Hollanda Türk Diasporası Atlası Yayımlandı! 🇹🇷🇳🇱
Türkiye–Hollanda İşgücü Anlaşması’nın 60. yılı vesilesiyle hazırladığımız bu atlas; 1964’ten bugüne yarım milyonun üzerinde vatandaşımızın Hollanda’ya uzanan göç ve diaspora yolculuğunu, sosyal, ekonomik, kültürel ve siyasi boyutlarıyla 14 başlıkta ele alıyor.
Hollanda Türk toplumunun Avrupa’daki köklü emek ve başarı hikâyesine bir saygı duruşu niteliği taşıyan “Hollanda-Türk Diasporası Atlası”nı, YTB Dijital Kültür Platformumuz #Dijiküp üzerinden inceleyebilirsiniz 👇🏻
🔗 https://t.co/ygnabqycsQ
Zafer dediğin budur!
Tüm müdahalelere ve engellemelere rağmen inanmış bir topluluğun zaferidir bu.
Süreçte emeği geçen tüm kontrolör arkadaşlarıma ve sendika yönetimimize teşekkürü borç bilirim.
Sendikamızca 2023 Eylül ayında başlatılan inisiyatif almadan çalışma faaliyeti ile ilk adımı atılan ve yaklaşık 1.5 yıldır devam eden özlük hakkı mücadelesi, bugün itibarıyla TBMM’de kabul edilen düzenleme neticesinde yeni bir kazanımla daha taçlandırılmıştır.
Kararlılıkla sürdürülen iki farklı eylem süreciyle kamuoyu farkındalığı oluşturulması, gerçekleştirilen sayısız üst düzey görüşme ve en nihayetinde Plan ve Bütçe Komisyonu’ndaki her bir milletvekilimize ayrı ayrı ulaşarak desteklerini almaya varıncaya dek her aşamasını ilmek ilmek işlediğimiz bir emeğin neticesi olan bu kazanım, her ne kadar tam olarak adil olmasa da tüm DHMİ personeline maddi açıdan büyük katkı sağlayacaktır. Uzmanlara yönelik taslağın geri çekildiği bir ortamda, bu maddenin hayata geçirilebilmesi de bu başarının tescilidir.
Bununla birlikte, taslakta son anda yapılan değişiklik neticesinde ilgili ödemenin yapılabilmesi için bir kararname çıkarılması gerekliliği hasıl olmuştur. Bu kararnamenin de ivedilikle hayata geçirilmesi elzemdir.
Talimatlarıyla çözüm yolunu açan Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip ERDOĞAN başta olmak üzere, düzenlemenin hayata geçmesinde büyük emeği geçen Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sn. Cevdet YILMAZ’a, Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Sn. Abdulkadir URALOĞLU’na, Kültür ve Turizm Bakanımız Sn. Mehmet Nuri ERSOY’a, AK Parti Grup Başkanı Sn. Abdullah GÜLER’e, Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Sn. Mehmet MUŞ’a, Genel Müdürümüz Sn. Enes ÇAKMAK’a ve Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi Milletvekillerimize müteşekkiriz.
Tüm kamuoyu tarafından şahit olunduğu üzere bu kazanımın elde edilmesinde asli rolü oynayan, inisiyatif almadan çalışma faaliyeti sürecinde sendikal birlikteliğin nadide bir örneğini sergileyen hava trafik kontrolörlerimizin her birine de ayrıca teşekkür ediyoruz.
Yaklaşık 2 yıldır devam eden bu sürecin kaybedenleri, olmayacak vaatlerle üye devşirmeye çalışıp mesnetsiz bilgilerle kurum personelini birbirine düşürenler, sendikacılığı üye sayısından ibaret görenler ve kendi cebi yerine başkasının cebine girene bakıp çığırtkanlık yapanlar; kazananı ise tüm kurum personeli olmuştur.
