AİHM KARARLARINA UYULMAMASI NEDENİYLE AVRUPA KONSEYİ BAKANLAR KOMİTESİNE BAŞVURU REHBERİ
I. BAKANLAR KOMİTESİNİN GÖREVİ
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi md. 46’ya göre, AİHM kararlarının infazı Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından takip edilir. AİHM kararlarına uyulmaması halinde Bakanlar Komitesi öncelikle ilgili devlete ihtarda bulunur, ardından üçte iki oy çokluğuyla dosyayı tekrar AİHM’e göndererek karara uyulup uyulmadığı yönünde yeni bir inceleme yapılmasını talep eder. Ardından AİHM, karara uyulmadığını tespit ederek alınacak tedbirleri değerlendirmek üzere dosyayı yeniden Bakanlar Komitesine gönderir.
Bakanlar Komitesinin kararların icrasıyla ilgili çalışma prensipleri aşağıdaki metinde düzenlenmiştir. Uygulayıcılar ve meraklıları inceyebilir:
Rules of the Committee of Ministers for the supervision of the execution of judgments and of the terms of friendly settlements
Bu sürecin işlemesinde yapılacak değerlendirmeler büyük oranda taraflardan gelecek bilgilere dayanmaktadır. Dolayısıyla başvurucuların ve temsilcilerinin Bakanlar Komitesine önemli gelişmeleri bildirmesi, kararların icrası açısından hayati önem taşımaktadır.
II. BAKANLAR KOMİTESİNE NELER BİLDİRİLEBİLİR
AİHM’in verdiği karara sadece lafzıyla uyulması yetmez, ihlal kararında belirtilen bütün sorunların hem başvurucu hem de aynı durumdaki diğer kişiler için giderilmesi gerekir. Bu nedenle sadece yargılamanın yenilenmesine karar verilmesi, ihlalin giderildiği manasına gelmemektedir. Aşağıdaki hallerden herhangi biriyle karşılaşanlar Bakanlar Komitesine bildirimde bulunabilir:
· Yargılamanın yenilenmesi talebiniz reddedildiyse,
· Ceza dosyalarında yargılamanın yenilenmesine karar verilmesine rağmen infazın durdurulması talebiniz reddedildiyse (kararın etkisiz kalması gerekçesiyle),
· Ceza dosyalarında yargılamanın yenilenmesine rağmen önceki mahkumiyet kararıyla aynı karar verildiyse,
· Tazminata hükmedilen dosyalarda süresi içinde ödeme yapılmadıysa,
· Tazminata hükmedilen dosyalarda 3 aydan sonra ödeme yapılıp faiz ödenmediyse,
· Dostane çözümle sonuçlanan dosyalarda hükümet tarafından vaadedilen şartlar yerine getirilmediyse,
· Yeniden yapılan yargılamada AİHM’in ortaya koyduğu prensiplere uyulmadıysa (özellikle kamulaştırma davalarında görülmektedir),
Yukarıdaki listede sayılanlar tahdidi değildir. Başka bir deyişle AİHM kararının ruhuna aykırı herhangi bir yargı uygulaması olduğunu düşünenler Bakanlar Komitesine bildirimde bulunabilir / bulunmalıdır.
Bununla birlikte, kararların icrasının denetimini zorlaştırmaması için sadece ciddi bir sorunla karşılaşanar bildirimde bulunmalıdır. Dosyayla ilgili yaşanan her gelişmenin anlık olarak Bakanlar Konseyine bildirilmesi gibi uygulamalardan muhakkak kaçınılmalıdır.
III. BAKANLAR KOMİTESİNE NASIL BAŞVURULUR
Bakanlar Komitesine başvuru usulü oldukça sade ve basittir. Başvurular e-mail yoluyla yapılmaktadır.
Bakanlar Komitesinin icra biriminin e-mail adresi: [email protected]
Başvuru dili: her ne kadar AİHM başvuruları Türkçe de yapılabiliyor olsa da Bakanlar Komitesi başvurularının etkili şekilde incelenebilmesi için İngilizce ya da Fransızca dillerinden biri kullanılmalı. Bu dillere hakim olmayanlar google translate / chatgpt gibi yerlerden yardım alabilir.
