🗣️ Özgür Özel, Hulusi Akar davasında davayı kazanan avukatın bugün tutuklanan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner olduğunu açıkladı
"Ben Hulusi Akar’a demiştim ki 'Sana silah arkadaşların hakkını helal etmiyor'. Bana dava açmıştı, 7 yıl önce 500 bin lira, tarihin en büyük tazminat davası. Biz o davayı kazandık. Davayı kazanan avukat Hüseyin Can Güner"
35 kişinin vefatından sorumlu olup üzerine bir de mahkeme salonunda annesi için adalet arayan avukatı tehdit ederseniz NATO zirvesinde dondurma dağıtabilirsiniz. Nasıl mı gelin anlatayım size;
Kahramanmaraş depremlerinde manolya sitesinde yaptıkları tadilatlar neticesinde 35 kişinin vefatından sorumlu olan kişiler Madonun sahipleri ve en son duruşmada mahkeme salonunda annesi için adalet aradığı için tehdit edilen avukat benim. 35 kişinin kanına ortak olmak istemiyorsanız #ManolyaApartmanıİçinAdalet arayışıma lütfen destek olun ve en azından bunların kazanç sağlamasına ortak olmayın
Gezi’de düşlerinden koparılan Ali İsmail Korkmaz’ı sevgi ve rahmetle anıyorum.
Yarım bırakılan düşlerini; özgürlüğün, adaletin ve umudun egemen olduğu bir Türkiye’de hep birlikte tamamlayacağız.
Ali İsmail hep 19 yaşında…
İŞTE VAHDETTİN'İN KAÇIŞININ BELGESİ
İstanbul İşgal Kuvvetleri Başkomutanı İngiliz General Sir Charles Harington, Vahdettin’in kaçışını şöyle anlatıyor:
“15 Kasım Çarşamba günü yemekte iken sultanın yaveri geldi. Sultanın, cuma selamlığına çıktığında öldürüleceğini düşündüğünden hayatını kurtarmam için bana haber yolladığını bildirdi. Ben, sultanı kaçırmakla suçlanmamak için bu talebin yazılı olarak yapılmasını istedim.”
Bunun üzerine Vahdettin, 16 Kasım 1922’de İstanbul İşgal Kuvvetleri Başkomutanı Harington ’a şöyle bir kişisel mektupla başvurdu:
“Dersaadet (İstanbul) İşgal Orduları Başkomutanı General Harington Cenaplarına. İstanbul’da hayatımı tehlikede gördüğümden, İngiltere devleti fahimesine iltica ve bir an evvel İstanbul’dan mahall-i ahara naklimi (başka bir yere götürülmemi) talep ederim efendim. 16 Teşrin-i sani 1922. Müslümanların Halifesi Mehmet Vahideddin.” (Sir Charles Harington, Tim Harington Looks Back, John Murray, London, 1940, s. 125; Oral, s.474)
Harington, daha sonra yazdığı kitapta, Vahdettin'in bu sığınma belgesinin orjinalini çerçeveletip bir hatıra olarak evinin duvarına astığını da yazacaktı.
Vahdettin, 17 Kasım 1922’de oğlu Ertuğrul ve yanındakilerle birlikte İngiliz HMS Malaya zırhlısı ile Malta adasına kaçtı.
Vahdettin, 20 Kasım 1922’de İngiliz İşgal Kuvvetleri Komutanı Harington’a, 25 Kasım 1922’de de Büyük Britanya Kralı ve Hindistan İmparatoru V. George’a, kendisine yardım etmelerinden dolayı bir teşekkür telgrafı gönderdi. Vahdettin, Britanya Karlı’na gönderdiği telgrafı şöyle bitiriyordu:
“Majestelerinize en derin minnetlerimi sunarım. Majestelerinizin ailesinin tüm mensuplarının sağlık ve refahı için Allah’a dua ederim.” (Oral, s. 474; Sonyel, s. 200)
Dikkat edilirse, Vahdettin, iltica mektubunu “Müslümanların Halifesi” sıfatıyla imzalamıştı. Çünkü İngilizler, Vahdettin’in halifelik sıfatı sayesinde sömürgelerindeki Müslümanları kontrol etmeyi planlıyordu. Ancak bu İngiliz oyununu da Mustafa Kemal (Atatürk) bozdu. TBMM, 18 Eylül 1922’de Vahdettin’in halifelik yetkilerini elinden aldı, Abdülmecit Efendi’yi “halife” seçti.
Ayrıntı için bkz.👇
https://t.co/uELkSWIPWl
"İngilizler İstanbul'u neden terk etti?"
Murat Bardakçı: Çünkü Atatürk İngilizleri tehdit ediyor. İstanbul'a geliriz, İstanbul'u boşaltın diyor. Bunun üzerine İngilizler sömürgelerinden asker istiyor. Kanada Başbakanı vermiyoruz diyor. Avustralya ve Yeni Zelanda vermiyoruz diyor.Çünkü 100 senedir sizin için savaştık, bıktık diyorlar.
Bunun üzerine İngiltere de sert tartışmalar yaşandı ve azılı Türk düşmanı Lloyd George hükümeti 22 Ekim 1922 düşmüştür. Yerine gelen Muhafazakar Parti Başkanı Bonar Law da "Kemalcilere yenilip küçük düşmeyelim" diyor ve İstanbul'dan çekilme kararı alıyor.
İngiltere Kemal'in ordusundan korkmuş ve yılmıştır. Bunlar niye söylenmiyor?
Bunlar söylenmeyince, cahil avan ulema uyduruyor da uyduruyor!