Ortaya konulan neticeden anlaşılacağı üzere gerçek sendikacılık kuru gürültüyle ve sahte pozlarla değil, samimi bir şekilde yürütülen mücadele ve azimle başarıya ulaşmaktadır. İki yıllık mazimize sığdırdığımız bu başarıları daha ileri götürmeye ve tüm üyelerimizin özlük haklarını iyileştirme mücadelesini sürdürmeye kararlıyız. Henüz “yetkili” olmasak da, “etkili” sendikacılık anlayışımızın daha nice başarının kapısını aralayacağından şüphemiz yoktur.
Son olarak, tamamen yasal çerçevede yürütülen bir hak mücadelesinin neticesi olan bu sürecin başında üyelerimizi lisans iptaliyle tehdit eden ve hukuka aykırı yönetmeliklerle hava trafik kontrolörlerimizi baskı altına almaya çalışan bir yapının, son dakikada bu mücadelenin eseri olan bir düzenlemeye dahil olması da ibretlik bir netice olmuştur. Umuyoruz ki bundan böyle sendikal faaliyetlere ve emekleri sayesinde büyük bir kazanım elde ettikleri bir meslek grubunun hak ve özlüklerine saygı duymayı başarırlar.
Bu vesileyle emeği geçen herkese bir kez daha gönülden teşekkür ediyor, daha nice kazanımlara imza atmayı temenni ediyoruz.
Üyelerimize ve kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Bugün zaferin ilk adımı atıldı. Bundan sonra yolumuz açık, bundan sonra daha net ve kararlı adımlar atabiliriz.
Bu süreçte emeği geçen tüm HTK-SEN yönetimine ve üye olarak destek olanlara sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum.
Birlikte çok güçlüyüz @htksen
HAVACILIK TARİHİNDE EMSALİ GÖRÜLMEMİŞ BİR SKANDAL!
SHGM tarafından hazırlanan ve bugün Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Hava Trafik Kontrolörü Lisans Ve Derecelendirme Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikle birlikte dünyada emsali görülmemiş bir havacılık ve hukuk skandalına imza atılmıştır.
Nitekim ilgili yönetmelikte yer alan 19. Maddenin 1-d fıkrasıyla birlikte dünyada ilk defa “hava trafiğinin hızlı akışına olumsuz etki etmek” gibi muğlak bir ifadeyle, önceliği ve asli görevi her daim emniyetli trafik akışını sağlamak olan hava trafik kontrolörlerimize “trafiği yeterince hızlandırmazsanız lisansınızı iptal ederiz” tehdidi altında çalışma zorunluluğu getirilmiştir. Yapılan düzenleme, havacılığın temel ilkeleriyle çelişmekte ve hem yolcuların hem de ülkemiz hava sahasında faaliyet gösteren tüm unsurların emniyetini doğrudan riske atmaktadır.
ICAO KURALLARI NET: ÖNCELİK HER ZAMAN EMNİYETTİR!
Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) tarafından belirlenen havacılık prensiplerine göre hava trafik kontrol hizmetlerinde temel öncelik her zaman emniyeti sağlamaktır. ICAO’nun Annex 11, Doc. 4444 ve diğer ilgili düzenlemelerinde açıkça belirtildiği üzere, hava trafik kontrolörleri uçuş operasyonlarını emniyetli bir şekilde yönetmekten sorumludur ve herhangi bir operasyonel baskıya maruz kalmamalıdır. Dünyanın hiçbir havacılık otoritesinde hava trafik kontrolörlerine trafiği hızlandırmaları yönünde bir baskı unsuru oluşturulmamışken, ülkemizde bizzat düzenleyici ve denetleyici otorite tarafından getirilen bu düzenleme açıkça uluslararası normlara aykırıdır.
HAVACILIK EMNİYETİ AÇIKÇA RİSKE ATILIYOR!