Başvuru usulü AİHM başvurularının aksine katı değildir. Ancak etkili bir başvuru için şu hususlara dikkat edilmesi gerekmektedir:
· Başvurunuzu oldukça kısa tutun. Bir sayfadan daha uzun bir başvuru gerektiren durumlar oldukça istisnaidir.
· Başvuru e-mailinin başlığına başvuru numaranızı belirtmeyi unutmayın. Örnek bir e-mail başvuru başlığı:
Non-execution of the final ECHR judgment in X v. Türkiye (Application no. X/X)
· Başvurunuzda izah etmek istediğiniz hususları hem e-mail metinin içine yazabilir hem de aynı metni ayrı bir pdf olarak eke gönderebilirsiniz.
· Başvurunuza konu olan dayanak mahkeme kararlarını ve diğer evrakları pdf formatında (udf değil) ek olarak göndermelisiniz. Ek listesi AİHM başvuruları gibi uzun değildir. Söz gelimi gerekçeli kararın koyulmasına gerek yoktur. Hatta lüzumsuz eklerin koyulması başvurunuzun incelenmesini zorlaştıracaktır. Sadece AİHM kararına uyulmadığını gösteren ve AİHM kararından sonra ortaya çıkan duruma ilişkin ekleri koymanız yeterlidir.
· Bakanlar Komitesi başvuru metni İngilizce / Fransızca olmakla birlikle eklerin Türkçe orijinal haliyle gönderilmesinde hiçbir sakınca bulunmamaktadır.
Bakanlar Komitesi, başvuruculardan gelen gözlemleri genellikle birkaç gün içinde kayda almakta ve Türk Hükümetinin temsilcisine iletmektedir. Bu gözlemler, karaırn bulunduğu gruptaki diğer dosyalarla birlikte düzenli olarak yapılan toplantılarda değerlendirilmektedir. Başka bir deyişle yapılan bildirimin ciddiye alındığı ve hızlıca AİHM kararlarına uyumluluk sürecinde hazırlanan metinlere girdiği söylenebilir.
Yapılan bildirimlerden Bakanlar Komitesinin toplantı gündemine alınanlar https://t.co/7shVM6B5rF sitesinde ilan edilmektedir. Toplantı ilanlarının ekinde başvuruculardan gelen bildirim metinlerine de ayniyle yer verilmektedir.
IV. TÜRKİYE AİHM KARARLARINA UYMAKTA MIDIR?
Yaygın kanının aksine, ülkemizin AİHM kararlarına uyma istatistiği oldukça yüksektir. Uyulmayan bazı kararlarda ise iyileşmelerin yapılması için başvurucuların gerekli çabayı muhakkak göstermesi gerekmektedir. Nitekim Türk Hükümetinin Bakanlar Komitesine sunduğu görüşlerde AİHM kararlarıyla tam uyumluluk halinde olunduğu vurgulanmaktadır. Kararlara uyum sürecinin iyileşmesinde başvurucuların Bakanlar Komitesi ile iletişiminin büyük önemi vardır.
Ayrıca Bakanlar Komitesine yapılan bildirimleri “şikayet” olarak görmek de yanlış bir bakış açısıdır. Başvuruclar ve dosyaya üçüncü parti görüşü sunan kurumlar, gözlemlerini bildirerek Türk Hükümeti ve Adalet Bakanlığına AİHM kararlarına uyum konusunda yardımcı olmaktadır.
Bu nedenle başvurucuların Bakanlar Komitesine yapacakları bildirimler, adalet endeksinin gelişmesi açısından hayati önem taşımaktadır ve başvurucuların Bakanlar Komitesiyle iletişim halinde olması gerekmektedir.
Buradan Aihm deki başvurunuzun durumunu öğrenebilirsiniz
https://t.co/79lQamF8yE
AİHM in resmi uygulaması değil ama işe yarıyor... Nasıl yapacağınızı bilmediğiniz yerde yapay zekadan yardım alın.
ÇIPLAK ARAMA İŞKENCEDİR, KİME YAPILIRSA YAPILSIN KARŞISINDAYIZ!
