Her imparatorluk aynı çizgide çöktü. Amerika o çizgiyi çoktan geçti.
Elon Musk birkaç gün önce bir itirafta bulundu.
Dünyanın en zengin adamı, ABD'nin batabileceğinden korktuğunu açıkça söyledi.
"Borcun faizi artık savunma bütçesini bile aştı. Yapay zeka ve robotlar bunu çözemezse, sonumuz gelir."
Ve bu cümlenin altında, kimsenin yüksek sesle anlatmadığı dev bir plan yatıyor.
Anlatıyorum.
Önce şu borcun büyüklüğünü görelim.
Amerika 39 trilyon dolar borçlu. Bu rakamı ödemeyi bırakın, zihinde canlandırmak bile zor.
Son bir yılda yalnızca bu borcun faizine 1 trilyon dolar ödendi.
Aynı dönemde Amerikan ordusunun bütçesi 947 milyar dolardı.
Yani Amerika artık ordusuna harcadığından daha fazlasını, sadece eski borcunun faizine veriyor.
Vatandaşın ödediği her 100 dolarlık verginin 20 doları, tek bir hizmete dönüşmeden, doğrudan bu faizin içinde eriyor.
Normalde hiçbir ülke bu kadar borca dayanamaz. Peki Amerika nasıl dayandı?
Cevabı tek kelime. Petrodolar.
Onlarca yıldır dünyada petrol sadece dolarla alınıp satılıyor. Bir ülke petrol almak istiyorsa, önce kasasına dolar koymak zorunda.
Bu da dolara hiç dinmeyen bir açlık yarattı. Herkes dolara muhtaç olunca, Amerika dilediği kadar borçlanabildi. Çünkü bastığı her doları dünya kapışıyordu.
Peki bu sistemi ayakta tutan neydi?
Amerika'nın denizlere hükmetmesi. Petrolün geçtiği kritik boğazları ve deniz yollarını donanmasıyla kontrol etmesi.
Yani en dipte yatan şey yine ordusuydu. Donanması.
Donanma petrol yollarını tutuyor, petrol dolarla satılıyor, dolara talep hiç bitmiyor, Amerika da bu sayede sınırsız borçlanabiliyordu.
Şimdi zinciri tersten okuyun.
O borcun faizi, artık bütün bu sistemin temelindeki donanmayı bile geçti.
Yani Amerika, kendi borçlanma gücünü ayakta tutan orduya harcadığından fazlasını, o borcun faizine ödüyor.
Dünyanın en büyük yatırımcılarından Ray Dalio, yüzlerce yıllık imparatorluk çöküşünü inceledi ve tam bu anı tarif etti.
"Süper güçler aşırı borçluyken askeri ve finansal kontrolünü kaybettiğini gösterdiğinde, müttefiklerin ve alacaklıların güvenini kaybetmesini, rezerv para birimi statüsünü kaybetmesini, para biriminin özellikle altına karşı zayıflamasını izleyin."
Dalio'nun saydığı maddelere dikkat edin. Her biri şu an tek tek Amerika'nın kapısını çalıyor.
Üstelik Amerika tam bu borç batağındayken, bir de İran'la savaşın içine girdi. Yani Dalio'nun anlattığı o "aşırı borçluyken güç gösterisine kalkışma" tablosunu kelimesi kelimesine yaşıyor.
Şimdi asıl soruya gelelim. Bu borç nasıl ödenir?
Cevabı acı ama net. Ödenmez.
Vergiyi ikiye katlasan yetmez. Bütçeden ne kesersen kes, bu dağın yanında toz kalır. Bu borç geri ödenemez, ondan ancak kaçılır.
Peki nasıl kaçılır?
Tek bir yol var.
Borcu eritmek.
Borç dolar cinsinden. Dolar değer kaybettikçe, geri ödenen o borç da gerçekte küçülür.
İşte Trump'ın "zayıf dolar beni endişelendirmiyor" sözünün asıl amacı da bu.
Bir ülkenin parası değer kaybedince, normalde her şey pahalanır ve halk fakirleşir.
Yani borcu eritmek için doları zayıflatırsan, faturayı kendi halkına çıkarmış olursun.
Tarih boyunca bu tuzağı kimse aşamadı. Borcunu eritmeye çalışan her ülke, halkını enflasyona ezdirdi.
Amerika'nın planı işte bu duvarı yıkmak üzerine kurulu. O duvarı yıkacak şeyin adı, yapay zeka.
Mantığı çok basit.
Robotlar gece gündüz, durmadan üretirse, piyasa mala boğulur.
O zaman ne kadar para basarsan bas, karşısında her zaman yeterince mal bulur. Fiyatın yükselecek yeri kalmaz.
Para değer kaybeder ama hayat pahalanmaz. Açığı robotlar kapatır.
Tarihte ilk kez, bir ülke parasını eritip halkını fakirleştirmeden borcundan kurtulabilir. Çünkü tarihte ilk kez, üretimi neredeyse sınırsız artıracak bir güç var.
Elon Musk'ın o korku dolu cümlesi tam buraya bakıyor. Robotlar zamanında yetişmezse, basılan para doğrudan halkın sırtına biner. Ve Amerika, tarihteki batık imparatorluklara katılır.
Bu plan o kadar ciddi ki, Trump Fed'in başına bunu hayata geçirecek adamı seçti.
Adı Kevin Warsh.
Warsh sıradan biri değil. Yıllarca "faizi düşürmek tehlikelidir, enflasyon yapar" diyen çizgiden geliyordu.
Ama son dönemde fikrini değiştirdi. Artık şunu savunuyor. Yapay zeka her şeyi değiştirdi. Bundan sonra faiz düşse, hatta para basılsa bile, üretim o kadar artacak ki enflasyon gelmeyecek.
Trump tam da bu cümleyi kuracak bir Fed başkanı arıyordu.
Çünkü plan, faizi düşürüp doları eritmeyi gerektiriyor. Bunu yaparken "korkmayın, robotlar enflasyonu tutar" diyecek birine ihtiyaç vardı. Warsh işte o adam.
Ve plan tamamlanıyor. Trump doları zayıflatıyor. Musk üretimi devralacak robot ordusunu kuruyor. Warsh ise Merkez Bankası'ndan parayı akıtacak.
Üç kişilik bir borç eritme makinesi.
Ama işin en ürpertici yanı şu.
Dalio'nun çöküş işareti olarak saydığı son şey neydi? Paranın altına karşı erimesi.
Amerika'nın "kurtuluş planı" dediği şeyle, Dalio'nun "sonun başlangıcı" dediği şey bire bir aynı. Doları zayıflatmak.
Yani Amerika kendini kurtarmak için attığı adımın, aslında çöküşünün işareti olabileceğini görmüyor. Merkez bankalarının neden rekor seviyede altın aldığını da buraya not edin.
Peki bu plan tutar mı?
Kimsenin emin olamadığı yer tam burası.
Bir yanda tarih var ve tarih çok net. Borcunu hileyle eritmeye çalışan her güç eninde sonunda çöktü.
Diğer yanda ise daha önce hiç var olmamış bir şey var. Kendi başına, durmadan üreten makineler.
Yani Amerika ya tarihin gördüğü en büyük ekonomik kumarı oynuyor, ya da imparatorlukları yutan o bin yıllık çukuru ilk kez atlayacak.
Ve sonucunu yalnızca Amerika değil, elinde dolar tutan herkes yaşayacak.
Bu benim kişisel analizim.
Gelişmeleri takip ediyorum. Sizi bilgilendireceğim.