CHP’de sürdürülmesi gereken mücadelenin yol haritası:
1) Sarayın emeli olan ve bazı art niyetlilerin de çok istediği bölünmeye engel olmak. (Her iki tarafta da “kurtulalım” biçiminde hareket edenler var) Parti tabanımızın büyük çoğunluğu ise bölünmeye karşı.
2) Kurultay takviminin TAMAMININ ve BİR AN ÖNCE açıklanması.. CHP’nin siyasi meşruiyeti olan SEÇİLMİŞ bir genel başkana kavuşması.. Adres: mevcut CHP yönetimi.
3) Kurultayın yapılabilmesi için tedbir kararının kaldırılması gerekiyor. O halde, BAM tarafından verilen MUTLAK BUTLAN kararının Yargıtay’daki temyiz sürecinden feragat edilerek biran önce kesinleşmesi şart. Adres: yine mevcut CHP yönetimi….
4) Eğer bölünme olmuşsa, SEÇİMLERDEN ÖNCE birleşmenin sağlanması..
LÜTFEN SESİME SES VERİN!
Basına ve Kamuoyuna,
“Şikayetimdir”
İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa @iu_cerrahpasa Mühendislik Fakültesi Jeofizik Mühendisliği
Bölüm Başkanı tarafından göreve başladığım 67 gündür şahsıma kullanacağım bir ODA anahtarı ve kullanacağım MASA VE SANDALYE tahsis edilmemiştir.
Sismoloji=Deprem Bilim alanında uzman bir öğretim üyesi olarak; Akademik bilgi üretimimi yapacağı, toplumsal deprem fırtınalarına çözüm üretecek çalışma ortamını sağlamayan ve KULLANACAĞI BİR ODA ABAHTARINI BİLİNÇLİ OLARAK TAHSİS ETMEYENLERDEN Şikayetçiyim!
Önce halkıma ve aydınlık toplumuma bu durumu bildirmem artık zorunluluk haline gelmiştir!
Bürokrasi engeli önümde büyük bir bariyerdir!
Geçen hafta Venezuela’da meydan gelen depremdeki asperiteyi aşacak kamuoyu değerine ihtiyacım bulunmaktadır!
Psikolojimi bozmak adına sistematik bir mobing ile bu yıpratma süreci; dayanılmaz bir hale gelmiştir.
Bir öğretim üyesi odasız bırakılarak kamusal zarar oluşturularak, deprem bilimi gibi önemli bir alanda çalışan JEOFİZİK Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi çalıştırılmamaktadır!
Şahsımı değil, kamuyu da bu şekliyle zarara uğratılmaktadır!
Halkın vergileriyle maaşını alan bir öğretim üyesi bilinçli olarak çalıştırılmayarak, halkın paraları Çar çur edilmektedir.
Sadece bu ülke halkının vergilerinden aldığı maaşına sadık kalmak için gece gündüz demeden Üniversitede oda verilmediği için çalışan (başkasının odasında, koridorda evinde veya dışarıda) deprem bilimci bir öğretim üyesi değil, bu ülkenin emekçi halkı cezalandırılmaktadır!
Aynı üniversitenin bir takım yöneticileri tarafından 2016 yılında şahsım dahil birçok demokrat ilerici @egitimsen üyesi öğretim üyesi belgesiz bilgisizce ve kişisel kanaatlerle uzaklaştırılmış ve şahsımızda 5 yıl kamudan uzaklaşmama engel olmamışlardır. Yine kamu cezalandırılmıştır ve günümüzde de bu haliyle devam ettirilmektedir!
Bu 5 yıl şahsıma SUSMAMAYI da ve halkın desteğininde ne kadar önemli olduğunu öğretmiştir.
Tek isteğim bilimsel çalışma yapacağım, halkıma değer üreteceğim bir çalışma odası, masası ve sandalyesidir!
