Eski hesabımı hiç bir sebep olmadan herhalde (profil resmimi ve ismi tepki nedeni ile Ekrem İmamoğlu yaptığım için) askıya alan X yüzünden eski yedek hesabımdan yeniden mücadeleye başlıyoruz.
@denizseckin0555@Profesorfacia_ Gitmiş görmüş gibi yazma.. Yok böyle şey, ben doğru düzgün kedi bile görmedim... Bizdeki kedi severlik artık hayvan sevgisini geçip yaygın bir ruh sağlığı hastalığına döndü...
@bosunatiklama Banka FON falan hakkında konuşsa mesela banka müdüresi falan konuşsa...
Ha sahi şu Seçil Erzan hanımefendinin davası ne oldu? Bilen var mı?
@YenicagGazetesi Bence salakça bir haber... Laaa burası Türkiye otomobil az yaksa ne olur çok yaksa ne olur? ÖTV, KDV, MTV, TRT, TÜRKTÜV, SİGORTA... Otomobili yerinden kıpırdatmasan zaten 10bini aylık verirsin...
O günleri Anayasa Komisyonu üyesi bir milletvekili olarak tam göbeğinde yaşadım.
2015 seçimleri malum. “Seni başkan yaptırmayacağız’ diyen kişi Selahattin Demirtaş.
Nisan 2016, dokunulmazlıkları kaldıran Anayasa değişikliği meclise geldi. “Anayasaya aykırı ama Evet diyeceğiz” diyen kişi Kemal Kılıçdaroğlu.
Kasım 2016, Selahattin Demirtaş ve arkadaşları tutuklandı.
Aralık 2016, tek adam rejimini içeren Anayasa değişikliği geldi.
16 Nisan 2017 referandumu ile Anayasa geçti.
Ben referandum için çok yerde çalıştım ama Muş örneğini özellikle vermek isterim. Oy oranlarını ve saha gözlemlerimi birleştirip “Hayır” çıkacağına emin olmuştum. Muş’ta HDP’nin oyu seçimlerde; 7 Haziran’da yüzde 80 ve 1 Kasım’da yüzde 70’ti. Sahada evet diyecek kimseyle karşılaşmamıştım ve fakat o günkü valinin köy köy dolaşıp imamları ve muhtarları tehdit ettiğini “köyünüzden Evet çıkmazsa sizi terörist diye tutuklar kayyum atarım” dediğini anlatmışlardı. Referandum sonrası oy oranına bakmış ve yüzde 54 Evet çıktığını görmüştüm. Ben bunları TBMM’de bir konuşmamda dile getirmiştim. Bunları şundan anlatıyorum.
Tek adam rejimi bir düşman yaratılarak, algı operasyonları ile, tehditler ve baskı ile ülkemize karabasan gibi getirilmiştir.
Beş ay öncesinde Selahattin Demirtaş tutuklanmamış olsaydı Tek Adam Rejimi anayasası referandumdan geçemezdi.
Şimdi ise benzer bir süreç yaşıyoruz. Cumhuriyetin son kalıntılarını da demokrasi aleyhine yıkacak bir “Monarşi” düzenine geçmek istedikleri hepimizin malumudur.
Bu sefer yaratılan düşman Özgür Özel liderliğindeki CHP’dir. Erdoğan’ı yenen Ekrem İmamoğlu zaten operasyon ile tutuklanmıştır. CHP halen birincidir bir operasyona daha ihtiyaç duyulmuş işbirlikçilerle beraber CHP işgal edilmiştir.
Bütün bunlara rağmen halen liderliğini sürdüren genel başkanımız ve ekibi hakkında dokunulmazlıkların kaldırılması gündeme gelecektir.
Çünkü Anayasayı geçirmek için 2016’daki gibi engelleri tutsak etmek gerekmektedir.
Ülkemizin bütün demokratları birleşmek zorundadır, her partinin içindeki işbirlikçiler teşhir edilmek zorundadır. Kurtuluşumuz hep beraberdir.
Emperyalistlerle, diktatörlerle, otokratlarla ülkemize demokrasi gelmez, barış gelmez. Demokrasiyi bizler getireceğiz.