Yakın zamanda ABD’de yaşanan havacılık kazasıyla, hava trafik kontrolörlerinin ne denli kritik bir role sahip olduğunu bir kez daha gözler önüne serilmiştir. Böylesine hayati bir meslek grubunu baskı ve tehditle karşı karşıya bırakmanın hiçbir izahı yoktur. Kamuoyunca bilinmelidir ki bu düzenlemeyi hazırlayan ilgililer, bu baskı ve stres ortamından ötürü meydana gelebilecek tüm kaza kırım hadiselerinden de birinci derecede sorumludur.
ICAO’nun Küresel Emniyet Gözetim Denetim Programı (USOAP) kapsamında yapılan son denetimlerde ciddi eksiklikleri olduğu ortaya konulan bir kurum tarafından hazırlanan, hiçbir ulusal ve uluslararası dayanağı bulunmayan söz konusu maddeye ilişkin olarak Sendikamızca hukuki süreç başlatılmıştır. Bu vesileyle, asli görevi ülkemizin havacılık emniyeti standartlarını yükseltmek olan ilgili kurum yetkililerini aklıselime ve vazifeleriyle uyumlu şekilde hareket etmeye davet ediyoruz.
Üyelerimize ve kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından Hava Trafik Kontrolörü Lisans ve Derecelendirme Yönetmeliği (SHY ATCO), yıllardan beri dile getirilen, defaatle resmi makamlarla paylaşılan görüşlerimizin hiçbirisi dikkate alınmadan 18 Şubat 2025 tarihinde yayımlanmıştır. Sektörümüzü ve meslektaşlarımızı doğrudan etkileyen bu yönetmelik, çağın gereklerinden uzak olup, birçok yeni problemi beraberinde getirmektedir.
Özellikle yönetmeliğin hava trafik kontrolörlerinin lisans ve derece askıya alma/iptal süreçleriyle ilgili hükümleri, meslektaşlarımızın çalışma koşulları ve mesleki güvenceleri açısından büyük bir risk oluşturmaktadır.
Yönetmeliğin ilgili maddesinde; “hava trafik akışını etkileyen geçerli bir sebep olmaksızın hava trafiğinin hızlı akışına olumsuz etki etmek, hava trafiğini yavaşlatıcı ya da zorlaştırıcı eylemlerde bulunmak” gibi soyut ve subjektif ifadelerle, kontrolörlerin lisans ve derecelerinin 3 ay ila 12 ay süreyle askıya alınması veya iptal edilmesi düzenlenmiştir.
Bu düzenleme, hukuki belirsizlik içermekte ve keyfi uygulamalara açık bir zemin oluşturmaktadır. Hava trafik kontrolörleri, görevlerini uluslararası havacılık standartlarına ve güvenlik gerekliliklerine uygun olarak yerine getirmektedir. Hava trafik kontrolörlerini tehdit ve baskı altına almak, uçuş güvenliğini doğrudan olumsuz etkileyecek bir yaklaşımdır.
Meslektaşlarımızın haklarını korumak adına hukuki süreci başlatacağımızı ve her türlü yasal hakkımızı sonuna kadar savunacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.
@futbolarena İşine gediğinde tüm ihaleyi Galatasaraya yık ne güzel iş. Bu ülkede sorumluluk alınsa zaten bugün böyle bir noktada olmazdık. Bu yüzden bu tarz olayları tek taraflı okumak da iyi niyetli değil
GERÇEKLER ORTAYA ÇIKINCA PANİKLEYİP, DÜŞMANLIKTA BİRLEŞENLER
Yıllardır kurumda yaydıkları asılsız bilgilerle insanları birbirine düşüren, manipülasyonlarla üye devşirip yetki savaşında birbirine sallayan yapıların, gerçekler ifşa edilince panik halde savunmaya geçmelerini ve bizlere karşı düşmanlıkta birleşmelerini ibretle izliyoruz.
