamuoyunu ikna için!
Kutladıkları bayram ise 15 Ağustos! PKK'nın kanlı eylemlerine başladığı gün!
Bir de iftiradan ibaret olan 24 Nisan gününü (sözde Ermeni soykırımı) anıyorlar.
AMA ÇOK TUTARLILAR!
Ya 30 Ağustos'u kutlayıp bunları kardeş ilan eden partiler!
ÇOK TUTARSIZLAR!
1821’de Yunanlılar Mora’da 41 bin kişiyi katleder, soykırım yaparken Türkiye Cumhuriyeti mi vardı? 1879’da Tesalya’yı Yunana kim teslim etti? Açıkçası valiyle idare ettiğin Yunanistan hangi yıl bağımsız oldu? Girit’i nasıl verdin? Saçmalamak için cahil demek gerekir ama bu kesinlikle cahil değil, resmen Yunancı. İsteyen Devlet Arşivlerine girer ve gerçekleri görür. Tabii yüreği yetiyorsa.
MASA BAŞINDAN DEĞİL SOKAKTAN TRİBÜNLERDEN SÖYLÜYORUZ: TFF, MHK, PFDK EL ELE İSTİFAYA!
Başkanımız Sayın Serdal Adalı’nın, TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu ile gerçekleşen görüşmenin ardından yaptığı haklı ve yerinde basın açıklaması gerekçe gösterilerek; Kulübümüz ve Sayın Başkanımız PFDK’ya sevk edilmiştir.
Bu sevk neticesinde; Kulübümüze 3.500.000 TL para cezası ve Sayın Serdal Adalı’ya 15 gün hak mahrumiyeti, İkinci Başkanımız Sayın Hakan Daltaban’a ise 20 gün hak mahrumiyeti ile 2.500.000 TL para cezası kesilmiştir.
İşinizi elinize yüzünüze bulaştırdıkça, eleştirildikçe komplekslerinize egolarınıza yenilip yetkilerinizi kirli bir silah gibi kullanıyorsunuz. Masa başında kâğıt üstünde ceza kesip racon satarak Beşiktaş'ımızı geri adım attıracağınızı sanıyorsanız açın bu camianın şanlı tarihini baştan okuyun!
Sistemi kendi egosuna alet eden TFF, MHK ve PFDK Türk futbolunun yakasından düşün!
#forzabesiktas #çArşı
Beşiktaş'ın 3 puanı çalındı, buna tepki verdi diye 6 milyon TL'si daha çalındı. Düşman federasyon, bu resmen düşman hukuku. İstifa et ulan! #FerhatGündoğduİstifa
Çok talihsiz sözler. Yunanlar bir devletti ve onlarla savaştık. Üstelik bu savaşı kesin ve kati şekilde kazandık ve Anadolu'daki tüm hak iddialarını terk ettiler. Megali idea öldü ve bu ölüm belgesini imzaladılar. Dahası, bu ideale sahip milyonlarca Rum ülkeden gönderildi. Yunan subaylar ülkede kalmadı. Onlar için yasal bir düzenleme yapılmadı. Yunanistan savaş sonrasında Türkiye için tehlike olmaktan çıktı.
Türkiye barışı bu şartlar altında sağladı. Lozan'dan sonra Anadolu'da Venizelos'u açıkça övebilen kimse kalmamıştı. Yunan propagandası yapmak, intihardan farksızdı. Yunan işgalinin yıl dönümünde Anadolu'da torpil bile patlatamazdın. Savaşta ölen yunan subayları için tören düzenleyemezdin.
Bu şartları sağladıktan sonra ülke çıkarları için pekala barış yapabilirsin. Çözüm sürecinin bununla benzer hangi tarafı var?
Birincisi; Atatürk, Yunan’ı denize döktükten sonra, dünyanın gözü önünde şamarladıktan sonra “komşu” olarak oturtup konuştu, barıştı.
