Keşfette önüme böyle bir post düştü. Galiba hiçbir zaman kabul etmeyeceğim. O kadar şaşkınım ki. Sanki Taksim’deki odasında uyuyordu ben postu görene kadar. Anlatabiliyor muyum tam bilmiyorum da, “Nasıl yani ya…”
Paramparça oldum gece gece.
Gözümüzün içine baka baka yapılan şu rezilliğe bakın. Biz bunun için mi canımızı ortaya koyduk? Silah arkadaşlarımız bunun için mi şehit düştü, gazi oldu? Yeter artık, bu rezilliğe bir son verin.
Fotoğraflarını görmüş olduğunuz 12 vatan evladının şehit düştüğü gün “Keyifler yerinde” paylaşımı yapan takımın bayrağını bugün köprüye astılar.
Aziz ruhlarınız şad olsun, “sakın bizi affetmeyin.”
Türk milletinin 12 vatan evladını şehit verdiği gün “bizimkilerin keyfi yerinde” paylaşımı yapan takımın bayrağını boğaza astınız.
Bu çocukların ahında boğulacaksınız “Tarih sizi affetmeyecek.”
Türk milleti, Doğu’nun köylerini Evliya Çelebi misali dolaşıp çocuklara bot ve mont ulaştırmaya çalışırken, “ağalar” saray gibi evlerde yaşıyor. Artık uğraşmayın.
Gidin, Karadeniz’in yoksul evlatlarına; Ege’nin ve Akdeniz’in Yörük çocuklarına yardım edin.
Başını okşayıp beslediğin zaman köpek bile Türk’ün bayrağını sımsıkı tutuyor; Türk milletinin “üniversitelerinde” okuyup yuhalayan vatansızlara ibret olsun.