GEÇEN 36 SAATTE...
"Kayyum gelecek, Grup Toplantısında kürsüye çıkacak" dediler dün sabah saat sekiz de meclisteydim.
Cumhuriyet Halk Partisi nin evlatları bu zulme izin vermedi, kayyum, polis zoruyla işgal ettikleri Genel Merkez Binasına gitmek zorunda kaldı. Orada konuşma yaptı.
Genel Merkezi dolduran güruh bizlere yani bu partinin evlatlarına "Fetö'nün p*çleri" diye hakaret etti.
Tarihi Grup Toplantısında Genel Başkanımız Özgür Özel'i dinledik ve Genel Başkanımız ile ilk uçakla Manisa' ya geldik.
Merhum Belediye Başkanımız Ferdi Zeyrek'in mevlüdüne yetiştik, kabrini ziyaret ettik, dostlar ile acımızı bir kez daha paylaştık.
Bu sabah saat ise 6:30 da telefon ile uyandım.
Kendi kendime "acaba kim gözaltına alındı" diyerek, korkuyla telefonu açtım.
Genel Başkanımız Özgür Özel'in önceki dönemlerde danışmanlığını yapan canım kardeşim Cem'in ve belediye çalışanı Anıl'ın gözaltına alındığını öğrendim.
Şeyhzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek annesini kaybetmişti öğlen vakti onun hayrına katıldım.
Cem ve Anıl için Emniyet Müdürlüğüne gittim.
Akhisar dönüşü dokuz yoldaşımın, dokuz Milletvekilimizin usulsüzce ihraç edildiği haberini öğrendim.
Son otuzaltı saatte yaşadıklarım bunlar...
Öfkeliyim, kızgınım...
Ama bu günlerde geçecek.
Bize bu 36 saati yaşatanlara hesap sormazsak bize yazıklar olsun...
Ferdi başkanın seçim kampanyasını ben yaptım.
Madem bu kadar para verilmiş;
Biz neden Seçim Koordinasyon Merkezi( Skm) dahi olmadan kampanya yaptık! Bütün toplantılarımızı Ferdi başkanın mimarlık ofisinde ya da Chp Manisa İl başkanlığında yaptık?
Bizim neden seçim otobüslerimiz, araçlarımız yoktu?
Biz neden medya satınalma yapamadık!
Ferdi Başkan kampanya giderlerini neden cebinden karşıladı?
Ferdi başkan bütün kampanyayı neden 2015 model bir araçla tamamladı?
Ben bütün kampanya süresince neden kendi aracımı kullandım, benzinimi dahi kendim karşıladım?
Neden, kampanya için çalışan gönüllüler dahil, herkes kendi yemek paralarını kendileri ödedi?
Sahaya çıktığımızda Milletvekilleri, İl Başkanı, yöneticiler kendi ceplerinden harcama yaptılar ?
Hayatını kaybetmiş, cevap veremeyecek bir insan üzerinden Genel Başkan Özgür Özel’e saldırmayı, karalamayı göze alacak kadar alçalmazsınız diye düşünüyorduk.
Kaybedecek ne çok şeyiniz var ki buna dahi tenezzül ediyorsunuz!
4000 sayfa iddianame,
826 ifade,
402 şüpheli,
105 tutuklu,
76 iftiracı,
9 dalga operasyon vs…
Tam 9 aydır tutukluyuz. İktidar 9 TV kanalı, 9 gazete ile tam 9 aydır itibar suikastleri yapıyor.
Kul hakkı yediler. Dokuz doğurdular ama milleti aldatamadılar. Bir TV kanalından, bir canlı yayından korktular. Mahkemeden TRT canlı yayınına bile ret verdiler.
Daha açık söylemek gerekirse tek bir kişiden korktular.
Aziz milletim:
Şeffaflıktan kaçtılar,
“Mecliste önerge var, temiz eller istiyoruz, milletin huzurunda tepeden tırnağa tüm siyasetçiler belediye baskanları hesap verelim” dedik, kaçtılar.