İkincisi; senin “her devrin adamı” bakışından hareketle baş kaldıran Seyit Rıza’yı, Sa’it’i meclise çağırmadı, sallandırıp attı, konuyu kapattı.
Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığına,
Konu: Hakem Kararları, Kurumsal Sorumluluk ve Merkez Hakem Kurulu Yetkilerine İlişkin Açık Sorular
Geçmişte Trabzonspor Kulübü Başkanlığı görevinizi yürüttüğünüz dönemde, 28 Ekim 2015 tarihinde oynanan Trabzonspor - Gaziantepspor müsabakası sonrasında yaşanan hadiseler ve o dönem hakem kararlarına karşı gösterdiğiniz reaksiyonlar kamuoyunun malumudur.
O tarihte gerçekleştirilen hakem hatalarına karşı takınılan tavır ile günümüzde yaşanan süreçler arasında ciddi bir çelişki göze çarpmaktadır.
23 Ağustos 2026 tarihinde oynanan Alanyaspor - Beşiktaş müsabakasında meydana gelen hakem hataları ve ortaya çıkan skandallar, geçmişteki örneklere kıyasla çok daha büyük bir boyuta ulaşmıştır.
Adaletsizlik ve haksızlık duygusunun, spor camialarında nasıl bir infiale ve öfkeye yol açabileceğini, geçmişteki kulüp başkanlığı deneyiminiz doğrultusunda en iyi analiz edecek kişilerden biri şüphesiz sizsiniz.
Geçmişte kulüp başkanlığı koltuğundayken hakem hatalarının sorumlusu olarak Federasyon yönetimini hedef alan yaklaşımınız dikkate alındığında, bugün değişen makamlar ve roller neticesinde şu soruların cevaplanması zaruri hale gelmiştir:
Sorumluluk Reddi: Beşiktaş camiası başta olmak üzere, Türk futbolunda uzun yıllardır süregelen bu adaletsiz yapıdan duyulan rahatsızlık ortadadır. Yaşanan bu son hakem skandalları TFF yönetiminin bilgisi ve talimatı dışında gelişmekteyse, kurumsal olarak bu durum sizleri rahatsız etmemekte midir?
Görevin İhmali: Futbolda adaleti sağlamakla yükümlü en üst makamda yer almanıza rağmen, hakem kararlarındaki bu bariz hatalara müdahale edilmemesi, görevin kötüye kullanılması veya ihmal edilmesi anlamına gelmekte midir?
Özerklik ve İdari Yetki: Türkiye Futbol Federasyonu bağımsız ve yetkili bir kurum mudur, yoksa idari birer memuriyet niteliğinde mi faaliyet göstermektedir?
MHK Yapılanması: Türkiye Futbol Federasyonu'nun Merkez Hakem Kurulu (MHK) üzerinde doğrudan idari ve hukuki yetkisi bulunmaktadır. Bu bağlamda, MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu’yu görevden alma yetkiniz mevcut mudur?
Eğer bu yetki varsa, Türk futbolunda infiale yol açan bu kararların ardından ilgili kişinin halen görevde tutulmasının gerekçesi nedir?
Makamların değişmesi, adalete ve tarafsızlığa olan ihtiyacı değiştirmemelidir. Kamuoyunun vicdanını yaralayan bu düzene karşı ivedilikle somut adımların atılması ve yukarıdaki hususların açıklığa kavuşturulması beklenmektedir.
Fabio Minetti
Ernest Poku...
Bu iki ismi aldık diye haber geçiliyor ,
Sorduk ettik iyi adam diyorlar da
Gündem hep o hakemler kalmalı...
Gündem değişmemeli...
Eğer bu hakemler bir daha maç yönetirse senin aldığın topçu hiç bir işe yaramayacak !!!!
Bu minvalde Alanya maçını konuşacağız
5 numaralarını mesela...
Bizden olup içimizi karartanları da kervana katıyorum
Siz soruyor, yorumluyorsunuz
Ben cevaplıyor konuşuyorum
Tartışıyoruz...
