Sevgili CHP’liler,
İstanbul’un 196 delegesinin tamamı hakkında mahkeme kararıyla tedbir uygulanmış durumda. Bunun yanında 44 delege tutuklu, 21 delege Akp partiye geçmiş, 5 delege istifa etmiş, 14 delege ihraç edilmiş ve 163 delegenin adı soruşturma dosyalarında yer alıyor.
Ortada böylesine ağır bir tablo varken, delegasyonun meşruiyeti ve temsiliyet gücü ciddi şekilde tartışılır hale gelmiştir. Soruyorum: Bu şartlarda yapılacak bir kurultay ne kadar sağlıklı, ne kadar kapsayıcı ve ne kadar tartışmasız olabilir? https://t.co/VXJpcYBZGV
📢 KAMUOYUNA DUYURU
Bazı basın yayın organlarında yer alan “Mansur Yavaş, su sorununu tespit eden müfettişleri görevden aldı” başlıklı haber; tamamen yalan, çarpıtılmış ve kamuoyunu bilinçli biçimde yanıltmaya yönelik bir içeriktir.
Ankara’daki su yönetimiyle ilgili süreçlerde görev yapan müfettişler; hazırladıkları raporlar, Kesikköprü Ana İsale Hattı’na ilişkin tespitleriyle alakalı değil; tamamen haklarında ortaya çıkan ağır hukuki ve idari süreçler nedeniyle gerçekleşmiştir.
Bir müfettiş, önce İçişleri Bakanlığı’nın Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile Devlet Memurluğundan çıkarılmış; akabinde hakkında “resmi belgede sahtecilikten” işlem tesis edilmiş, dolayısıyla bu gerekçelerle müfettişlik görevinden alınmıştır.
Bir diğer müfettiş ise herhangi bir görevden alma işlemine maruz kalmamış, sağlık gerekçesini beyan ederek kendi isteğiyle emekli olmuştur.
Teftiş sürecine gelecek olursak; haberde ima edildiği gibi bir “ihale”, “ödeme” ya da “usulsüzlük” soruşturması söz konusu değildir.
İlgili süreç, vatandaşlardan gelen “suda koku var” şikâyetleri üzerine başlatılmış teknik bir incelemedir.
Bu inceleme, altyapının durumu ve su kalitesiyle ilgilidir; mali ya da ihale boyutlu bir soruşturma yoktur.
VE GELELİM İŞİN EN İBRETLİK KISMINA…
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Mansur Yavaş hakkında yürütülen algı operasyonları, artık öyle bir noktaya gelmiştir ki; servis edilen haberler “Melih Gökçek döneminde yapılan Kesikköprü Barajında usulsüzlük iddialarını Mansur Yavaş’ın örtbas etmeye çalıştığı” yönünde servis edilmektedir.
Mansur Yavaş’ın bunu örtbas etmeye çalışmasını yazmak ve bunu düşünmenin akıl ve mantıkla izahı ise mümkün değildir.
Basın kuruluşlarına defalarca söyledik.
“Arayın, sorun, belge isteyin.”
Ama belge istemek yerine masa başında senaryo yazmak, gazetecilik değildir.
Bu nedenle söz konusu haberlerle ilgili olarak tekzip süreci başlatılmıştır.
Düzeltme yayımlanmaması hâlinde, Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesi (halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma) kapsamında ilgili kişi ve yayın organları hakkında yasal işlem yapılacaktır.
Belki niyetiniz kötü değil, ama yanılıyorsunuz Nevşin Hanım. Biz Çankaya’da “ne olursa olsun” oy almıyoruz. Biz bu kente değer katarak, her bir yurttaşımızın hayatına dokunarak her seçimde yeniden güven kazanıyoruz.
Bugün Çankaya, Türkiye’nin sosyoekonomik gelişmişlik sıralamasında 1. sıradaysa, bu bir tesadüf değil. Bu gurur tablosu; 40 yıldır bu kenti yöneten CHP’nin güçlü sosyal demokrat belediyecilik anlayışının ve geçmişten bu yana görev yapan tüm belediye başkanlarımızın emeğidir.
Çankaya sadece bir ilçe değil;
• 6 kültür merkezi ve geçtiğimiz aylarda hizmete açtığımız Atatürk Sanat Merkezi ile sanatın kalbi,
• Bu ay açılacak 16. kreşiyle çocukların neşesi,
• Geçtiğimiz yıl ilçemize kazandırdığımız, Türkiye’ye örnek modern bir gençlik merkeziyle gençliğin umudu,
• Engelsiz Yaşam Merkeziyle sosyal adaletin adresi,
• Evde temizlik, bakım ve sağlık hizmetleriyle vefanın ve dayanışmanın merkezi,
• 4 spor merkeziyle sağlıklı yaşamın buluşma noktası,
• Öğrenci yurtlarıyla gençlerin kendini güvende hissettiği yuva,
• Çankaya Evlerinde 12 bin öğrencisiyle yaşam boyu öğrenmenin kenti.
Biz bu kente sadece fiziksel yapılar değil, bir dayanışma kültürü de inşa ediyoruz.
