Komedyen Deniz Göktaş, gösterisinde yaptığı şakalar nedeniyle 1 gündür tutuklu.
- Peki o sırada kim tutuklu değil?
Fatmanur Çelik’e t*cavüz edip öz kızını *stismar eden Kuran’a Hizmet Vakfı Yöneticisi Ayhan Şengüler SERBEST!
Başıboş değil özgür!
Kazdağları'ndaki yılkı atları bir süredir basında "başıboş", tarım arazilerine zarar veren, "kontrol altına alınması gereken" bir sorun olarak tanımlanıyor. Toplanmaları, et ya da ilaç sektörlerine satılmaları konuşuluyor.
Bu atların çoğu yıllarca insanlar tarafından ulaşımda, tarımda, yük taşımacılığında kullanıldı. İhtiyaç kalmadığında doğaya bırakıldılar. Şimdi ise "sorun" olarak hedef gösteriliyorlar.
Ayşe Feryal Baran, yılkı atlarının hedef gösterilmesine karşı bir kampanya başlattı. "Bu atlar bölgenin kültürel ve doğal mirasının bir parçası olarak koruma altına alınmalı."
Destekliyorsan imzala, paylaş: https://t.co/wBAjWtmVOO
Antalya'da Akkuyu Mah. sakinlerinin 9 yıldır baktığı ‘Hamur’ isimli köpek tecavüze uğradı. Fail ise serbest bırakıldı!
"Tecavüzcülerin toplumda yeri yok" diyen Niyazi Azgın, şahsın tutuklanması ve ceza alması için kampanya başlattı. Kampanyaya imza ver! https://t.co/Ic8ZkSMUtY
🐎Kazdağları'nın özgür Yılkı atları hedefte
❓Yük taşıma ve tarlada kullanılıp terk edilen Yılkı atlarına ne olacak?
🖊️Ahmet Caner Altay
▪️Kazdağları’nda Ayvacık ilçesine bağlı Kocaköy civarında yaşamlarını sürdüren Yılkı atları tarladaki mahsule zarar verdikleri iddiasıyla “başıboş” “istila” ve “sorun” olarak etiketlenip hedef gösterildi. Yerel gazetelerin "kriz" olarak nitelediği terk edilmiş atlar için yaşam hakkı savunucuları devrede. Köy sakinleriyle görüşecek hayvan hakları savunucuları ve ekolojistler atların özgürce yaşamını savunuyor.
https://t.co/mKDM0LAGUT
Ekrem İmamoğlu, Anadolu Adliyesi'ne getirilirken yaşadıklarının "tarihi bir zulüm ve işkence" olduğunu söyledi:
"Saat 07.20’de koğuştan alındım ve 07.30’da cezaevinden çıkarıldım. 60 kilometre yol gittikten sonra araç durdu. Kaput açılıp kontrol edildi, daha sonra araç geri dönmeye başladı. Aracın arıza yaptığı ve bu nedenle geri dönüldüğü söylendi. Ben de 'Bir dakika, ne yapıyorsunuz? Arıza yaptıysa neden geri dönüyoruz? Arızalı bir araçla geri dönmek nasıl bir çözüm olabilir?’ dedim
Aracın gerçekten arızalı olduğuna inanmadığımı söyledim. 'Bu yapılan yanlışa ne Türk askerini ne de şoförü alet etmeyin' dedim. Bunun ayıp, yazık ve günah olduğunu söyledim. İtiraz ettim, sesimi yükselttim. Daha sonra kapıyı kapattılar ve beni tekrar araca bindirerek cezaevine geri götürdüler
Bir başsavcının egosu zedelenecek diye, bir başsavcının adil yargılanmamı engellemeye yönelik tutumu nedeniyle gece yarısı ya da sabah saatlerinde bir talimat verilmiş ve benim duruşma salonuna gelmemem için bir tezgâh kurulmuştur
Bu tezgâh işletilmiş ve ben ciddi anlamda psikolojik işkenceye maruz bırakılmış durumdayım. Bu ilk değildir, son da olmayacaktır. Bugün yaşanan tarihi bir zulümdür, işkencedir. Bu işkenceye sebep olanlar hakkında işlem yapılmasını mahkemenizden talep ediyorum. Bu konuda avukatlarımla acilen görüşmek istiyorum. Bu bilinçli bir işkencedir
Canlı canlı işkenceye tabi tutuluyorum. Ayrıca bana yalan söylendi. Araç arızası denilerek bu ülkenin askeri ve komutanları bir başsavcının talimatına alet edildi. Tarafıma gerçeğe aykırı bilgi verildi"
“Dün Silivri’de dehşet bir şeye tanık olundu.
İddianamede İmamoğlu’nun kasası olarak görülen ve itirafçı olarak duyurulan Murat Kapki dün mahkeme salonunda adeta çığlık attı.
Dedi ki: ‘Savcılar beni karımla tehdit etti.’
Dedi ki: ‘Eşimi gözaltına alıp tutuklanacağını ima ettiler. Ben de karımı kurtarmak için ne derseniz evet diyeceğim dedim. Önüme konan her şeyi de imzaladım. Savcı o gün Roma’yı da sen mi yaktın deseydi yine evet diyecektim.
Halbuki değil Ekrem İmamoğlu’nun kasası olmak, değil suç örgütünde bulunmak, suç örgütünün yöneticisi olmak; Ekrem Bey’le hayatımda bir kere bile konuşmadım.’ dedi.
