İnsan ileriye bakamadığında geriye döner.
Korkar. Taş kesilir. Ve zamanı gelmeden ölür. Oysa önündeki büyük maceraya bakan insan, yaşamaya devam eder. Carl Jung
Dostoyevski, Suç ve Ceza kitabında:
“Herkesin, gidebileceği bir yeri olmalı” der ve ekler:
“Çünkü öyle bir an olur ki, insanın mutlaka bir yere gitmesi gerekir.”
Türkiyede yaşadığınız kölelikten bahsedermisiniz? Sadece şunu söylim 10 yıl Türkiyede aralıksız çalıştım emeğim hiç edildi psikolojim bok edildi üc kuruşa hergün 10 saat gidip geldim pandemide hastanede en ağır,şartlarda uzun mesailer yaptım vs vs sayarım abi bir susun
Evet nefret ediyoruz, çünkü altın için Sudanlıları katlediyorlar. Afgan, Hintli işçileri köleleştiriyorlar. Slav ve Türk kadınlarını eskortlaştırıyorlar. Mafya babalarını koruyorlar. Vergi kaçakçılarına yataklık yapıyorlar. Zenginlere kurdukları o yapay dünyanın altında korkunç bir insan sefaleti var. Dubai bir çeşit sosyal statü mekanına dönüştü. Zenginler Avrupa’ya Amerika’ya değil, lüks bir yaşam & tatil için sürekli oraya gidiyordu.
Ben bir ara oraya çalışmak için gidecektim ama oradan kazanacağım parayı kendime yediremedim. İdeolojisiz, mahalle yanarken saçını tarayan üst&orta sınıf zenginlerle olmak midemi bulandırıyor. İğreniyorum. Dubai gibi legal köleliğin olduğu bir yerin üst sınıfta olduğumuza dair(!) sosyal statü sinyallemesinden ayrıca iğreniyorum. Böyle über zenginliğin olduğu her yerde her zaman fakirlik de ileri seviyededir. Umarım yok olur bu şehir.