Balık, içinde yüzdüğü okyanusu göremezmiş; çünkü okyanus onun hem sağı, hem solu, hem içi, hem dışıymış
İnsan da tıpkı bu misalde olduğu gibi, Allah’ın tecelli ettiği bir deryada yüzer de kendi varlığının sarhoşluğundan asıl varlığı göremezmiş
Bir kadın sorar:
— Yumurtalarınızı kaça satıyorsunuz?
Yaşlı satıcı cevap verir:
— Bir yumurta 10 TL, hanımefendi.
Kadın der ki:
— 6 yumurtayı 50 TL'ye alırım, yoksa giderim.
Yaşlı satıcı cevaplar:
— Hanımefendi, istediğiniz fiyata alın. Bugün henüz bir tane bile yumurta satamadım ve geçinebilmem için buna ihtiyacım var. Bu benim için iyi bir başlangıç olur.
Kadın yumurtaları pazarlıkla aldığı fiyattan satın alır ve kazandığını düşünerek oradan ayrılır. Şık arabasına biner ve arkadaşıyla birlikte lüks bir restorana gider.
Kadın ve arkadaşı istediklerini sipariş ederler. Azıcık yerler, ancak birçok şeyi yarım bırakırlar.
Hesap geldiğinde toplam 3800 TL tutmuştur. Kadınlar 4000 TL verir ve restoran sahibine üstü kalsın, bahşiş olsun derler.
Bu hikâye lüks bir restoranın sahibi açısından gayet normal görünebilir. Ama yumurta satan yaşlı adam için oldukça adaletsizdir…
Ortaya çıkan soru şudur:
Neden ihtiyacı olanlardan bir şey alırken gücümüzü göstermeye ihtiyaç duyarız?
Ve neden asıl ihtiyacı olmayanlara karşı cömert oluruz?
Bir keresinde bir yerde şöyle bir şey okumuştum:
“Babam, yoksullardan ihtiyaç duymasa bile bazı eşyaları yüksek fiyatlara satın alırdı.
Bazen normalinden daha fazla para verirdi.
Buna çok şaşırırdım. Bir gün ona sordum: ‘Neden böyle yapıyorsun baba?’
Babam şöyle dedi:
‘Bu, onura sarılı bir hayırdır, oğlum.’”
Biliyorum ki çoğunuz bu mesajı paylaşmayacak.
Ama buraya kadar okuyacak kadar zaman ayırdıysanız…
Belki siz de o onurlu hayırseverlerden birisinizdir.
🇹🇷 #YusufDikeç yine sahnede…
Karşısında son teknoloji ekipmanlarla yarışan rakipler, yanında ise yalnızca tecrübesi, sakinliği ve o meşhur duruşu vardı.
Ve sonuç değişmedi…
🥇 #Altın madalya yine onun oldu.
Bazıları ekipmana güvenir,
bazıları yeteneğe.
Ama gerçek şampiyonlar;
soğukkanlılığına, disiplinine ve karakterine güvenir.
Yusuf Dikeç artık sadece bir sporcu değil,
Türk milletinin özgüven sembollerinden biri. 🇹🇷🔥
“Tarz geçicidir, klas kalıcıdır.” 👏.
Japonya'daki deprem'in görüntüleri korkunç olsada,bir mühendislik harikasıda karşımıza çıkıyor.
japonlar tüm binaları ray'lı sistemle inşaa etmiş ve bu devasa sarsıntıda bir tek bir bina'nın camı dahi kırılmıyor.
coğrafya kaderdir depremlere engel olamazsın ama Japonya gibi önlem almak mümkünmüş demekki.
Sevilla FC Teknik Direktörü Matías Almeyda:
"Bugün savaşlar var ama biz bir futbol maçından bahsediyoruz. Bu, 'hiçbir şey umurumuzda değil' demek.
Düşünsenize, fırlatılan o füzelerin her biri belki 50 milyon euro değerinde ama sonra 'Afrika'da açlık var' diyoruz.
Diyorum ki; o füzeleri fırlatmak yerine neden o 50 milyon euroyu pirinç yardımı veya eğitim için harcamıyoruz? Ama biz sadece kendimiz için olan bir dünyada yaşamaya devam ediyoruz."
İnme (Felç) geldiğinde yapılacak ufak bir hareket felç olmaktan kurtarabilir...
