Belgeselde Yahudi bir kadın "10 çocuğum var, ara vermeseydim 15 olurdu" diyor ve 10 çocuk karşılığında 100.000 dolar maddi yardım aldığını söylüyor.
Yahudiler dünyaya üreme ve aile karşıtlığı aşılayıp eşcinsellik propagandası yaparken kendi nüfuslarını arttırıyor.
TERÖRİSTLER DEVLETİN PARÇASI OLUR MU?
Abdullah Öcalan’a ait olduğu ileri sürülen sızdırılmış İmralı görüşme notlarında üç cümle özellikle dikkat çekiyor:
“Eskiden bağımsızlıkçıydık, şimdi Cumhuriyet’e katılacağız.”
“Anayasada yerimizi alacağız.”
Ve en çarpıcısı:
“Şimdi devlet bize terörist gözüyle baksa da yarın en az MHP kadar bu devletin sağlam bir ayağı olacağız.”
Bu sözlerin ortaya koyduğu siyasi model ile hemen yanı başımızda, Suriye’de yaşananlar arasındaki benzerlik dikkat çekici.
“Bağımsızlıkçıydık, Cumhuriyet’e katılacağız”
Suriye’de YPG’nin ana omurgasını oluşturduğu SDG artık bağımsız bir askerî güç değil. 25 Ağustos 2026’da SDG’nin feshedildiği ve Suriye devlet yapısına entegrasyonunun tamamlandığı açıklandı.
Ancak “tasfiye” burada eski kadroların bütünüyle ortadan kaldırılması anlamına gelmedi.
SDG/YPG'liler Suriye ordusuna alındı. Bölgedeki SDG kökenli birlikler yeni askerî yapı içerisine yerleştirildi. YPG’nin önemli askerî isimlerinden Sipan Hamo, Suriye Savunma Bakan Yardımcısı oldu.
Yani dün devlete karşı veya devletten bağımsız silahlı güç olan kadroların bir bölümü bugün devletin askerî sisteminin parçası.
Öcalan’a atfedilen “Cumhuriyet’e katılacağız” ifadesiyle Suriye’deki bu dönüşümün mantığı arasında dikkat çekici bir benzerlik var.
Suriye’de SDG/YPG’nin Suriye devletine entegrasyonu çoğu zaman “YPG tasfiye edildi” şeklinde anlatılıyor. Ancak sahadaki model, klasik bir silahsızlandırma ve dağıtma sürecinden farklı.
Eski SDG/YPG personelinin önemli bölümü birbirinden koparılarak ülkenin farklı birliklerine dağıtılmadı. Haseke, Kamışlı, Derik ve Kobani ekseninde dört bölgesel tugay oluşturuldu. Daha önemlisi, eski YPG/SDG komuta kadrosundan isimler yeni devlet sisteminde üst düzey görevler aldı. YPG’nin önemli askerî yöneticilerinden Sipan Hamo, Suriye Savunma Bakan Yardımcılığına getirilirken; SDG komuta kademesinden Çiya Kobani, 60. Tümen Komutan Yardımcısı oldu.
Benzer bir süreç iç güvenlikte de yaşanıyor. Rojava’nın polis ve güvenlik yapılanması olan Asayiş tamamen yok edilmiyor; personelinin önemli bölümü Suriye İçişleri Bakanlığı sistemine geçirilerek yine kuzeydoğudaki yerel güvenlik yapısında değerlendiriliyor.
Bu nedenle ortaya çıkan model, Türkiye veya Fransa’nın mevcut üniter devlet düzeninden farklıdır.
Türkiye’de Diyarbakır, Van veya Hakkâri’ye ait ayrı bir bölgesel askerî güç bulunmaz. Aynı şekilde Fransa’da Korsika’ya ait, geçmişte merkezi devlete karşı savaşmış kadrolardan oluşturulmuş özel askerî tugaylar yoktur. Polis ve ordu doğrudan merkezi devletin genel güvenlik sisteminin parçalarıdır.
Suriye’deki modeli Türkiye’ye uyarlarsak fark daha kolay görülür:
PKK’nın feshedildiğini; fakat eski mensuplarından Diyarbakır, Van, Şırnak ve Hakkâri merkezli dört TSK tugayı oluşturulduğunu düşünelim. Eski üst düzey bir PKK komutanının Doğu ve Güneydoğu’dan sorumlu Millî Savunma Bakan Yardımcısı, bir diğerinin ise bölgede tümen veya kolordu komutan yardımcısı olduğunu varsayalım. Ayrıca örgütün eski yerel güvenlik kadrolarından binlerce kişinin Emniyet veya Jandarma bünyesine alınarak yine aynı bölgede görev yaptığını düşünelim.