Çıplak arama meselesini gündeme getirdiğimizde bize edilmeyen hakaret kalmamıştı. “Yok böyle bir şey” dediler, “devlete ve polise hakaret ediyorsunuz” dediler, hedef gösterdiler.
AK Parti Grup Başkanvekili @AvOzlemZengin de aynı şeyi söylüyordu: “Çıplak arama yoktur” diyordu. Bu gerçeği dile getirenleri suçluyor, hakaretlerle hedef gösteriyordu.
Oysa bugün bir kez daha görülüyor ki çıplak arama bu ülkede yıllardır hukuksuzca uygulanan bir işkencedir. Kimi zaman cemaat davalarından yargılanan kadınlara ve erkeklere, kimi zaman Filistin için eylem yapan kadın aktivistlere, bugün ise CHP’li bir kadına yapılmaktadır.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker’in mahkemede anlattıkları, insan onurunun nasıl ayaklar altına alındığını bir kez daha göstermiştir.
@tkdfederasyon O zaman imamların resmi nikah olmadan nikah kıymasını suç sayan hükmü de iptal etmişti. Nafakadan şikayet edenlerin çoğu sadece eşine değil çocuğuna bile nafaka ödemek istemeyenler. Oysa bundan sonra , kadın nafaka almadığında çocukların nafakası daha yüksek hükmedilecektir.
Serkan Gölge, ABD Kongresi’nde Türkiye’deki siyasi yargılamaları anlattı:
-Sıradan bir hayat terör suçuna dönüştürüldü
-Delil değil, profil üzerinden yargılandık
-Ben tek değilim, binlercesi var
-2019’da Trump-Erdoğan görüşmesi sonrası tahliye edildim
🔴 Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Michael O'Flaherty, Türkiye'ye İstanbul Sözleşmesi'ne yeniden katılma çağrısı yaptı.
🔴 Türk makamları, her şeyimiz tam dedi⁉️
👇🏽
➡️ Komiser, Aralık 2025'teki Türkiye ziyaretinin ardından yayınladığı raporda, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmesinin, özellikle Türkiye’de kadına karşı şiddetin önlenmesi ve bununla mücadele edilmesinde süregelen zorluklar göz önüne alındığında, koruma konusunda giderilmesi
gereken bir boşluk yarattığı belirtiyor ve Sözleşmeye yeniden katılma çağrısı yapıyor.
➡️ Türk makamları ise Komiserin raporuna ilişkin yorumlarında, "Türkiye, kadınlara yönelik şiddetle mücadele için sağlam yasal, kurumsal ve politika mekanizmaları kurmuştur ve memorandumdaki yorumların aksine, kadınların şiddete karşı korunması konusunda yasal bir boşluk bulunmamaktadır. Türkiye gerekli önlemleri etkin bir şekilde uygulamakta ve bu alandaki çabalarını istikrarlı ve kararlı bir şekilde sürdürecektir" ifadelerine yer verdi.
🔗 Komiserin raporu https://t.co/qfcNCPs6aO
🔗 Türk makamlarının yorumları
https://t.co/lo1pAbqOxC
Adliyelerde on binlerce, yüz binlerce kişi yığıldı. Dosyalar yığıldı. Zaten 15 bin civarında savcı hakim varken sanırım 4500’ü atılınca şimdi de çok kısa bir sürede 30 bine çıktı hakim savcı sayısı. O da %70 sınav sınırı ortadan kaldırılarak gencecik başarısız insanlar sınavlarda iktidar taraftarı olma şartıyla kazandırılarak yargıç, savcı yapıldı ve insanlar bir de böylece “terörist” ilan edildi.
Merkezimiz tarafından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararlarının yakından takip edilmesi amacıyla Mahkeme’nin 2025 yılında vermiş olduğu kararlarından derlenen Türkçe özetler seçkisi yayınlanmıştır.
Kararların özetleri için linke tıklayınız:
https://t.co/BfbmcZ4PKq
AİHM Büyük Daire, bugün açıkladığı Yasak kararıyla “kanunsuz ceza olmaz” (AİHS md. 7) ilkesinden tekrar ihlal kararı verdi.
İyi niyetli bir yönetim için tek çare AİHM kararlarını uygulamaktır. Bu nedenle bir kez daha #AİHMKararlarıUygulansın diyoruz.
