Bir yaştan sonra ebeveynle aynı ev, akvaryumda yelken açmaya çalışmak gibi oluyor.
Boğulmuyorsun ama gitmiyorsun da. İnsan kendi hayatını kurmadıkça özgürlük hep ertelenmiş bir nefes gibi kalıyor .Evlenmek ya da ayrı eve çıkmak; lüks değil, ruh sağlığı tedbiridir.
"nefes alıyorsanız, mezarlıklarda değilseniz, hastane köşelerinde en sevdiğinizin iyileşmesini umutla ve hüzünle beklemiyorsanız bu hayatta her şey halledilir. hayat, yeniden başlayanlarla dolu bir müsamereye benzer ve devam etmek muhteşem bir şeydir."
Hayattaki en büyük şanslardan biri size potansiyelinizi keşfettirecek bir insanın yanınızdaki varlığıdır. Her zaman daha iyisini yapabileceğinizi hissettiren, cesaret ve güç veren, ilerlemenizi gönülden isteyip bunun için yanınızda duran bi insanın varlığı en gerçek şansınızdır.
Denk olmadığın biriyle yola çıktığında, ya hakikatinden ödün verirsin ya da o hakikati anlatmakla ömrünü tüketirsin. Her cümle bir çırpınış, her suskunluk bir vazgeçiştir. İnsan, anlaşılmadığı yerde değil, kendini anlatmak zorunda kaldığı yerde yavaş yavaş ölür.
"Ben onu hep anlıyordum, yanlış yaptığında bile anlıyordum çünkü onu çok sevdiğim için, hep anlayacak bir sebep buluyordum, o da öyle yapar sanmıştım..."
Derya Uluğ, Harbiye konserinde ��ebnem Ferah'ın #CanKırıkları şarkısını söylemiş ve itiraf etmeliyim ki ilk defa bir Şebo şarkısını onun kadar iyi söyleyen birini duydum.