@gurseltekin34 Ulan geleceğimizi umutlarımızı çaldı, çaldırdı .neyden bahsediyorsunuz siz . Hırsız dememişmişler. Bundan ala hırsızlık mı olur vicdansızlar
Türkiye ikinci bir Zehra Kınık vakası yaşıyor.
Karşıdan karşıya geçerken 15 yaşındaki Yağmur Pehlivanlı’nın hayatını kaybetmesine sebep olan sürücü, eski dönem MHP Kastamonu Belediye Başkanı Galip Vidinlioğlu’nun kızıydı.
Yağmur çarpmanın etkisiyle 35 metre sürüklendi ve havada taklalar attı.
Kirli bir siyaset eliyle, hayatını kaybeden Yağmur KAZADA %100 KUSURLU bulundu.
Dosyanın üstü kapatılmaya çalışılıyor. Yağmur Pehlivanlı’nın ailesi adalet bekliyor.
#YağmurPehlivanlıİçinAdalet
Yer: Tunceli…
AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nda bir vali, aynı zamanda başmüfettiş…
İddiaya göre;
Milletin parasıyla yapılmış bir Gençlik Merkezi’nde oğluna “özel bir oda” tahsis ediyor.
Uyuşturucu kullanan oğlu, uyuşturucu kullanmayı reddeden Gülistan Doku’ya bu odada tecavüz ediyor.
Daha sonra Gülistan’ı Sarı Saltuk Viyadüğü yakınlarında, Uzi marka bir silahla kafasından vurarak öldürüyor ve Pertek ilçesine bağlı bir köyde gizlice gömüyor.
Valinin koruma polisi de katile yardımcı oluyor.
Bu korkunç cinayetin izlerini yok etmek için devletin tüm imkânları devreye sokuluyor.
Vali, aileyle görüşüp Gülistan’ın SIM kartını alıyor. Bir bilişimci polise SIM kartın şifresini kırdırıp tüm mesajları sildiriyor.
Cinayet delilleri yok edilirken 10 bin dolar harcanıyor; bu da valilik bütçesinden ödeniyor.
Gülistan’ın gömüldüğü yeri bilen vali, kolluk kuvvetlerini farklı bölgelere yönlendirerek aylarca yanlış yerlerde arama yaptırıyor.
Dönemin emniyet müdürü de tüm kamera ve istihbarat verileri elinde olmasına rağmen, aramanın doğru yerde değil, ısrarla baraj gölünde yapılmasını istiyor.
Gülistan’ın tecavüze uğradığına dair hastane kayıtları, hastane başhekimi tarafından siliniyor.
Ve bu doktora Sağlık Bakanlığı “Yılın Doktoru” ödülünü veriyor.
Vali de kendisini, yaptığı “başarılı hizmetlerden dolayı” İl Sağlık Müdürü olarak atıyor.
Bu arada Türkçe Olimpiyatları’na da katılan vali, “Gülüm Benim” şarkısını söyleyen Bangladeşli kıza övgüler yağdırıyor.
Valinin oğlu ise, babasının koruma polisiyle birlikte işlediği cinayetin devlet gücüyle örtülmesinin verdiği güvenle hayatına kaldığı yerden devam ediyor.
Altında BMW 420, lüks tatiller, eğlenceler ve uyuşturucu partileri…
Tunceli’ye kayyım belediye başkanı olarak da atanan vali, bir yandan da çok sayıda ihaleye imza atmaya devam ediyor.
Bu korkunç hikâye, aslında AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nın bir özeti.
“Dicle’nin kıyısında bir kuzuyu kurt kapsa, ondan Ömer sorumludur” diyerek samimi insanların oyunu alıp iktidara gelenlerin inşa ettiği kokuşmuş, hatta topyekûn çürümüş düzenin küçük bir resmi…
Bu korkunç cinayetin üzerinin devlet gücüyle örtüldüğü yıllarda görev yapan Adalet Bakanları, İçişleri Bakanları, savcılar ve diğer tüm yetkililer bugüne kadar tek bir kelime etmediler.
Gülistan’ın ailesinin ahı arşa ulaştı, gözyaşları pınar oldu aktı.
Siz ey sorumlular, gece başınızı yastığa nasıl koyuyorsunuz?
Bir gün hesap vermeyeceğinizi mi sanıyorsunuz?
Mark Zuckerberg, dört devasa dizel motorla çalışan 87 metre uzunluğundaki 300 milyon dolarlık yatıyla, "insan kaynaklı iklim değişikliği semineri"nde konuşma yapmaya gidiyor.
Bize de inekler osuruyor diye yapay et yedirecekler!..
Yeni Papa İznik'te ayin düzenliyor. Buna ateistler,seküler,laik,dinsiz imansızlar karşı çıkarken İslamcılar "Olabilir yani,neden olmasın."diyor.
İsrail vurulurken ateist,seküler,laik,dinsiz imansızlar alkış tutuyor, İslamcılar "Tarafsızım."diyor. Gören gözler için ibret vardır.