‼️‼️Lütfen yayabildiğimiz kadar yayalım belki bir çok insana faydalı olabilir...‼️⚠️❗️❓👇👇👇
İnme (Felç)
Çinli bir profesörden tavsiye.
Evde bir şırınga veya iğne bulundurun.
Bu, kendinizi felçten kurtarmanın şaşırtıcı ve alışılmadık bir yoludur.
Sonuna kadar okuyun ve sonra iletin, asla bilemezsiniz, bir gün birine yardımcı olabilir.
Şaşırtıcı.
Lütfen bu mükemmel ipuçlarını aklınızda bulundurun.
Birinin hayatının size bağlı olabileceğini asla önceden bilemezsiniz.
Babam felç oldu ve daha sonra felçten öldü.
Keşke bu ilk yardımı daha önce bilseydim.
Bir felç meydana geldiğinde, beyindeki kılcal damarlar yavaş yavaş yırtılır.
İnme meydana geldiğinde sakin olun.
Hasta nerede olursa olsun hareket ettirmeyin.
Çünkü onu hareket ettirirseniz, kılcal damarlar patlayacak!
Hastanın tekrar düşmesinin önlenebileceği bir yere oturmasına yardım edin
ve ardından kanama başlayabilir.
Evinizde bir enjeksiyon şırıngası varsa bu en iyisidir, aksi takdirde dikiş iğneleri veya iğneler de işe yarayacaktır.
1). İğneyi / iğneyi sterilize etmek için ateşin üzerinde tutun ve ardından 10 parmağın tümünün ucunu delmek için kullanın.
2). Belirli bir akupunktur noktası yoktur, sadece tırnağa mm olarak yaklaştırın..
3). Kanın dışarı akmasını sağlayın.
4). Kan damlamaya başlamazsa, delinmiş parmağı parmaklarınızla sıkın.
5). 10 parmağın tamamı kanadığında, birkaç dakika bekleyin, ardından hasta uyanacaktır.
6). Hastanın ağzı kıvrıksa, kulakları kırmızı olana kadar çekin ve sıkın.
7). Sonra her kulağın lobunu iki kez delin, böylece her lobdan iki damla kan çıksın.
Birkaç dakika sonra hasta iyileşmelidir.
Hastanın herhangi bir anormal semptom göstermeden normal durumuna dönmesini bekleyin, ardından onu hastaneye gönderin.
Aksi takdirde aceleyle ambulansla hastaneye kaldırılırsa, yolculuk sırasındaki titreme kurbanın beynindeki kılcal damarların patlamasına neden olur.
Yürüyebiliyorsa, o zaman Tanrı'ya şükür, kurtulurlar.
Hayat kurtaran flebotomi hakkında San Juke'de yaşayan Çin Geleneksel Tıbbı Dr. Ha Bu Ting'den öğrendim.
Ayrıca bu yöntemle ilgili pratik deneyimlerim oldu bu yüzden yöntemin% 100 etkili olduğunu söyleyebilirim.
1979'da Tai Chung'daki Fung Gaap Koleji'nde öğretmenlik yaptım.
Bir gün sınıftaydım, başka bir öğretmen koşarak sınıfıma geldi ve heyecanla, "Bayan Liu, çabuk gidin, liderimiz felç geçirdi!" Dedi.
Hemen 3. kata çıktım.
Liderimiz Bay Chen Fu Tian'ı gördüğümde, solgundu, konuşması geveliyordu, ağzı bükülmüştü - felcin tüm belirtileri.
Hemen öğrenci stajyerlerden birinden, Bay Chen'in 10 parmağına batıracağım şırıngayı alması için okul dışındaki eczaneye gitmesini istedim.
10 parmağının tamamı kanla kaplı (her biri bezelye büyüklüğünde bir damla kan) birkaç dakika sonra, Bay Chen'in yüzü rengine kavuştu ve gözlerinde anlamlılık belirdi.
Ama ağzı hâlâ bükülmüştü.
Bu yüzden kulaklarını kanla doldurmak için kulaklarını çektim. Kulakları kırmızıya dönünce, sağ kulak memesine iki kez batırdım ve iki damla kan aktı.
Her iki kulak memesinde de iki damla kan varken bir mucize oldu.
3-5 dakika içinde ağzının şekli normale döndü ve konuşması netleşti.
Biraz dinlenmesine izin verdik ve bir fincan sıcak çay içtik, sonra merdivenlerden inmesine yardım ettik ve Wei Wah Hastanesine götürdük.
