İnsanın dünyada ayakları üzerinde dik duran tek canlı olması, kendi mânâsının da metaforudur bir anlamda: Ayaklarıyla yerde, bakışlarıyla göktedir; bölünmüştür. Din, Sanat, Felsefe ve bütün unsurlarıyla maddi uygarlık bu bölünmenin ıstırabını dindirme çabasının izleriyle doludur.
George Orwell'in 1984 romanını hepimiz az çok biliyoruz. Peki oradaki "yenikonuş" kavramı ne ifade ediyor? Günümüz siyasetinde bir düşünce kontrol etme yöntemi olarak "yenikonuş" kullanılıyor mu? France Culture'den çevirdim, izliyoruz.
Videonun tamamı: https://t.co/6A7narq20F
‘‘Biraz dağ yollarını öğrenmesi gerekir sanırım
Kahırçeker mekkâri katırları gibi
Onlar ki hiçbir şeyleri yok
korkunca çılgın, sevinince hüzünlü.
-
Kar dindi
Gerçekten dindi
Ellerine bakabilirsin artık. ,,
#TurgutUyar
Bellerophon, merhametle kılıcını yere indirir. Aslında bu duraksama bir idrak uğruna canını feda etmektir. Ama o an Amazon da anlar. Düşmanının kendisine verdiği yara aslında onu özüne döndürmeye çalışan bir çağrıdır. Yenilgisi ona utanç, acı değil; rahatlama ve sevgiyi getirir.