@audomaropulchra@sewileyy Bana yanlış şablondan kişisel görüşme kararını yapıştırmışlar gibi geldi. Sir için çocukla da görüşeceklermiş. Bebek için bu şablon olmamış.
@KeremALTIPARMAK Biz de öyle yapıyoruz. Benim tanıdığım her siyasi görüşten insanlar da aynı şekilde. Karşı çıkanlar nereden türedi, nasıl insanlar hiç anlayamıyorum.
@tokali_ibrahim AİHM ve AYM içtihatlarına göre özgürlükten yoksun bırakma, bir kişinin kendi iradesi dışında, kamu gücü tarafından belirli bir yerde tutulması ve serbestçe hareket etmesinin fiilen engellenmesi durumudur. Hakim savcı kararı olmaması durumu daha da vahim kılar.
Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin Genişletilmiş Denetim Kapsamında İnfazını Takip Ettiği Öncü Kararlar
Genişletilmiş denetim (enhanced supervision), yapısal insan hakları sorunları içeren dosyaların yoğun denetim altında izlenmesi manasına gelir. Bakanlar Komitesi, benzer ihlalleri içeren dosyaları öncü (leading) bir dosya altında gruplayarak toplu izleme yapmaktadır. Gruplar, öncü davanın adıyla anılır.
Aşağıdaki listede yer verilen grupların öncü davalarından bazılarındaki hak ihlali giderilmesine rağmen Bakanlar Komitesi denetiminin neden hala devam ettiği sorusu akıllara gelebilir. Genel olarak bunun iki nedeni vardır:
- Devletin genel tedbirler (general measures) kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle benzer durumdaki hak sahipleriyle ilgili devam eden ihlallerin bulunması,
- Öncü başvurucuyla ilgili ihlalin giderilmiş olmasına rağmen benzer başvuruların gelmeye devam etmesi,
Ayrıca denetimi devam eden dosyalara bakıldığında, sadece tazminatın ödenmesinin ihlalin giderildiği manasına gelmediği de açıkça görülmektedir.
Aşağıda Bakanlar Komitesinin genişletilmiş denetim kapsamında takip ettiği gruplar, karar tarihine göre azalan sırayla listelenmiştir.
K.V. MEDITERRANEAN TOURS LIMITED (41120/17)
Karar tarihi: 10.06.2025
Başvurucu şirketin Kuzey Kıbrıs’ta bulunan mülklerine ilişkin taleplerinin yeterli ve etkili şekilde incelenmemesi
IŞIK (42202/20)
Karar tarihi: 08.10.2024
Polis müdahalesi sırasında FN 303 isimli bir silahın neden olduğu yaralama ve devamında gerekli soruşturmanın yapılmaması
İLERDE ve Diğerleri (35614/19)
Karar tarihi: 05.12.2023
Cezaevlerinde aşırı kalabalık olması ve başvurucuların ailelerinin yaşadığı yerden uzak yerlerdeki ceza infaz kurumlarına yerleştirilmesi
DURUKAN ve Diğerleri (14879/20)
Karar tarihi: 03.10.2023
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hukuki çerçevenin yetersiz kalması
Y��KSEL YALÇINKAYA (15669/20)
Karar tarihi: 26.09.2023
Başvurucunun, ByLock uygulamasının kullanımı, Bank Asya’da hesabının bulunması ve sendika üyeliği nedeniyle usuli güvenceler olmaksızın silahlı terör örgütü üyeliğinden mahkum edilmesi nedeniyle AİHS md. 6, 7 ve 11 ile korunan haklarının ihlal edilmesi
GEYLANİ ve Diğerleri (10443/12)
Karar tarihi: 12.09.2023
Barışçıl gösteri sırasında kolluk güçlerinin özellikle tazyikli su kullanımıyla orantısız ve gerekçesiz güç kullanımı ve sonrasında etkisiz soruşturma
ELVAN (64937/19)
