Her an eyleme geçirebildiğimiz tek şey düşünmektir fakat bunu dosdoğru yapabilmek için anlamayı duymak gerek. Aksi halde sadece duyduklarımızı düşünürüz.
Zamanın içindeki varlığın anlamı, hiçliğin içindeki zamanın anlamına benzer. Yani çelişkilerden sonra geriye her ne kalıyorsa ve kalanın bilincindeysen eğer yol senin, sen de yolun içindesindir.
Düz bir çizginin üzerindeyiz, derinlerde veya yüksekliklerde değiliz. Çizginin bitiminde nerede olacağımızı bilmiyor olmamıza bile şaşırmıyoruz, bundandır her şeye alışmamız.