@PerfectDamagee@korayceliker Yenilelim eleştiri olmaz, kronik dördüncü olalım eleştiri olmaz, küme düşelim yine eleştiri olmaz vardır yüce yönetimimizin bir bildiği. Adam değilsiniz ya
@samiltayyar27 O değerlerini al başına çal Şamil
Toplumsal barışını bi yerlerime sürdüm Şamil
Bu ülkenin kanserisiniz Şamil
Memleketin dibine dinamit döşediniz Şamil
dünyanın her yerinde komedyenler tepki alır, linç yer, hatta bazen cancellanır. bu onların işinin gereği, seyircileriyle arasındaki doğal ilişki zaten. dünyanın hiçbir yerinde ofansif mizah yapan her komedyeni tutuklamak gibi bir devlet politikası olamaz.
Gözaltına alınan bazı kişilerin emniyet binası içinde arkadan kelepçeli şekilde yürürken çekilen bu tür videoları gazeteciler değil aslında polis telefonla çekiyor ve ardından bu videolar polis bağlantılı bazı gazeteciler üzerinden yayılıyor. İstanbul Emniyet Müdürlüğü bina içi kameralara bakarsa bu videonun hangi polis tarafından çekildiğini kolayca bulur. Suçlu olduğuna mahkeme tarafından karar verilmemiş bir kişiyi hiç gerek olmadığı halde kelepçe takıp ardından videoya çekerek ülkeye teşhir etmek artık yeni moda bir cezaya dönüştü. Hapis cezası ve para cezasına ek olarak kanunda yer almayan fiili bir "kelepçeli teşhir cezası" uygulanıyor adeta. Üstelik bu ceza yargılama yapılmadan hatta kişinin savunması alınmadan veriliyor.
Milli takıma tepki gösterdiğiniz için şu sıfat tarafından Akın Gürlek'e şikayet edilerek güne başladınız. Şu sıfat sizin hapse girmenizi istiyor. Otoparkta değnek sallaması gereken birine makam verildiği için sizin hapse girmenizden bahsediliyor. Müthiş.
Aidiyet hisettiğim Türkiye Milli Takımı, "Ay Yıldızlılar" adıyla bilinirdi. Resmi sayfasında parti reklamı yapılan "bizim çocuklar" değil.
Togg reklamı malzemesi olmazlardı, hava sahasına girişte Türk jetleriyle karşılanırlardı.
Villa için değil bayrak için oynarlardı.
Eleştirildikçe üste çıkıp "moralimizi bozuyolar" demezler, daha iyi oynarlardı.
Onlar tarihin en iyi Brezilya'sına elenince mahcup olurdu, bizim çocuklar gibi Avustralya-Paraguay'a elenip "gurur duymalıyız" demezlerdi.
Hiçbiri milli takım kampında bir kulüp takımının başkan adayıyla transfer görüşmesi yapmazdı, kafaları sadece turnuvadaydı.
Yıllar sonra turnuvaya katılıp şımarıkça "kupayı alacağız" demezlerdi, ayakları yere basardı.
Ön elemede 6 tane yiyip bunu daha sonra yayınlarda kahkahalarla anlatmazlardı, gururları vardı.
Bam güm orta açmazlardı, tarihin en iyi sol beklerinden birine gökkuşağı çalımı atarlardı.
Turnuva öncesinde 50 reklamda oynayıp vatan millet meselesini paraya çevirmezdi.
Taksim'de tüm Türkiye omuz omuza izlerdi, takım ayrımı yoktu. Adam kayırma, torpil, kıyakçılık, menajer yancılığı yoktu.
Elbet bir gün yine Ay-Yıldızlılar olacağız. Hayatımızın en güzel yazı olacak.