Çözüm için onlarca dilekçemi iyi niyetli olarak vermeme rağmen, bütün zamanımı bilgi üretmek yerine, dilekçe yazarak harcamama neden olmaları bir yana ne Dekan ve ne de bildirimde bulunduğum Rektör yardımcıları konuyu çözememiştir!
Bu nedenle sorunu çözümsüz bırakanlardan beklemeyip, kamuoyunun bilgisine sunmak ve desteğini beklemek dışında çarem kalmamıştır!
Şahsıma kullanacağı bir oda anahtarını 67 gündür vermeyen ve Kamu görevini kötüye kullanarak, memlekete ekonomik zarar verip; kamu görevini bilinçli olarak şahsımla husumeti olduğu için engelleyen JEOFİZİK Mühendisliği Bölüm Başkanını defalarca Dekanlık makamına dilekçe ile bildirmeme rağmen; Dekan’ın doğrudan bölüm başkanının yanıtı “çözümsüz bırakmak suretiyle ” şahsıma göndermekte ve kendi görüşünü ifade etmemektedir!
Kamuoyundan; Bu kanunsuzluğa, kamusal zarara, anti demokratik, anti bilimsel ve anti özerk üniversite yönetimine karşı; ses yükletmeye davet ediyorum.
Saygılarımla…
Doç. Dr. Savaş Karabulut ( Odasız bırakılan İÜC Müh. Fak. Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi)
Sinemamızın ve sanat dünyamızın unutulmaz isimlerinden; Tatar Ramazan, Katırcılar, Yılanların Öcü, Tomruk ve Selvi Boylum Al Yazmalım başta olmak üzere rol aldığı sayısız yapımla emek, adalet, sınıfsal eşitsizlik, feodal düzen, göç ve insan onuru gibi toplumsal meseleleri geniş kitlelere taşıyan Kadir İnanır'ı büyük bir üzüntüyle uğurluyoruz.
Kadir İnanır, yalnızca sanat yaşamındaki başarılarıyla değil; yaşamı boyunca haksızlıklar karşısında boyun eğmeyen duruşu, emekten, demokrasiden, özgürlükten ve halkların kardeşliğinden yana sergilediği kararlı tavrıyla da toplumsal belleğimizde silinmeyecek bir yer edinmiştir.
Sanatı, mücadelesi ve geride bıraktığı değerler kuşaklar boyunca yaşamaya devam edecektir.
Ailesine, yakınlarına, sanat camiasına ve onu sevgi, saygı ve özlemle anan tüm halkımıza başsağlığı diliyor; anısı önünde saygıyla eğiliyoruz.
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası
Yönetim Kurulu
ÜLKEMİZİN VE HALKIMIZIN GELECEĞİNİ EMPERYALİZMİN SAVAŞ ÖRGÜTÜ NATO’YA TESLİM ETMEYECEĞİZ!
Emperyalizmin savaş örgütü NATO’nun 7-8 Temmuz 2026’da Ankara’da gerçekleştireceği 36. Zirve öncesinde başkentte olağanüstü hâl rejimi yaratılmıştır. Ankara Valiliği’nin duyurduğu yasak kararlarıyla 28 Haziran-10 Temmuz günleri arasında toplantı ve gösteri yürüyüşlerinden basın açıklamalarına, bildiri dağıtımından pankart asılmasına kadar en temel demokratik haklar hedef alınmıştır. NATO zirvesi yapılacağı gerekçesiyle başkentin günlerce baskıcı uygulamalarla kuşatılması, halkın anayasal hak ve özgürlüklerinin fiilen kaldırıldığının en açık göstergesidir.
Siyasi iktidarın varlığını sürdürebilmek amacıyla ülkemizi NATO’nun saldırgan stratejilerine ortak etmesini, topraklarımızı emperyalist müdahalelerin ve savaş politikalarının üssü haline getirmesini asla kabul etmiyoruz.