Bir tarafta “güç bizde” propagandası yapıp, bunu pazarlayarak sözde sendikacılık yapmaya çalışan; yalnızca DHMİ personeli için hazırlanan bir taslağa başka kurumların dahil edilmesi için görüşmeler yaptığını kendi paylaşımlarıyla itiraf eden, sonra da “bizim ne gücümüz var yahu, dalga mı geçiyorsunuz :(” şeklinde yaramazlık yaparken yakalanan çocuk savunması yapanlar;
Diğer tarafta “en milliyetçi biziz” diye ortalarda dolanıp, yıllar önce çıkarılan ek ödeme düzenlemesinde mağdur edilen birimlere yapılan haksızlığın giderilmesi için hazırlanan bir taslağı önlemekle ve böylelikle ülkemizin 500 Milyon Lira zararına yol açmakla övünen çakma kabadayılar..
SAHTE HİKAYELERLE UCUZ KAHRAMANLIK YAPANLAR
Öncelikle bilinmelidir ki kendilerini nimetten sayan bu sendikamsı yapıların başarı olarak övündüğü tek olgu olan “taslağı iptal ettirdik” kahramanlığı dahi sahtedir. Nitekim o dönem Sendikamızın İAÇ duyurusu akabinde ek ödeme taslağı torba yasaya eklenmiş, sonrasında yaptığımız görüşmelerde “ek ödemenin geçmişin telafisi niteliğinde bir düzenleme olduğunu, ana tazminat düzenlemesi olmadan faaliyetimizi durdurmayacağımızı” beyan etmemiz üzerine torbadan çıkarılmıştır. Dolayısıyla sizler, yalnızca bu neticenin üzerinde tepinen fırsatçılarsınız. Görüleceği üzere şu an olduğu gibi, o dönemde de mücadele eden tek yapı yalnızca Sendikamızdı.
Şimdi de akıllarınca küçümser ifadelerle bizi aşağılamaya çalışan, sendikacılık dersi vermeye kalkan bu kibir abidesi yapıların, daha geçen yaz bizzat küçümsedikleri Sendikamızca yürütülen kararlı bir faaliyet neticesinde -yıllardır kendilerinin beceremediği- farkındalığı Türkiye çapında oluşturmayı başarıp, en nihayetinde hava trafik kontrolörlerimiz başta olmak üzere, tüm DHMİ çalışanlarının fayda sağlayacağı bir taslağın sözünü almış olmamızın kuyruk acısıyla hareket ettiği aşikardır. Tam da bu yüzden taslağı engellemek için ellerinden geleni yapıp, üyelerinden gelen tepkiler üzerine bu faaliyetlerini arka planda yürütmeye başlamışlardır.
Ekim ayından bu yana yaptıklarını buradan bir kez daha açık ve net bir şekilde ilan ediyoruz;
- Önce taslak çalışmaya ket vurmak için çabaladılar ve varlığını reddettiler (Bakanımızın taslak Meclise gönderildi dediği günün ertesinde dahi “öyle bir taslak yok” diyerek manipülasyon yaptılar)
- Sonra çalışmanın varlığını kabullenip, başka kurumların da bu çalışmaya dahil edilmesi için Bakanımızla ve ilgililerle görüşmeler yaptılar ve suyu bulandırmaya çalıştılar,
- En nihayetinde “Bakanlıktaki diğer kurumlarla maaş farkı çok açılırsa üye kaybı yaşarız” diyerek taslaktaki miktarların düşürülmesi için Mecliste kulis yaptılar ve hem meblağın düşürülmesine hem de sürecin uzamasına yol açtılar.
Aylardır sürece her aşamada takoz koymaya çalışan, ilişkilerini ve güçlerini kullanarak taslağın gecikmesine ve içeriğinin değişmesine sebep olanlar, şimdi üye kaybı korkusuyla kendilerini sürecin destekçisi gibi göstermeye çalışmaktadır. Eğer samimi olsalardı cehalet dolu metinlerle bize saldırmak yerine, Sendikacılığımızı örnek alarak enerjilerini taslağın hayata geçirilmesi için sarf ederlerdi.