Temiz kalabilmek için sık sık suya sabuna dokunan, HOCAM demeyi Sinan Cemgil'den öğrenmiş ODTÜ ADM mezunu,Antakyalı ve hayata soL'dan bakan Ateist bir Marxist
Eğer gerçek bir yurtseverseniz.
Her nerede olursa olsun, M.Kemal'in, bir anti-emperyalist olarak kurgulayarak, TC'nin kuruluş genlerine de nakşettiği, "Milliyetçilik", "Laiklik" ve "Cumhuriyetçilik" ilkelerine kesinlikle karşı koymaz ve onları, sonuna kadar desteklersiniz.
TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan'dan @OkuyanKemal çarpıcı çıkış:
"Ülkenin bütün kaynaklarına el koymuş olan sermaye sınıfının elinde biriken zenginliğe el koymazsanız, bu halka sözünü ettiğiniz iyileşmeyi, refahı veremezsiniz."
İpek Özbey @ipekkozbey ile Nasıl Olacak? bu akşam saat 20.00'da Sözcü Televizyonu YouTube kanalında yayında! 📺⏰
İktidar tarafından CHP’ye atanan yönetimin düzenlediği rozet törenine ve ardından yaşananlara bakıyorum, bakıyorum, bir daha bakıyorum. Şaşkınlık içindeyim. Birgün muhabiri Ebru Çelik’in haberi her açıdan sağlam. Tartışılacak tarafı yok.
Gerçi siyasette parayla şakşakçı ilk kez tutulmuyor. Başka örnekleri de var. Ama butlan CHP’sinin bu haftasonu verdiği fotoğrafta tek sorun ajans marifetiyle salona getirilen figüranlar değil.
Ben sevgili Ercan Kesal’ın Nasipse Adayız filmini izlemeyi asansör sahnesinde bırakmıştım. CHP adına utanmıştım o sahneden. Bir başka partiden onlar adına utanır mı insan? Utandım, ne yalan söyleyeyim. Filme konu olan olayları Ercan Kesal’in kendisinden dinlerken de yine utanmıştım.
İşte bu hafta sonu yine aynı duyguyu yaşadım görüntüleri izlerken. Karmaşa, bağrış çağrış, olup bitenlere aldırış etmeden kesintisiz gülümseyen bir lider…
Kamuoyuna,
Bugün muhabirimiz Ebru Çelik’in imzasıyla yayımladığımız “Kılıçdaroğlu’nun rozet töreninde skandal: Yüzlerce figüran parayla törene taşındı” başlıklı haberimizin sonuna kadar arkasındayız. Muhabirimizin katılımcı gözlemle yaptığı haber, somut bilgilere dayanmaktadır ve bütünüyle gerçektir.
Haberimizin ardından istinaftan çıkan “mutlak butlan” kararıyla CHP’nin başına getirilen yönetimin gazetemize yönelik kullandığı ifadeler kabul edilemezdir. BirGün, basının yüz akı kurumlarından biridir ve halka hiçbir zaman yalan söylememiştir. Patronsuz bir gazete olarak 22 yıldır bağımsız şekilde ayakta kalabilmesinin yegâne nedeni de yarattığı sarsılmaz güvendir.
BirGün’ü hedef alan iftiralarla ilgili yargı yoluna başvuracağımızı kamuoyuna duyururuz. Hak etmedikleri koltuklarda oturanlar alın teriyle, emekle ve fedakârlıkla büyütülen değerlere dil uzatamazlar.
Yıllardır olduğu gibi bu pervasız saldırılar karşısında dik durmaya devam edecek ve taşıdığımız sorumluluk gereği Türkiye’nin aydınlık yarınları için gerçekleri yazmaktan vazgeçmeyeceğiz.
Sevgi ve dayanışmayla…
BirGün
Not: Muhabirimiz Ebru Çelik, CHP etkinliğinde figüranlara dağıtılan 950 TL’yi almamıştır. BirGün çalışanları hakkı olmayana göz dikmez.
“Yeni Parti”nin kurulmasına AKP yol açtı. Bunun tartışılır tarafı yok. Ancak Yeni Parti’nin kuruluşunun siyaset alanında dar anlamıyla CHP’nin içiyle sınırlanamayacak gelişmelere yol açacağını AKP ne kadar hesapladı, işte bu tartışmalı.