NATO, kuruluşundan bu yana halklara ve emekçilere savaş, işgal, yıkım ve istikrarsızlık getirmiştir. Darbelerden kontrgerilla faaliyetlerine, işgallerden bölgesel çatışmalara uzanan sicili bunun en somut kanıtıdır. Bugün de enerji kaynakları, ticaret yolları ve jeopolitik çıkarlar uğruna coğrafyamız yeni savaşların ve gerilimlerin merkezi olmaya sürüklenmektedir. Başta Ortadoğu olmak üzere bölgemiz emperyalist müdahalelerin, işgallerin ve saldırgan politikaların hedefi haline getirilmektedir.
ABD emperyalizmi, Trump yönetimiyle birlikte bir yandan “ABD olmazsa NATO kâğıttan kaplan” deyip diğer yandan bu saldırganlığı daha da tırmandırmakta; uluslararası hukuku hiçe sayan, savaşları ve işgalleri meşrulaştıran, halkların iradesini yok sayan politikalar her geçen gün daha tehlikeli boyut kazanmaktadır. Soykırımlara ortak olan, otoriter ve antidemokratik rejimleri besleyen bu kötücül anlayış, dünya halklarını daha fazla yoksulluk, baskı ve çatışma ortamına sokmaktadır.
Bizler çok iyi biliyoruz ki bu savaş politikalarının bedelini tarihin her döneminde olduğu gibi yine halklar ve emekçiler ödemektedir. Silahlanmaya ve askeri harcamalara ayrılan kaynaklar; gıdadan, sağlıktan, barınmadan, eğitimden, üretimden ve kamusal hizmetlerden çalınmaktadır.
Emperyalist-kapitalist sistemin yarattığı krizlerin faturası, ülkemiz başta olmak üzere dünyanın dört bir yanında işçilere, emekçilere, gençlere ve emeklilere daha fazla yoksulluk, güvencesizlik ve geleceksizlik olarak kesilmektedir.
Halkların gerçek ihtiyacı savaş politikaları olamaz!... Halkların gerçek ihtiyacı barışın, eşitliğin, demokrasinin ve özgürlüğün hâkim olduğu bir yaşamdır.
Ülkemizin geleceği emperyalist merkezlerde, NATO karargâhlarında ya da uluslararası sermayenin çıkar hesaplarında değil, emeğiyle geçinen, üreten ve ülkesine sahip çıkan milyonların örgütlü mücadelesiyle kurulacaktır.
Ülkemizdeki tüm NATO üsleri kapatılmalıdır!
Bir savaş örgütü olan NATO’dan derhal çıkılmalıdır!
Savaşa, işgale, emperyalist müdahalelere ve gericiliğe karşı yaşamı, barışı, demokrasiyi, laikliği ve tam bağımsızlığı savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye!
Kahrolsun Emperyalizm!
@TMMOB1954
https://t.co/5s6Kr9bgwi
ADANA MİLLETVEKİLİ SAYIN MÜZEYYEN ŞEVKİN’DEN YENİ YÖNETİM KURULUMUZA HAYIRLI OLSUN ZİYARETİ
Müzeyyen Şevkin, Odamızın Genel Kurulu sonrasında göreve başlayan yeni Yönetim Kurulumuzu tebrik etmek amacıyla Odamızı ziyaret etti.
Oda Yönetim Kurulu Başkanımız Düzgün Esina ve Yazman Üyemiz Çetin Kurtoğlu’nun da hazır bulunduğu ziyarette; ülkemizin deprem gerçeği, afet risklerinin azaltılmasında yerbilimlerinin önemi, kamuda mühendislik ve danışmanlık hizmetlerinin niteliği, mesleki haklarımız ve Jeoloji Mühendisleri Odası`nın önümüzdeki döneme ilişkin çalışma başlıkları üzerine karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu.
Aynı zamanda meslektaşımız da olan Sayın Müzeyyen Şevkin’e nazik ziyaretleri ve meslek alanımıza gösterdikleri ilgi nedeniyle teşekkür ediyor; bilimin ve kamu yararının esas alındığı, afetlere dirençli ve güvenli bir Türkiye hedefi doğrultusunda ortak çalışmaların ve dayanışmanın güçlenerek sürmesini temenni ediyoruz.