Karar tarihi: 07.02.2023
Gösteriler sırasında polis tarafından atılan gaz kapsülü sonucu ölüm olayında üst düzey kamu görevlilerinin olası sorumluluğuna ilişkin etkili soruşturma yürütülmemesi
AKGÜN (19699/18)
Karar tarihi: 20.07.2021
Makul şüphe olmaksızın tutuklama, tutuklama kararının yeterli gerekçe içermemesi ve başvurucu ile avukatının delillerin içeriği hakkında yeterli bilgiye sahip olmaması
BİLGEN (1571/07)
Karar tarihi: 09.03.2021
Bir hakimin r��zası olmadan daha alt dereceli bir yargı çevresine atanmasına ilişkin kararın yargısal denetime tabi olmaması
SELAHATTİN DEMİRTAŞ (No. 2) (14305/17)
Karar tarihi: 22.12.2020
Başvurucunun bir suç işlediğine dair makul şüphe bulunmaksızın ve siyasi çoğulculuğu bastırma ile siyasi tartışma özgürlüğünü sınırlama amacıyla tutuklanması; ayrıca parlamenter dokunulmazlığının öngörülemez şekilde kaldırılması ve başvurucuları siyasi konuşmaları nedeniyle cezalandırmaya yönelik ceza yargılamaları yürütülmesi
PİŞKİN (33399/18)
Karar tarihi: 15.12.2020
OHAL KHK’sı kapsamında kamu görevlisinin terör örgütüyle bağlantı iddiasıyla işten çıkarılmasının yetersiz yargısal denetime tabi olması
KAVALA (28749/18)
Karar tarihi: 10.12.2019
Makul şüphe olmaksızın ve başvurucuyu susturma amacıyla uzun süreli tutuklama
ALPARSLAN ALTAN (12778/17)
Karar tarihi: 16.04.2019
Bir hakimin dokunulmazlığı önceden kaldırılmaksızın, suçüstü kavramının makul olmayan şekilde genişletilmesine dayanılarak tutuklanması; ayrıca somut suçlayıcı delil bulunmaksızın, yalnızca yasadışı bir örgüte üyelik şüphesine dayanılarak tutuklama
HASAN KÖSE (15014/11)
Karar tarihi: 18.12.2018
Polis ve jandarma tarafından kötü muamele ve buna ilişkin cezasızlık ile etkisiz soruşturma
IŞIKIRIK (41226/09)
Karar tarihi: 14.11.2017
Sadece bir toplantıya katılıp görüş açıklama nedeniyle öngörülemez şekilde örgüt üyeliğinden mahkum edilme
GENÇ ve Diğerleri (34327/06)
Karar tarihi: 10.10.2017
Ulusal mahkeme kararlarının uygulanmaması veya gecikmeli uygulanması
YEHOVA ŞAHİTLERİNİ DESTEKLEME DERNEĞİ ve Diğerleri (36915/10)
Karar tarihi: 24.05.2016
İmar mevzuatındaki kısıtlamalar nedeniyle küçük bir dini topluluğun ibadet yeri edinmesinin engellenmesi
GURBAN (4947/04)
Karar tarihi: 15.12.2015
Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası için herhangi bir gözden geçirme mekanizmasının bulunmaması ve cezaevi koşulları
AKARSUBAŞI (70396/11)
Karar tarihi: 21.07.2015
Kanuna aykırı toplantı ve gösterilere katılım nedeniyle Kabahatler Kanunu kapsamında idari para cezası uygulanması
DERYAN (41721/04)
Karar tarihi: 21.07.2015
Mahkemelerin kararlarını yeterli gerekçeyle açıklamaması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlali
ÖNER ve TÜRK (51962/12)
Karar tarihi: 31.03.2015
Şiddet veya nefret içermeyen ifadeler nedeniyle, TCK veya TMK kapsamında yürütülen ceza soruşturmaları yoluyla ifade özgürlüğüne orantısız müdahale
MANSUR YALÇIN ve Diğerleri (21163/11)
Karar tarihi: 16.09.2014
Alevi inancına mensup öğrencinin zorunlu din derslerinden muaf tutulmaması
ATAYKAYA (50275/08)
Karar tarihi: 22.07.2014