Böyle bir durumda “PKK’nın eski askerî ve güvenlik kapasitesi tamamen ortadan kaldırıldı” demek mümkün olur muydu?
Fransa için de aynı analoji kurulabilir: Korsikalı silahlı bir örgüt dağıtılıyor; fakat savaşçıları Korsika merkezli Fransız ordusu tugaylarına dönüştürülüyor, eski komutanları Savunma Bakanlığı ve ordu yönetimine giriyor, eski güvenlik kadroları da Fransız İçişleri Bakanlığı bünyesinde Korsika’da görev yapmaya devam ediyor.
İşte Suriye’de yaşanan süreci en doğru anlatan ayrım budur.
Üstelik YPG, Suriye'de Kürtçe'yi "Ulusal Dil" statüsüne aldırmış, matematik kimya fizik gibi derslerin de Millş Eğitim bünyesinde Kürtçe verilmesini kanuna koydurmuştur.
Bu aslında zihni olarak bölünmedir.
Kürtler kendi bölgelerinde polis.
Kendi bölgelerinde asker.
Eğitim dilleri farklı.
Ama Suriye hepimizin diyor. YPG'nin modeli bu.
Bu MHP'li şahıs "Şehit ve gazi seviciliğine başladılar bunların hangi sözü samimi" diyor?
Bak kardeşim, beni iyi Parti CHP yeni Parti eski parti alakadar etmez.
Onların Dün yaptıklarıyla Bugün yaptıklarını mukayese etmek üzere samimiyet ararsam seni de aynı o samimiyet arayışının içerisine sokarım.
Zaten bizim nazarımızda hepiniz aynı.
Dün Devlet Bahçeli'nin teröristlerle bir olanlar için neler söyledikleri ortada.
Bunları unutturmak için ama onlar da şunu yaptı demek bizi hiç mi hiç alakadar etmez.
Gelelim milletvekillerinin Çoğu bu çerçeve yasaya Evet diyor Öyleyse çerçeve yasa Doğrudur anlayışına.
İsterse 600 milletvekilinin 600'ü evet desin.
Bir şey yanlışsa yanlıştır.
Çıkın 600 milletvekili bundan sonra güneşe ay diyeceğiz deyin.
Sizi alkışlamamızı mı bekliyorsunuz?
ÖCALAN'ın ONAYINDAN geçen
Çerçeve Yasayı destekkeyen TBMM'deki partiler ve DIŞ GÜÇLER:
AKP+MHP+CHP+YENİ+DEM+SAADET+ DEVA+GELECEK+HÜDAPAR
+İNGİLTERE
İngiltere Dışişleri Bakanlığı, Türkiye halkı için barış ve güvenlik yönünde atılan adımları memnuniyetle karşıladı.
+ABD
ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Türkiye'deki yeni süreci “hayranlıkla izlediğini” ve bunun 40 yılı aşkın süredir devam eden çatışmanın çözümü için önemli bir adım olduğunu ifade etmiştir.
Bu Güçler en son Küreselcilerin AŞILARI için vatandaşa BASKI yapmak adına ANAYASAYI ÇİĞNEYECEK UYGULAMALARDA BİRLEŞMİŞTİ.
Hangi hisse senedinin yükseleceği kendilerine önceden söylenerek paralarına para katanların, milyon dolarları iki haftada kazananların MAL VARLIĞI HELAL, KAZANCI HELAL, MAKAMI HELAL ve sorgulanamaz iken, senin evinde biriktirdiğin 5 milyon TL, 10 milyon TL, nasıl suç oluyor?
Evde para bulundurmak suç algısı oluşturuluyor. Farkında mısınız? Para da para olsa... 5 milyon 10 milyon TL'yi evinde tutan adama bu enflasyonda TL'yi koruduğu için madalya vereceklerine, suçlu muamelesi yapılıyor adeta. Efendim evinden para çıkmış. Ee? Acından ölsün mü?
Tayyip Erdoğan kendisine " Ak PARTİ'ye gelmek istiyorsan kapımız açık" derken...
CHP'li Marmaris Belediye Başkanı'nın omzundaki ele dikkat!
Buradaki küçültme...
Buradaki psikolojik baskı...
Sadece bir belediye başkanına mı?
Senin seçmen olarak sandıktaki iradene mi?
Bence artık herkes ve her kesim hükümetin insanları susturmak için bahaneler uydurup tutuklandığını giderek daha çok inanıyor. AKP'liler dahil. Daha ilginç olan, normalde birbiri ile alakası olmayan kesimlerde bu haksız ve hadsiz kayırmacı hukuka karşı sessiz bir dayanışma var.