Her akşam 2 binin üzerinde üniversite öğrencisine ücretsiz yemek sunuyor, kent lokantalarımızda her gün bine yakın yurttaşımıza sağlıklı gıdayı ulaştırıyoruz. Sadece Ankara’nın değil, Türkiye’nin en temiz, en güvenli ve en yeşil kentlerinden olan Çankaya’da gençlerimiz ÇANKAFE ile kaliteli ürünlere ekonomik şartlarda ulaşıyor; emeklilerimiz lokallerimizde yalnızlığa değil, hayata tutunuyor. Gece kreşi ile çalışan ailelerin yanında oluyor, ekolojik kreş ile doğa ve çevre bilincini çocuklarımıza küçük yaşta aşılıyoruz.
Lütfen kimse bu emeğe ve Çankayalılara haksızlık etmesin.
Evet, Çankaya, Cumhuriyet’in kalesi;
Evet, Çankaya, Cumhuriyet Halk Partisi’nin kalesi;
Evet, Çankaya, Atatürk’ün ilçesi…
Ama aynı zamanda araştıran, eleştiren ve sorgulayan komşularımızın yaşadığı bu güzel ilçe; belediye olduğu günden bu yana neredeyse her dönem iktidara muhalif anlayışla yönetilmesine rağmen başarılı sosyal belediyeciliğin Türkiye’deki referans noktası ve biz bu çıtayı daha da yukarı taşımak için gece gündüz demeden çalışıyor; her şeye rağmen bu kente yeni eserler kazandırmaya devam ediyoruz.
Saygılarımla.
@mansuryavas06@cankayabelediye@ankarabbld 2025 yılında dışarıda yağmur var haftalardır evimizde su yok. Günde birkaç saat su geliyor o da sabaha karşı. Ne kadar devam edecek böyle? Çankaya’da haftalardır susuz kalmak sizce de garip değil mi?
Değerli Ankara’lılar, sevgili hemşehrilerim Ankara’da trafiğe çıkmayı düşünüyorsanız, mümkünse gece saatlerini — özellikle 22.00’den sonrasını — tercih edin.
Zira anlaşılan o ki; mesai çıkışlarında evinize ulaşmanızın yahut şehir içinde rahatça seyahat etmenizin, Ankara Büyükşehir Belediyesi ve Sayın Başkan açısından pek bir önemi yok.
Biz de anlayışla karşılayalım… Belki de onların öncelikleri, Ankara trafiğinden çok “başka sahnelerdedir.”
O hâlde biz üzerimize düşeni yapalım: mesai saatlerinde trafiğe çıkmayalım.
“Ne olacak sanki, eve geç gitsek de olur değil mi?” 😊
Sayın @mansuryavas06 ve @ankarabbld sayenizde ağlanacak halimize gülmeye başladık. İzah edemediklerinizi mizahla anlatıyoruz!!!
Kaymakam hanım alanında en zor sınavlardan birinde en kötü ilk 400e girmiş, sonra da mülakatta uygun görülmüş ve kaymakam olmuş, koskoca bir ilçenin idari amiri olmuş. Protokolün en üstünde. Güzelliğiyle gündem olması mansplaining mesela. Karşınızda kaymakam hanım var, biraz destur ya.
Değerli arkadaşlar ben Özgür Turhan. Güzel ülkemizde komedyenlik yapıyorum. Yarın Cübbeli Ahmet Hoca ile ilgili hakaret davasında ifade vereceğim. Cumartesi günü ise, Galatasaray tarafından şahsıma dava açıldığı için karakola imza vermeye gideceğim, yaklaşık 9 aydır gidiyorum. Yaşadıklarımla beraber, almış olduğum tehditler, yapmış olduğum işi engellemeler ise şu an burada bahsi geçirilmeyecek kadar hafif geliyor.
Eti atmış olduğum tweetten dolayı, yayınlanmayan reklamlarında oynadığım için zarara uğradıklarını söyleyerek sözleşmeyi tek taraflı feshetti. Tarafıma reklamdaki zararlarını karşılamak için tazminat davası açtılar. Reklam setinde içtikleri kahvelerden, beyran çorbalarına kadar benden talep ettikleri tutar, bütün masraflar yaklaşık olarak 5 Milyon TL. Dava anlayamadığım bir şekilde aleyhimde sonuçlandı.
Pazar günü yapacağımız gösteri çekimimizden önce ne suç ne değil diye söylediğimiz bütün kelimeleri gözden geçirdik. Yasalarımıza göre herhangi bir suç işlemediğime kesinlikle emin olduğum gösterimde, eşim dostum ne zaman içeri gireceğim diye gün sayıyor.
Arkadaşlarım, tanıdıklarım yalnızca espri yaptığı için tutuklular, davaları var.
Ben komedyenim, bu ülkede yalnızca esprilerimi sizlerle paylaştığım için başıma bunlar geliyor.
Artık çok yoruldum. Ülkemizin geldiği duruma üzülüyorum, çocuklarımızın geleceğine üzülüyorum, kendime üzülüyorum. Ne yapacağımı ne diyeceğimi bilmediğim garip bir durumdayım.