Gösterilerin dağıtılması sırasında aşırı güç kullanımı ve polis eylemlerine ilişkin etkisiz soruşturma
NEDİM ŞENER (38270/11)
Karar tarihi: 08.07.2014
Araştırmacı gazetecilerin tutuklanması yoluyla ifade özgürlüğüne orantısız müdahale edilmesi oto-sansür oluşturulması
ALTUĞ TANER AKÇAM (27520/07)
Karar tarihi: 25.10.2011
Türklüğü aşağılama suçlamasıyla ceza soruşturması yürütülmesi
DİNK (2668/07)
Karar tarihi: 14.09.2010
Bir gazetecinin yaşamının korunmaması, etkili soruşturma yürütülmemesi ve Türklüğü aşağılama nedeniyle ceza soruşturması
VARNAVA ve Diğerleri (16064/90)
Karar tarihi: 18.09.2009
1974 Kıbrıs operasyonları sırasında kaybolan kişilerin akıbetine ilişkin etkili soruşturma yapılmaması
OPUZ (33401/02)
Karar tarihi: 09.06.2009
Aile içi şiddete karşı devletin koruma sağlamaması
ISAAK (44587/98)
Karar tarihi: 24.06.2008
Kıbrıs’taki ateşkes hattında ölüm ve hayati tehlike doğuran yaralanmalar ile bunlara ilişkin etkisiz soruşturma
ARTUN ve GÜVENER (75510/01)
Karar tarihi: 26.06.2007
Cumhurbaşkanına hakaret suçundan verilen mahkûmiyet nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlali
OYA ATAMAN (74552/01)
Karar tarihi: 05.12.2006
Gösteriler sırasında aşırı güç kullanımı, kötü muamele ve etkisiz soruşturma nedeniyle toplantı özgürlüğünün ihlali
ERDOĞAN ve Diğerleri (19807/92)
Karar tarihi: 25.04.2006
Askerî operasyonlar sırasında güvenlik güçlerinin eylemleri ve buna ilişkin etkili soruşturma yapılmaması
ÜLKE (39437/98)
Karar tarihi: 24.01.2006
Zorunlu askerlik hizmetini yapmak istemeyen başvurucuyla ilgili üst üste verilen mahkumiyet kararları ve vicdani ret müessesine ilişkin bir mekanizmanın bulunmaması
XENIDES-ARESTIS (46347/99)
Karar tarihi: 22.12.2005
Kuzey Kıbrıs’taki mülklere erişimin sürekli olarak engellenmesi
KAKOULLI (38595/97)
Karar tarihi: 22.11.2005
Kıbrıs’taki ateşkes hattında ölüm ve yaralanmalar ile bunlara ilişkin etkili soruşturma yapılmaması
KIBRIS v. TÜRKİYE (25781/94)
Karar tarihi: 10.05.2001
Kuzey Kıbrıs’taki durum kapsamında kayıp kişiler başta olmak üzere çok sayıda ihlal
@aysemerveyonet En mükemmel sizsiniz, her şeyi çok biliyorsunuz. Boşa okuyup sıraları da işgal etmeseydin keske, evine ekmek götürecek biri okurdu senin yerine.
@Pembrokentr Asıl sorun, çocuk bu silahları nasıl bulmuş, bir polis bu kadar silahı ruhsatla olsa dahi nasıl alabiliyor- o kadar çok ki sahip çıkamıyor - vs. Ama hep yanlış yere bakılıyor.
@Bo_nan_za_ İçerikteki bilgiler doğru olabilir, ama örnek yanlış kişi üzerinden olmuş. Kendisiyle yıllar önce bir vesilesiyle karşılaşmıştık. Gayet vasıflı birisi. Dediginiz gibi olanlar böyle pek ortalıkta görunmezler, zira yaptıkları bir iş de yok.
Suç kavramı anlamını yitirdi iyice... Soruşturma açılmasa ben böyle bir şeyi duymazdım bile. Kapalı gruba yapılan gösteri. Beğenmediysen izleme. Ne karıştırıyorsunuz ceza kanununu! Artık Kanuni deyince hep aklıma gelecek...
Bir stand-up gösterisinde “Kanuni Sultan Süleyman bile fuckbuddy’si ile evlendi” diyen Tuba Ulu isimli komedyen, “Tarihi, milli ve manevi değerlere hakaret” suçlamasıyla gözaltına alındı. (Burak Doğan)