Bir gece orada yattı ve ertesi gün ders vermek üzere okula dönmek üzere serbest bırakıldı!
Her şey yolunda gitti.
Genelde inme kurbanları hastaneye giderken beyin kılcal damarlarının onarılamaz bir şekilde yırtılmasından muzdarip olmasına rağmen, hiçbir sonuç yoktu.
Sonuç olarak, bu hastalar asla iyileşmiyor.
Bu nedenle inme, ikinci en yaygın ölüm nedenidir.
Şanslı olanlar hayatta kalsa bile ömür boyu felç olabilir.
Hiç kimsenin hayatında böyle korkunç bir şey olmamalı.
Bu kan alma yöntemini hepimiz hatırlarsak ve kurtarma sürecine hemen başlarsak, kısa bir süre içinde hasta % 100 normale dönecektir.
Mümkünse, lütfen bunu okuduktan sonra listenizdeki herkese iletin.
Gelecekte birinin hayatını felçten kurtarmaya yardımcı olabilir...
Alıntı
❗ DİKKAT DİKKAT ❗
Eşim yanlışlıkla içinde 8 adet enerji tasarruflu ampul bulunan kutuyu yere düşürdü. Ampuller tuzla buz oldu, cam parçaları her yere saçıldı.
Ben ise büyük bir düşüncesizlikle, aceleyle büyük parçaları çıplak elle toplayıp çöpe attım ve ardından elektrik süpürgesiyle küçük kırıkları temizledim. Sorunun çözüldüğünü sandım…
Ancak birkaç saat sonra nefes almakta zorlanmaya başladım. Anafilaktik şok belirtileri yaşıyordum. Geç de olsa anladım ki ampullerde bulunan gaz hâlindeki cıvayı solumuş, solunum sistemimi ciddi şekilde tehlikeye atmıştım.
Hızla en yakın hastanenin acil servisine gittik. Giriş işlemlerinin ardından acil doktoru geldi. Beni baştan aşağı süzdükten sonra, neler olduğunu anlatmama fırsat vermeden “Eşinizle kavga mı ettiniz?” diye sordu.
Yükselen tansiyonum, solunum güçlüğüm ve eşimin yaşadığı panik, maalesef yanlış bir değerlendirmeye yol açtı:
“Anksiyete atağı geçiriyor, sakinleştirici verin.”
Tam bilincimi kaybetmek üzereyken eşimin bağırdığını duydum:
“Zehirlendi! Nefes alamıyor, dudakları ve tırnakları morardı. Ölüyor, ne anksiyetesi?”
Gerisini hatırlamıyorum…
Gözümü açtığımda etrafımda hekimler ve hemşireler vardı, yüzümde oksijen maskesi bulunuyordu. Nihayet doğru teşhis konulmuştu: Kırılan ampullerden yayılan zehirli gazı soluyarak zehirlenmiştim.
En yaşlı hekim elimi tutarak şunları söyledi:
Enerji tasarruflu ampuller ciddi sağlık riskleri oluşturabilir:
1️⃣ Kırıldığında çıplak elle dokunmayın.
2️⃣ Hemen pencereleri açarak ortamı havalandırın.
3️⃣ Havalandırmadan önce ve sonrasında elektrik süpürgesi kullanmayın. Cam kırıklarını fırça ve faraşla toplayın.
Hayat kurtarabilecek bu bilgiyi sevdiklerinizle paylaşmayı unutmayın.
Adana'da ekmek almaya giderken başıboş köpek saldırısına uğrayan genç kız, hastaneye kaldırıldı. Kafatasında 20 cm’lik bir açık var.’
Bu ülkenin çocukları daha ne kadar köpeklere yem olacak?
@TC_icisleri @miamustafacftci
Sadece 1 dakika 56 saniye süren bu Türk yapımı kısa film, tüm dünyayı düşündürdü ve dünya çapında 27 ödül kazandı.🇹🇷🙏🎬
Filmin adı Açlık…
https://t.co/WSLTeRZzTT
📌 Son 10 günde yaşanan önemli gelişmeler.
— HPV'ye tedavi bulundu.
— Kolon Kanserine tedavi bulundu.
— Pankreas Kanserine tedavi bulundu.
— Kanamayı anında durdurucak yöntem geliştirildi.
— Aziz Sancar, beyin tümörünü deneylerde yok etti.
— Japonya, Down sendromuna sebep olan geni yok etti.