Bak şimdi…
Zamanında aile hekimim beni kolon kanserine karşı uyarmadı.
— Yaz tazminat.
Aynı yıl mamografi diye bir şeyden söz etmedi.
Meme kanseri oldum.
— Yaz bir tazminat daha.
Bir gün olsun “osteoporoz diye bir şey var” demedi.
Belim kırıldı.
— Yaz tazminat.
Stres, evlilik, psikoloji, hayat yükü?
Hiçbiri yok.
Boşandım, çöktüm.
— Yaz nafakanın yarısı.
Beslenme demedi.
Hareket demedi.
Uyku demedi.
Sigara desen, hiç açmadı.
— Yaz metabolik sendromdan tazminat.
Bir gün olsun
“Bak, sen ölümlü bir varlıksın” demedi.
Ölümü hatırlatmadı diye
— Yaz kozmik ihmal.
Sonuç?
Ben hasta oldum.
Sistem tertemiz.
Hekim suçlu.
Kader sanık.
Ve en sonda büyük karar:
“Allah’ım, aile hekimimi cehenneme at.”
Çünkü bu ülkede artık
hastalık değil,
ölümlülük bile bildirime tabidir.
Ey Türk gençliği! Birinci vazifen; Türk istiklalini, Türk cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
Türkiye Cumhuriyeti İlelebet Payidar Kalacaktır .
Ne mutlu Türküm diyene!
🇹🇷🇹🇷 #Cumhuriyet100yaşında
#sağlıktaşiddet
Elinde bıçakla hastaneye girebiliyor. Kendi adaletini sağladığını düşünüyor
Sansasyonel mi değil çünkü burası Türkiye. Şaşırdık mı yoo alıştık mı asla tiksindik mi kustuk nefret ettik..
Bafra'da doktorun kafasına sıktılar şans eseri hayatta kaldı, Rize'de acilde silahlı çatışma oldu 5 kişi yaralandı, Fatsa'da doktoru dövdüler kafa travması var
Hepsi bugün oldu. İyiye gitmiyoruz.
Sosyal medyada bugünlerde herkesin karşısına Alman Devleti’nin verdiği ilanlar çıkıyor. “Almanya’ya geliniz. Almanya’da kalifiye elemanlar için çok iyi maaşlar var.” En başta hedef hekimler ve sağlık personeli. Çok yakın bir gelecekte Almanya gibi birçok ülkenin yüzlerce sağlık personeli açığı olacak. Bu açığı kapatabilecekleri ülkelerden biri Türkiye.
Türkiye’de ise adamın birinin kafası atıyor, doktora saldırıyor, yaralıyor, öldürüyor, sakat bırakıyor. Bazı insanlar 80 yaşındaki dedeleri öldüğü vakit duasını okur gibi öldüğü hastanenin hademelerine, hemşirelerine, doktorlarına saldırmayı, kapanan kapıların camlarını kırmayı âdet hâline getirdiler. Nihayet vatandaşın birisi çıkıyor, “Eskiden doktorlar bize hakaret ederdi, sıraya gir, derdi. Şimdi biz onları dövüyoruz” diyor. Zavallının bu dövülen doktorlar dolayısıyla başına geleceklerden haberi yok. Çoluk çocuğu hangi memlekette yaşayacak, bir ağır hastalık halinde yurtdışına gitme ihtimali var mı? Hayır, olmayacak. Bazı insanların parmağı kanasa yan memlekete gidebilirler. Birtakım Arap şeyhleri memnu olmasına rağmen İsrail’in hastanelerinde soluk alıp tedavi ediliyorlardı. Ama kitlenin büyük çoğunluğu için böyle bir şey olmayacak.
PEKİ NE YAPILMALI?
Maaşların arttırılması gibi miktarlara çocuklar güler. Kediye yüklenecek zamlarla kimseyi ikna edemezsiniz. Ama asıl önemlisi, çalışan doktorun, mühendisin, öğretmenin haysiyetinin ve onurunun korunmasıdır.
Türkiye bugün tıpta Nobel düzeyine gelmiştir. Verilen Nobel’in çok daha ötesinde ödüller alabilecek durumdadır. Böyle bir kaynağı kimse kaçırmaz. Batı ülkelerinde insanlar avlayacak kitle arıyor. Tembelleşen kitleler böyle ağır mesleklerde çalışmak istemiyorlar. Bunun bir faraziye değil, bir gerçek olduğunu pandemi faciasında gördünüz.
Türkiye’de ise birtakım kitleler büyük başarılar göstermiş bu insanlara hâlâ şiddet uygulamakta. Gelecek nesiller buna sebep olanları adamakıllı suçlu tutacaklar. Çünkü Türkiye, bir anda çıktığı yüksek mevkiden hak etmediği yere düşen bir ülke olacak. Probleminiz varsa bu ülkeden siz gidip başka bir ülkede yaşayınız. Ama burada yaşamak isteyen insanların haklarını ve huzurunu gölge altına almayınız.
#ilberortaylı
Mehmet Şükrü Sever hoca editörüğünde hazırlanan saha ve hastane kılavıuzları
aşağıdaki linklerden indirebilirsiniz
(Hekimler içindir!!!)
🧿https://t.co/mDQrTksMnJ
🧿https://t.co/m97cy3LrPl
Eviniz yok ve deprem yaşamışsınız ailenin bir kısmı yok ertesi gün hastaneye yaralılar için çalışmaya gidiyorsunuz!
Siz bunu okurken onlar yaşıyor.
Arkadaşlarımızın idari izinli sayılmasını istiyoruz.
#NöbetTeslimi
Tüm Türkiye'yi sarsan depremde mağduriyet yaşayan 30 aileye en azından bu felaket bitene kadar Eskişehir'de bulunan otelimizin kapısını açmak ve misafir etmek istiyoruz. Elimizden gelen şimdilik bu, umarım faydamız dokunur.
Roof garden hotel ; 0222 239 4050