Kumpasçılar, masumiyet karinesini yerle bir edenler, adil yargı huzurunda, milletin vicdanında sandıkta hesap vereceksiniz, kaçamayacaksınız.
Unutmayacağız, unutturmayacağız!
Cumhuriyet Halk Partisi’nin evlatları,
Milyonların gözü üzerimizde,
Milyonların ümidi biziz.
Bu ülkenin milyonları 2024 seçimlerinde üzerine düşeni yaptı ve iktidarı değiştirmek istediğini gösterdi.
Bu ülkenin milyonları 19 Mart 2025’ten beridir her gün ama her gün bu beceriksiz, bu zorba iktidardan kurtulmak istediğini haykırıyor.
Şimdi sorumluluk bizim.
Sorumluluk, görev biz CHP’lilerin.
Milyonların arzusuna sahip çıkacağız.
Milyonların ümidini gerçekleştireceğiz.
Milyonlar CHP’ye hazır.
Türkiye CHP’ye hazır
CHP de Türkiye’yi yönetmeye hazır.
Az kaldı…
“Sevmeyi öğrendim.
Sonra güvenmeyi...
Sonra da güvenin sevgiden daha kalıcı olduğunu, sevginin güvenin sağlam zemini üzerine kurulduğunu öğrendim.
İnsan tenini ögrendim.
Sonra tenin altnda bir ruh bulunduğunu…
Sonra da ruhun aslında tenin üstünde olduğunu öğrendim.
Evreni öğrendim.
Sonra evreni aydınlatmanın yollarını öğrendim.
Sonunda evreni aydınlatabilmek için önce çevreni aydınlatabilmek gerektiğini öğrendim.
Ekmeği öğrendim.
Sonra barış için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini. Sonra da ekmeği hakça üleşmenin, bolca üretmek kadar önemli olduğunu öğrendim.”
Barış için:
Sevmeyi
Güvenmeyi
Ruhumuzu anlamayı
Ruhumuzla birbirimizi sevmeyi
Aydınlanmayı, aydınlatmayı, ekmeği
Ekmeği üretmeyi, büyütmeyi
Ekmeği hakça paylaşmayı öğrenelim.
Genel Başkanımız Özgür Özel:
“Erdoğan’ın hoşuna gidecek muhalefet lideri olacağıma yere gömüleyim, kabre gireyim daha iyi.
Tarih bizi, arkadaşlarını satmayanlar, meydanları boşaltmayanlar, mücadeleyi kazananlar olarak yazacak. Ya tarihe böyle geçeriz ya da defolup gideriz.”
19 Mart’tan bu yana, ‘Öyle duydum’ iftiralarından başka bir şeyleri olmadığı için 149 gündür iddianame yazamıyorlar.
Bu çaresizlik nedeniyle tutukluları; eşleriyle, evlatlarıyla tehdit edip iftiracılığa zorluyorlar.
Son olarak, savcı-avukat çetesiyle bir İBB Borsası kurdular. Savcıların tuttuğu avukatları, Türkiye’nin dört bir yanındaki cezaevlerine sürülen tutuklulara gönderip, iftira metinlerini imzalatmaya, milyon dolarlarca rüşvet almaya çalışıyorlar.
Bu çetenin faaliyetleri belgeleriyle ortaya çıkmışken, etkin pişmanlık kumpası çökmüşken, millet Ak Toroslar Çetesi’nin dağıtılması için HSK’nın harekete geçmesini beklerken, bugün hala bu çetenin eliyle operasyon yapıyorlar.
Bu operasyon, yargı çetesinin ve Ak Parti’nin yaşadığı tahribatı örtmek için girişilen bir intikam operasyonudur.
Bu operasyon, bir yandan barış, birlik ve kardeşlik diyenlerin, bu umuda karşı başlattığı baltalama girişimidir.
Başkanımız İnan Güney ve tüm arkadaşlarımızın sonuna kadar yanındayız.
Devlet içindeki çetelere sesleniyorum:
9 dalga değil, 99 dalga yapsanız da başaramayacaksınız!
Onlar savcılarına, çetelerine güvensinler. Ben millete güveniyorum.
Millet bizimle beraberdir.