Murat Bardakçı
İsmail Saymaz, ABD’nin İran saldırısına sessiz kalan AKİT Gazetesi’ni canlı yayında hedef aldı:
• AKİT, hepimizi kafir ilan ediyor. Bize Azrail kesilen AKİT, iki satır etmiyor ABD için.
• Bakın İran vurulduktan sonraki gün AKİT’in 1. sayfasında İran ile alakalı tek kelime yok.
• Nerede ABD’nin İran’ın saldırısı?
• Ve bir de bu gazete hepimizin inancını sorguluyor.
• Kâğıttan mücahit, kağıttan Müslüman bunlar.
Deniz Göktaş tutuklandı. Ama bu kadına soruşturma bile açmadılar..
Bu kişini adı: Amal Zaamta. Aslen Suriyeli. İstanbul'da yaşıyor. Kendi sayfasındaki beyanına göre TRT World ve El Cezire kanalında çalışıyor. Bir video konuşmasını yayımladı ve videoda şöyle dedi:
"Aleviler tüm dünyada katledilmelidir."
Gözaltına alınmadı, soruşturma açılmadı!
Geçen yıl 14 Mart Tıp Bayramı haftası kapsamında hekimler için bir gösteri yapan, gösterinin tüm gelirini İstanbul Tabip Odası burs fonuna bağışlayan dostumuz Deniz Göktaş'ın gözaltına alındığını endişeyle öğrendik.
İfade özgürlüğü ve güven duygusu sağlıklı bir toplumun olmazsa olmazıdır. Deniz Göktaş derhâl serbest bırakılmalıdır.
- Soldaki, IŞİD operasyonunda yakalandı. Elleri cebinde kelepçesiz Emniyet’e götürüldü.
- Sağdaki, stand-up gösterisi yaptı. Hakkındaki kararı duyunca ülkeye döndü, ters kelepçe takıldı.
CHP'DE İMZA TOPLANAN KURULTAY'DAN KILIÇDAROĞLU'NUN KAÇIŞ NEDENİ:
1- Bölge mahkemesi, tedbiren kişileri değil 37 NCİ DÖNEM genel merkez organlarını göreve getirdi.
2- PM üye sayısı tüzükte öngörülen sayının altına düşünce, 37 NCİ DÖNEM PM zaten görev yapamaz, toplanamaz, düşmüş durumda.
Düşen bir PM, doğal olarak tedbir kararı ile bile ayakta tutulamaz ve görev yapamaz.
(Bu durum geçmişte 37 nci dönem yaşanırken gerçekleşse idi yine PM düşmüş olacak, o dönemde de yibe olağanüstü kurultay yapılma yoluna gidilecekti.)
Bu nedenle, "PM seçimi" için şimdi OLAĞANÜSTÜ KURULTAY yapılmak zorunda.
3- Olağanüstü kurultay yapılıp PM seçilince, MYK her durumda bu PM içinden çıkmak durumunda.
4- Yeni MYK ve yeni PM'yi, delegeler hakkında tedbir olmadığı için 2025 delegeleri seçecek.
5- Düşmüş bir PM varken, onun içinden çıkan MYK'da düşmüştür.
Bu durum karşısında, mevcut PM ve mevcut PM içinden çıkan MYK tarafında tarafından yapılan tüm işlemler iptal edilir.
6- Bu şekilde oluşacak PM ve MYK ile Kılıçdaroğlu çalışamayacağı için, Kılıçdaroğlu gerçek dışı gerekçeler ileri sürüyor!
#CHP #Kurultay
Ece Üner: “Kılıçdaroğlu, Selahattin Demirtaş’ın dokunulmazlığını kaldıran oylamadaki evet oyu için pişman olmadığını söyledi
Şimdi Kılıçdaroğlu, Demirtaş’ı ziyaret edecekmiş”
Süreçten pişman değilsen 10 yıldır senin yüzünden cezaevinde olan Demirtaş’ı neden ziyaret ediyorsun
CHP'li Günaydın'dan 12. Yargı Paketi eleştirisi
"Toplumun hiçbir beklentisini karşılamayan, tümüyle bürokratik ve vatandaşın işine yaramayacak bir düzenlemeler bütünü. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni iş olsun diye çalıştırmaktan vazgeçin de bir vatandaşın bir yarasına merhem olun"
https://t.co/XEh8azlmI3
Timur Soykan: “Saray yanlış hamle yapmış, piyonu yanlış sarayın. Saray diyor ki ya biz size bu kadar şey yaptık 10 milyar dolardan fazla para yaktık Merkez Bankası rezervlerinden size mutlak butlan adadık. Yüzde 1 oyun yok, toplum tabanın yok milletvekilleri de sana gelmedi….”
Ve şimdi o plan çökerken ne var tek çare? Özgür Özel’i de tutuklatmak. Artık Kemal Kılıçdaroğlu'nun tek gücü saray yargısı, sarayın gücü. Başka hiçbir gücü yok.
O boş binada genel merkezi binasında duvarlara bakıyor. Haber bekliyor saray yargısından. Kemal Kılıçdaroğlu saray yargısından şunu bekliyor. Özgür Özel'i de tutukla, dokunulmazlığını getirirsen ben oy veririm diyor dokunulmazlığın kaldırılması için…”
Parti Sözcümüz Sera Kadıgil, Öğretmen Sendikası'nın Bakırköy'de düzenlediği eyleme İstanbul il örgütümüzle birlikte katıldı:
"Duyun bu sesi! Bu insanlar yalnız değil! Bu insanlar, bu toprakların yetiştirdiği öğretmenler. Bu insanlar hakları olanı isteyenler. Öğretmenler burada mücadele dersi veriyor! Bunu tüm ülkenin görmesi gerekiyor!"