@55erhanusta Siyaseten dik dursan ne yazar, senin düşüncen eğri-büğrü , hastalıklı, çağ dışı, bu siyaseti büğün halen satın alan birileri var ama çok yakın zamanda satacak kitle de kalmayacak. Değişmeyen tek şey , değişimdir.
Beşiktaş iç savaşı erken başladı. Kopacağı yerden kopsun bu takımın Antifaşist ve Devrimci değerlerini savunmak Beşiktaş’ı savunmaktır. Faşistlere geçit yok. #Beşiktaş#çArşı
🚨 Bir kişiyi sevk edelim ne olacak diyen TFF’ye milyonlarca Beşiktaşlı’nın #YandaşTffTaraflıSevk diyerek tepki vermesi sanal bir tokat olmuştur.
Beşiktaş’ı karşınıza alırsanız, sonuçları ağır olur.
BEŞİKTAŞ AĞIR TAŞTIR ALTINDA KALIRSINIZ !
🚨 Başlattığımız Tag, Türkiye gündemini aştı, Dünya gündemine girdi.
Destek veren herkese teşekkür ederiz. 👏
Beşiktaş sahipsiz değil, bu böyle bilinsin.
#YandaşTffTaraflıSevk
TGRT’yi Beşiktaşlı taraftarlar olarak boykot ediyoruz.
Tahir Kum isimli şahıs ekranlarınızda olduğu sürece TGRT izlemeyeceğiz, izlettirmeyeceğiz.
Tüm Beşiktaşlıları boykota davet ediyorum.
#TgrtizlemeBeşiktaşlı
Kalemim Siyah-Beyaz
Artık tarafsız bir spor yazarı değilim! Bunun sebebi de, yıllardır bu işi yapmalarına rağmen, en hayati konularda, en açık haksızlıklar da bile, G.Saray’ı savunma telaşına düşen bazı yorumculardır...
Türk futbolunun temeline dinamit koyan PFDK’nın adaletsiz kararını bile savunacak kadar gözlerini karartmış bazı G.Saraylı yazarlardır...
Öyleyse biz enayimiz ki, 20 yıldır kimseye saldırmadan, DOĞRUSU NEYSE onu yazmaya çalışıyoruz...
Bir zamanlar Süleyman Seba’nın dediği gibi Beşiktaş’ı yazanlar hep doğrucu Davut olmak zorundalar mı!
G.Saraylı bazı dostalarımız, Hagi’yi canla-başla savundular... Biz Beşiktaş’ı yazanlar olarak, ligdeki ilk maçında İstanbulspor’a karşı oyuna girer girmez haksız yere kırmızı kart gördüğü zaman bile Pascal’ı savunamadık...
Arif uydurma penaltılarla herkesi uyuttu, G.Saray’ı yazanların bazıları onu sürekli, canla-başla savundular.
Biz bu tür arayışa giren Beşiktaşlı futbolcuları, “Kendini yere atacağına gol atmaya çalışsana kardeşim” diye eleştirdik.
Bazı G.Saraylı dostlar, Sarı-Kırmızılı takım lehine olan hiçbir hakem hatasını görmediler, aleyhine olanlar için ise kıyameti kopardılar....
Biz doğruyu aradık. HAKEM HAKLIYSA, Beşiktaş’ın aleyhine de olsa, lehine de olsa bunu gündeme getirdik...
İtiraf ediyorum, hata yaptık! Bu kadar taraflı arasında tarafsız kalmak, DOĞRUYU ARAYANLARA haksızlık yapmaktır! En azından ben kendi adıma böyle düşünüyorum.
BU LİG BİTENE kadar kalemim Siyah-Beyaz.
Bunu hava atmak için değil OKURA OLAN SAYGIMDAN yazıyorum. Beni okuyan bir kişi bile varsa ona olan saygımdan...
Bilinsin ki artık maçları da, olayları da Siyah-Beyaz bir gözlükle izleyeceğim...
Yıllarca “Beşiktaş’ın haklarını savunmak gibi bir misyonumuz yok, biz spor yazarıyız” dedim...
Yanılmışım...
Bu ülkede birileri, bazı takımların çıkarlarını korumayı misyon edinmişlerse, biz sessiz kaldığımız için MEYDAN ONLARA kalıyorsa, bizim doğruyu arayışımız, onları cesaretlendiriyorsa demek ki yanlış yoldayız...
Bundan böyle Beşiktaş lehine olan hakem hatalarını GÖRMEM, duymam, yazmam...
Aleyhine olan hatalarda ise KIYAMETİ KOPARIRIM...
Tıpkı bazı tarafsız (!) G.Saraylı yazarların yaptığı gibi...
Ha unutmadan!. Hiç kimsenin bunu eleştirmeye hakkı yoktur, bir tek Hakkı Yalçın hariç.. Çünkü, o G.Saraylı olmasına rağmen, G.Saray’ın yıllarca bu bozuk düzenin meyvelerini topladığını avazı çıktığı kadar haykırıyor... Doğruyu savunurken, kendi tuttuğu takımın çıkarlarını koruma telaşına düşmüyor.
Eğer bir çok Hakkı Yalçın olsaydı, TARAFSIZ KALMAK ŞEREFİMİZ olurdu.
Maalesef bir tane var..
Görüldüğü gibi o da yetmiyor bu kokuşmuş düzeni temizlemeye.
Öyleyse bizim kararımız doğrudur.
Bundan böyle tarafız.
Sporda dürüstlüğün simgesi olan Beşiktaş’tan yana...
NOT: 25 Mayıs 2003’te oynanan Beşiktaş-Galatasaray maçından bir hafta once yazılmıştır.