20:00 de Aleni Tv de
SENARİST TFF, KUKLA MHK!
Geçtiğimiz sezonlarda ve son maçta yapılan katliam, "hakem hatası" kılıfına sığmayacak kirli bir operasyondur!
Türk futbolunun tepesine çöken TFF ve kiralık düdüklerin adresi MHK; Beşiktaş’ın alın terini, tribün emekçisinin emeğini sistemli şekilde gasp etmeye devam ediyor.
Sözde şeffaf yönetilen sisteminizde, dünyanın öteki ucundan bile FIFA Dünya Kupası’na hakem çağrılırken sizin tetikçilerinizin o listelere neden giremediği ortadadır.
Ne zaman hakkımızı arasak, kendi pisliğinizi örtmek için kulübümüzü ve tribün emekçilerini cezalarla yıldırmaya kalktınız. Bizi polisimiz ve devletimizle karşı karşıya getirmek için algı yapmayın!
Buradan açıkça belirtiyoruz: DERHAL İSTİFA EDİN!
Camiamızı TFF kapılarına dayandırmak zorunda bırakmayın! Çileden çıkardığınız bu büyük taraftarın sabrı taşarsa; hastası ve bağımlısı olduğunuz koltuklar ne de kurduğunuz tezgahlar sizi kurtarmaya yeter.
Sabrımızı daha fazla sınamayın, ateşi körüklemeyin!
#forzabesiktas #çArşı
Türkiye'de kanunlara aykırı şekilde gasp edilen sahil şeritlerini uzun bir süredir araştırıyordum.
Buralara çöken, kanuna aykırı şekilde hareket eden bazı yerleri ve şahısları tespit ettim.
Yakın zamanda bu şahısları paylaşacağım.
Eğer sizin bu tür şahıslarla ilgili bilginiz varsa bana mesajlardan ve mailden ihbarda bulunabilirsiniz.
Konuyla ilgili Çevre bakanlığına ve ilgili belediyelere yazsam da hiçbir cevap alamadım.
SAHİLLER, TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NİN VATANDAŞINA AİTTİR. VİLLA VEYA SAHİLLER İÇİN KAPATILAMAZ.
Buna aykırı hareket eden belediye başkanlığı, bakanlık her kimse suç işlemektedir.
Kanunlar açıktır. Elinizde herhangi bir bilgi varsa lütfen bana iletin.
Cüneyt Özdemir @cuneytozdemir beni programına alırsan Güneydoğuyu ve terörle mücadeleyi bir de benimle tartışmanı isterim.
Eğer görüşlerinin doğru olduğuna eminsen beni ekranlarda rezil etme imkanın olur.
Tabii ki diğer şık da var
Kendine güveniyorsan ben hazırım
Bolçi firmasının üretim tesisinde çalışan bir takipçimizin gönderdiği mesajdaki iddialar acilen ilgili kurumlar tarafından incelenmelidir:
"Bolçi'de çalışıyorum. Bu bozuk çikolataları eritip tekrar karıştırıyorlar ve bu çikolataları iç piyasaya dağıtıyorlar. Yurtdışına ise ıskartasız çikolata yapılıp gönderiliyor. Denetim olacağı zaman haber geliyor ve ıskarta tankları boşaltılıp kilitleniyor ve her yer temizleniyor. Habersiz denetim olmuyor."
https://t.co/cCxou0aEt5
@TCTarim@tcbestepe
Ben bütün 90'lı yıllar boyunca oradaydım ve mücadelenin göbeğindeydim, terörle müzakere edilerek sonuç alınacağını zannedenin aklını tartışırız, ama buna itiraz edenlere hakaret eden yavşakların kişiliğini tartışırız.
90'lı yıllarda terörle mücadelenin önündeki en büyük engel mikrofonlu yavşaklardı.
Mikrofonlu yavşakların, Kaleşnikoflu hainlerden daha tehlikeli ve daha zararlı olduğunun en büyük kanıtı da şu yaşadığımız günlerdir.