Elbette henüz sürecin başındayız ve kesin konuşulamaz. Ancak…
Ad her şeyi belirlemez, lakin “Yeni Parti” tercihi sadece “yeni parti kurmak zorunlu oldu” türünden bir duyguyla gerekçelendirilemez. Halkçı Parti, SHP, DSP, SODEP her durumda CHP geleneğinin yerleştiği “sosyal demokrasi” ya da “demokratik sol” çizgisine hitap eden partilerdi. Yeni Parti ise daha kurulmadan içinin farklı farklı doldurulmaya çalışıldığı bir oluşuma dönüştü: İdeolojisiz parti, sosyal demokrasinin ilkelerine sadık parti, ANAP gibi parti, Atatürkçü tabanı sağa açan parti…
Belki de istenen budur; herkesin, hatta “iliştirilmiş sol”un da kendince bir anlam yüklediği bir parti.
Kimbilir belki CHP’ye dönülür ama Yeni Parti böyle bir dönüş için uygun bir ad değil. Yeni Parti, “ben başka bir şeyim artık” iddiasıdır.
Bu iddia ile birlikte milyonlarca kişi “kurucu parti”ye yaslanma alışkanlığını terk etmeye davet edilmiş oluyor. İdeolojilerin ve programların tamamen önemsizleştirildiği burjuva siyasetinde “kurucu parti” referansı sanılanın ötesinde bir öneme sahipti. Bununla boy ölçüşecek tek referans, 25 yıllık bir öyküsü olan Reisçilikti.
Böylece 2021 sonrasında ama özellikle 6 Şubat 2023 depremiyle birlikte Türkiye’de yaşanan ideolojik ve siyasal hareketlilik ve yer değiştirmeler açısından yeni bir evreye girmiş oluyoruz.
Devrimci bir perspektifle bakıldığında bu tablo, holdingler-tarikatlar düzenini yıkmayı hedefleyen cumhuriyetçi bir programın geniş halk kesimlerinin gündemine sokulması için daha uygun koşullar sunuyor.
Bunlar hiç tesadüf değil. Sosyalizme düşman olan Cumhuriyetçiliğe, Sovyetler Birliği'ne düşman olan tarihsel anlamda Türkiye'ye düşman olur.
https://t.co/BtQ3BG6qHd
56 yaşındaki Yusuf Tekin doğru demiyor!
67 yaşımdayım. @Yusuf__Tekin Emrullah efendi ilkokulundayım. Sınıflar 35-40 kişilikti. Soba vardı. Yandaki korudan odunu biz öğrenciler toplardık!
Lüleburgaz'da okudum ilkokulu dağın başında, kar yağdığında İstanbul asfaltının kapandığı, kurtların ilçeye inebildiği bir devirde!
İlçede tek bir kırtasiye vardı, okul açılmadan TÜM kitaplar gelirdi.
Buna ilave olarak bak bak bak... İtalyan yazar Ugo Dettore tarafından hazırlanıp Türkçeye çevrilen Gökkuşağı ansiklopedisi fasiküllerine o kırtasiyeden ulaşabiliyordum!
Annelerimiz okula tepsiyle börek kurabiye yollardı tüm sınıf yerdik.
Siz ne demek istiyorsunuz hep eski Türkiye'yi yoksun ve eksik göstermeye çalışarak?
Doğanın akışı gereği elbette çocuklarımız bizlerden daha iyi hayat ve olanaklara sahip olacaklar. Ben kalkıp 1966'yı mağara devriyle kıyaslıyor muyum?
O devirde tahta çantamı elime alıp, soğuktan parmaklarım sapına yapışarak okula yayan giderdim. Kimseden de korkmazdık. Şimdi okula çocuğunu TEK BAŞINA YOLLAmaya cüret edebilen anne var mı bir düşünün.. Ne hale getirdiğinizi anlayın...
Neden böyle yapıyorsunuz sürekli?
Levent Üzümcü’nün gözaltına alınıp hakkında ev hapsi kararı verilmesine neden olan sosyal medya paylaşımına bakıp “e ne var bunda” diye şaşırmanın bir anlamı yok.
Yıllardır bir şey yok ve çok şey var.
Tarih muktedir olmanın korkuyu aşmaya yaramadığını gösteren çok fazla örnekle dolu. Haksızlık korkuyu besler. Kural budur. Geçmiş olsun @LeventUzumcu
AKUT’un kurucusu Nasuh Mahruki hakkında, 15 Temmuz’a ilişkin sosyal medya paylaşımı nedeniyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, “Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik veya Aşağılama” suçlamasıyla gözaltı kararı verildi.