Evet İmamoğlu yargılamalarında en büyük dayanak yapılan Murat Kapki dün mahkemede bunları söyleyerek adeta iddianameyi paramparça etti, davayı bitirdi.
Şimdi anladınız mı İmamoğlu duruşmaları neden televizyonda canlı yayınlanmıyor?
Canlı yayın olsaydı ‘karımla beni tehdit etti’ ifadesi millet tarafından duyulup öğrenilecek ve büyük tepki yaratacaktı.
Bakın yakın tarih, yakın geçmiş ortada.
AKP’lilerin tamamının zulüm mahkemesi dediği 1960 Yassıada yargılamalarında bile o dönem televizyon olmadığı için radyodan naklen yayın yapıldı.
Evet, darbeciler bile mahkemede olanları milletten saklamayı düşünmediler.
Bugün ise tam tersi yapılıyor. Her şey saklanıyor. Çünkü orada edilecek sözlerden korkuyorlar.
Emin olun bilseler mahkemede İmamoğlu rezil olacak, AKP fayda sağlayacak; vallahi 15 kanal canlı yayın yapar.”
(Sabahattin Önkibar)
1 Mayıs denince akla çoğunlukla insan emeği geliyor. Ama bu düzenin en görünmez, itiraz edemeyen ve her gün sömürülenleri olan hayvanları da hatırlatmak isteriz.
I will never stop; that I promise. Do you, my friends? Can you go outside yourselves and think of them with love and empathy, as sentient beings, not food?
Özgür Özel, “Gizli tanık intihara kalkıştı” dedi, Çağlayan olayı münferit bir vaka gibi duyurdu.
İntihara kalkışan Özcelep gizli tanık değil ama İBB dosyasının şikayetçisi. İfadesine göre savcılık sözünü tutmamış, o da intihara kalkışmış.
👇🏻👇🏻👇🏻
https://t.co/dl9MrBYtVk
Herkese günaydın,
- Ekrem İmamoğlu 276
- Av. Mehmet Pehlivan 184
- Selahattin Demirtaş 3332
- Hatay Milletvekili Can Atalay 1337
- Av. Selçuk Kozağaçlı 2958
- Fatih Altaylı 182
- Aykut Erdoğdu 204
- Mehmet Murat Çalık 276
- Osman Kavala 2973
- Zeydan Karalar 164
- Tayfun Kahraman 1337
- CHP İstanbul İl Binası 104
- Leman Dergisinin Camlarını Kıranlara Tepki Gösteren Akademisyen Aslı Aydemir 169
- Av. Atilla Özen 95
- Figen Yüksekdağ 3332
- Tunç Soyer 179
- Muhittin Böcek 168
- Mine Özerden 1337
- Çiğdem Mater 1337
- Mabel Matiz’in “Perperişan” şarkısı 93
- İzmir’de Zenne ile Dans Eden Tesettürlü Kadın 85
- Tele1 Televizyon Kanalı 59
- Merdan Yanardağ 57
-Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in katıldığı Mesleki Eğitim Çalıştayı’nda MESEM projesini protesto eden 16 öğrenci 17
- Sokak ropörtajında Recebo ile biten siyasal göndermeli mani söyleyen Halil Kürklü ve yayınlayan muhabir Hasan Köksoy (Kendine Muhabir) 15
- Sarıklı ve sakallı kişileri canavar olarak tasvir eden heykel ve üzerinde inkılap yazan kanlı kılıç çalışmasını sergileyen Murat Katfar 15
- Arif Kocabıyık (İlave TV) 14
- Av. Naim Eminoğlu 9
- Enver Aysever 9
Gündür hapiste.
Bu görseller tekel bayilerinden, içkili mekânlardan, barlardan tek tek toplatılıyor.
Emniyet ve zabıta geliyor, “Kaldırın” diye uyarı yapıyor. Gerekçe ne?
Alkollü içki reklamıymış.
Yahu zaten 2016’dan beri tabelalarda Efes, Tuborg yazmak yasak.
İndirdik, kaldırdık.
Firmalar mecburen isim bile yazamıyor;
sadece mavi, sarı, yeşil renk kullanıyor.
Üstüne bir de isim yerine “+1”, “%100” gibi semboller koyuyorlar.
Ama yetmiyor…
Buna bile tahammül yok!
Şimdi bir de idari para cezası kesilmeye başlandı.
Peki soruyorum:
21. yüzyıldayız.
Üretimi yasal, satışı yasal, vergisi peşin peşin alınan bir üründen bahsediyoruz.
Bu neyin hırsı, neyin rövanşı?
Bu artık denetim değil, ideolojik tavırdır.
Bu siyasi bir refleks,
açık açık yaşam tarzına müdahaledir.
Kimsenin kimseye kendi yaşam biçimini dayatmaya hakkı yok.
Bu kadar basit.
4 insan öldü. Bir aile yok oldu. 18 yaşında genç bir kız geride kaldı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu 27 saattir neden susuyor?
Çıkıp o metro inşaatının bu yıkımla olan ilgisini neden açıklamıyor?
@alicanuludag Gebze Mevlana Mahallesi’nde çöken 7 katlı binanın eski belediye Başkanı Adnan Köşker döneminde meclis üyeliği yapan, şimdilerde AK Parti Gebze İlçe Başkan Yardımcısı olan, Vatan İnşaat’ın sahibi tarafından yapıldığı öğrenildi
https://t.co/oJc5RGp9Sq