@muzeyyensevkin
Özgür Özel'i 'Fethullahçı' olarak düşünmek yanlıştır, ahlaksızlıktır. Kemal Kılıçdaroğlu'nu Alevi kimliği üzerinden 'düşkün' ilan etmeye çalışmak da o kadar yanlıştır ve saçmalıktır.
Siyasi mücadele; kimlikler, inançlar ve yaftalar üzerinden değil, fikirler, politikalar ve siyasi tutumlar üzerinden yürütülmelidir.
Aksi durumda toplumun ortak değerleri siyasal hesaplaşmaların malzemesi hâline gelir.
Günlerdir; yandaşından candaşına, ülkenin bütün kanallarında CHP tartışılıyor, tartıştırılıyor.
Değil bir gün, bir saat AKP tartışılsa şaşarım!
Ama mesele tam da burada:
Ülkenin yoksulluğu, hukuksuzluğu, işsizliği, adaletsizliği ve derinleşen krizi konuşulmasın diye herkes aynı sahnenin etrafında döndürülüyor.
Kaybeden canım ülkemin mazlum yurttaşı oluyor.
Yazık ki ne yazık!!!
@herkesicinCHP@eczozgurozel@kilicdarogluk #Chp
Kemal Kılıçdaroğlu'nun şahsı üzerinden Alevi kimliği, memleketi ya da kökeni üzerinden tartışma açmak tehlikeli bir yol.
Kimlikler üzerinden yürütülen siyaset; topluma çözüm üretmez, sadece ayrıştırır, kutuplaştırır ve ortak geleceğe zarar verir ve ülkeyi Ortadoğu tipi kimlik siyasetinin içine sürükler.
Tüm siyasiler üzerine düşeni yapmalıdır.
Siyasette baba-oğul ilişkisinin olmadığının en büyük kanıtıdır bugüne gelene kadar geçen sürede yaşananlar ve dahi bugün yaşananlar.
Ve yine görüyoruz ki siyasette kalıcı küslükler de olmuyor.
Ama 100 yıllık partinin kapısının polis zoruyla kırılmasını hiç kimse, hiç birimiz unutmayacak!
Kişisel hırsları bitirin ve bir araya gelin artık.
Çünkü bunun sorumluluğu sadece kendi siyasi geleceğinize değil; halka, yurttaşa ve ülkenin geleceğine karşıdır.
Halka borcunuz var, yurttaşa borcunuz var.
@kilicdarogluk@eczozgurozel@herkesicinCHP
İnanılmaz bir üzüntü içindeyim. Ben de herkes gibi televizyonlarda CHP genel merkezinde gelişen olayları izledim.
✖️sabah nedense bir kalabalıkla genel merkeze gelmek,
✖️milletvekillerini içeri davet etmeyip (nihayetinde hepiniz partilisiniz) bir çay-kahve eşliğinde oturup görüşmemek
✖️Atatürk’ün partisine polisin gitmesini talep etmek
✖️Atatürk’ün partisinde emniyet güçlerine direnmek
✖️Atatürk’ün partisinin merkezinde terör yuvasına girmiş gibi polisin sıktığı gazlar ve uygulanan inanılmaz şiddet.
Ayıp değil mi? Biz Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet Halk Partiliyiz. Bu ülkenin yüz akıyız. Alnımız ak, başımız dik.
Çok ama çok üzgünüm.
Bugün CHP Genel Merkezi önünde yaşananları görünce beynimde aynı cümle dönüp durdu:
“Adam kazandı!”
Adam yine kazandı, adam hep kazanıyor...
Kaybeden ise; mazlum halkım, yoksullaştırılan yurttaşım, geleceğe olan inancını yitiren gençlerim, umudu her geçen gün biraz daha eksilen memleketim, canım memleketim oldu.
Birbirimize düşerken, gerçek sorunlarımızı konuşamaz hale gelirken, kazananın kim olduğu daha net görülüyor.
Yazık… Çok yazık.
#CHP