İktidarın unutmak istediği 15 Temmuz manşetlerini hatırlatıyoruz👇
📍“İncirlik’teki merkezde TSK’nın bütün subaylarını fişleten ABD’li John F. Campbell, kanlı isyanın organizatörü oldu. Üniformalı teröristlere paralar ise Nijerya bankası kanalıyla CIA ekibince ulaştırıldı. İşte darbe girişiminin şok detayları…”
📍“Zaten bu darbenin amacı belliydi; bir NATO müdahalesi. İç savaş bahane edilerek bir müdahale olacaktı belki de.”
📍“Darbenin dış ayağı üzerine düşünmek gerekiyor. Darbeden ABD'nin haberi vardı. NATO yetkililerinin de bilgisi vardı. Zaten NATO'dan yapılan "muhataplarımız tutuklandı" açıklaması bunun bir itirafı. Ama sadece bunu ABD ile açıklamak zor. Birleşik Arap Emirlikleri ve Almanya faktörlerini de unutmamak gerekir.”
https://t.co/loEOatt0vZ
Önümüzdeki 10-15 yıl içerisinde, askeri faaliyetler dahil insan emeğinin yerini yapay zeka ve robot teknolojilerinin almasının kaçınılmaz olduğu bir gelecek de; ülkesel varlığını, "ucuz sığınmacı işçiliği" ile "ucuz NATO askerliğine" dayandırmak, ancak geri zekalılık olabilir...
Erdoğan: “S-400’den taviz vermeyeceğiz. Her zaman söylüyorum; burası kasaba devleti değil. Şimdi burada tükürdüğümüzü yalarsak devlet terbiyemize uymaz, benim de devlet adamlığıma uymaz. Böyle bir şeyi yapamayız. (Kaynak: Hürriyet, 16.6.2019)
Erdoğan bu çıkışları yaparken kimileri sosyal medyada “NATO terör örgütü” mesajı atıyordu, kimileri ekranda “Reis ABD’ye haddini bildiriyor” yorumu yapıyordu, kimileri de “AKP’nin ABD’ye karşı vatan savaşı verdiğini” savunarak iktidara yanaşıyordu…
Gerçek şu: Erdoğan iktidarda kalmak için her türlü manevra yapabilen iyi bir taktisyendir. Bazen manevrayı o kadar sert yapar ki arkasındakiler savrulur. Yani 24 saat sonra, F-35 konusunda ortaya çıkabilecek bir olumsuzluk sonrasında yeniden manevra yapabilir.
Erdoğan bu özelliği nedeniyle neo-Abdülhamitçidir.
Ama son tahlilde, Erdoğan Türkiye’deki “en Atlantikçi” siyasetçidir.
“Neyden kurtuluyoruz” sorusu her şeyi açıklıyor. 1919’da başlayan mücadele emperyalist işgale ve çürümüş monarşiye karşı mücadeledir. Biri olmadan diğeri olmazdı. Kurtuluş Savaşı budur. Müfredat değişir tarihsel gerçek değişmez. https://t.co/uq3ImdiWQ8
Yasakla, baskıyla boyun eğdirmeye çalıştıkları Ankara'nın göbeğinde NATO'ya karşı emperyalistler defolun diyerek yürüdük.
Kızılay'a girerken gözaltına alınan yoldaşlarımızı derhal serbest bırakın! Bu memlekette NATO'yu protesto etmek suç değil onurdur!
@AnkaraTkp
Dalkavuk: Kendi çıkarı için güçlü ve makam sahibi kişilere aşırı saygı gösteren, yaltaklanan, her dediğini onaylayan ve onları sürekli öven kişilere verilen ad. Günceli yalaka veya yağcı.
Ortaklaşa Dergisi'nin X hesabı, yeni sayıdaki NATO Dosyası'nın duyurulmasının ardından Türkiye'de erişime engellenmişti.
🔴Bağımsızlığın, anti-emperyalizmin sesine ve satırlarına tahammül edemeyenlere karşı yurttaşlarımızı Ortaklaşa'nın yeni hesabını takip etmeye ve paylaşmaya davet ediyoruz.
En fazla 15 yıl sonrasında, tarım ve hayvancılık dahil, hemen hiçbir sektörde insan emeğine gereksinim kalmayacak.Zira, yapay zeka ve robot teknolojileriyle rekabet mümkün olamayacak. İşte bu durumda da, ucuz emek olarak ithal edilen mülteciler ile yerli vasıfsızlar sorun olacak