Lan soksok Muzo senin tescilli tacizci kadın düşkünü olduğunu önüne gelene instadan yürüdüğünü cümle alem biliyor.Manita ayağına bir dönem kurum bile değiştin.Makarasına attığımız twitler gotune fena batmış.Bunları sen mi yaziyon liseli piçin kayraya mı attırıyon.+++
*Ankara
Son yıllarda sistematik şekilde LGBTİ+lar üzerinden üretilmeye çalışılan korku ve nefret duvarlarını örgütlü mücadelemiz ile yıkacağız! Operasyonlar ile tutsak edilen tüm lubunyaların yanındayız.🏳️🌈🏳️⚧️
Tutsak Lubunyalara Özgürlük!
Bijî Berxwedana Lubunya!
iyi güzel yazı yazıyorsunuz uzun uzun ama neye yarıyor?
3-5 solcu bakıyor beğeniyor geçiyor sizce böyle siyaset yapmak bir işe yarıyor mu ya da kolayınıza mı geliyor?
“Maden patronları işçilerin kanıyla beslenirken, palazlanırken maden işçisinin payına düşen ise yerin altında ölüm, yerin üstünde yoksulluk oluyor…”
#Soma’da bulunan İmbat Madencilik’te yaşanan göçükte 5 işçi, bugün ise Zonguldak’ta kaçak bir madende 1 işçi yaşamını yitirdi.
Sorumlular bellidir. İş güvenliğini ve gerekli önlemleri gereksiz bir maliyet olarak gören patronlar; madenleri özelleştiren, denetlemeyen, denetlemeden makarna dağıtır gibi maden ruhsatı dağıtan devlet kurumları suçludur. Madenlerde yaşanan her işçi ölümünün sorumlusudurlar.
İşçi cinayetleri İmbat Madencilik’te ilk kez yaşanmıyor. Daha önce 2017, 2019, 2020 ve 2022 yıllarında, alınmayan önlemler nedeniyle 7 maden işçisi hayatını kaybetti, birçok işçi yaralandı.
İmbat Madencilik’in bu kabarık sicili, tıpkı diğer katliamlarda olduğu gibi, “kaza” denilerek temizlenmeye çalışılacaktır. Oysa işçi ölümlerinin esas sorumlusu İmbat Madencilik patronları ve onları denetlemeyen devlet kurumlarıdır. İşçi katilleriyle poz veren bakanlar ve bürokratlar da bu düzenin sorumlularıdır.
Kaçak madenler de bir türlü engellenememektedir. Bir maden, onlarca insanın girip çıktığı, küçükten büyüğe birçok aracın kullanıldığı bir işletmeyken nasıl kaçak çalışabilir? Elbette bunun mümkün olmaması gerekir. Ancak devlet kurumları ve bürokratlar patronların arkasında durur, göz yumar ve denetim görevini yerine getirmezse neden olmasın?
Maden patronlarının daha fazla kâr hırsı, özelleştirme ve taşeronlaştırma politikaları, işçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin maliyet gerekçesiyle alınmaması, cezasızlık, yaptırımsızlık, sarı sendikacılık ve işçilerin örgütsüzlüğü; yaşanan madenci ölümlerinin, iş cinayetlerinin başlıca sebepleridir.
Patronlar ve devlet bürokrasisi, her maden katliamında “kader”, “fıtrat” diyerek cinayetlerin üzerini örtmeye çalışıyor. Oysa yaşanan ölümler ne kaderdir, ne fıtrattır ne de doğal afettir. Yaşanan işçi cinayetleri, patronların ve hükümetin tercihlerinin sonucudur. İşçinin canı ile güvenlik maliyeti arasında yapılan bir tercihtir bu. İşçinin canı güvenlik maliyetine tercih edildiği için, işçinin canı daha ucuz, hatta bedava görüldüğü için madenlerde her yıl onlarca işçi kardeşimiz ölüyor.
Maden patronları işçilerin kanıyla beslenirken, palazlanırken maden işçisinin payına düşen ise yerin altında ölüm, yerin üstünde yoksulluk oluyor.
Bir avuç kömür için bir ömür veren maden işçilerinin, biz işçilerin; örgütlenmekten, işçinin canını hiçe sayan patronlara karşı mücadeleyi yükseltmekten ve sömürü ve ölüm düzenine son vermekten başka çaremiz yok.
İşçi cinayetlerine, güvencesizliğe ve taşeron işçiliğine karşı birleşik sınıf mücadelesini yükseltmekten başka çaremiz yok!
Kuracağımız İşçi İktidarında; madenleri kamulaştıracağız, tüm sorumlulardan işçi cinayetlerinin hesabını soracağız!
#Soma #Zonguldak
@consuleof@boragus@Emreirxc@yancardeill oğlum bak senin amınakoyarım saçma sapan şeyler yazıp durma bildirim düşüyor pkknıda seni de sikerim tamam mı dadaloğlu seni görse iki şaplak çeker amele sümüğü gibi duvara yapıştırırdı seni zekasız piç