@finansalzgurluk Yok hocam sözleşmeyi anlamadan imzalamışız. Sözlü olarak defalarca başka ödeme yok dediler ama kağıt üstünde arsa için geçerli imiş bu.
@finansalzgurluk Ne kadar ödeyeceğimiz belli değil ama ödeyememe durumum var benim. Bana tüm ödeme bu kadar dendiği için girdim ama şu anda büyük pişmanlık içindeyim. 2.6 milyon iyi fiyattı 35m2 için falan 5 milyon çok fazla.
@finansalzgurluk Bize ödeme listesi verildi aidatlar sabit orda da. Özellikle sordum sonradan para istenmez dimi diye yok dediler. Sözleşme de de vereceğimiz toplam ücret yazıyor ayrıca.
Bill Gates’in babası tanınmış bir avukattı, annesi büyük bankaların ve vakıfların yönetimindeydi. Elon Musk’ın babası Apartheid Güney Afrika’sında maden ortağı ve mühendisti. ++
Gates’in özel okulunda neredeyse kimsenin o devirde yokken bilgisayara erişim imkanı vardı, IBM anlaşmasında annesinin bağlantılarının rol oynadığı da bilinir. Musk ise annesi sayesinde Kanada vatandaşlığını kolayca aldı, ilk girişimlerini de aile desteğiyle ayakta tuttu, sonra 2000’lerde batmanın eşiğindeyken Amerikan devleti tarafından kurtarıldı.
Kısacası bu milyarderler “sıfırdan” başlamadı. Onların hikayeleri yapısal avantajların ve aile sermayesinin iyi kullanılmasıyla alakalı. Birçoğunun da böyle. Buna rağmen toplumlarda sürekli “kendi tırnaklarıyla kazıdı” masalları anlatılıyor.
Neden? Çünkü bu mit düpedüz eşitsizliği meşrulaştırmak için kurgulanmış bir ideolojik anlatı. Herkesin aynı şansa sahip olduğu yalanını yayıyor, başarısızlığı bireyin kusuru gibi gösteriyor, düzenin bu halini doğalmış gibi sunuyor, mevcut dünyanın eşitsizliğini normalleştiriyor, suçu ortalama insana yıkıp sistemi aklıyor.
Gerçekteyse başarı büyük ölçüde sınıfsal pozisyon, kültürel sermaye ve bağlantılarla mümkün oluyor. Bu mitleri kırmadan toplumsal eşitsizliği anlamak imkansız.
Anlatılar yalnızca hikaye değil, toplumsal gerçekliği anlamlandırmanın ve meşrulaştırmanın araçları. Hangi değerlerin yüceltilip hangilerinin görünmez kılınacağını belirliyorlar. Yani anlatı, ideolojinin gündelik hayata sirayet eden formu, düzenin sorgulanmadan kabulünü sağlıyor.
Bu yaygın “bireysel başarı” anlatısının da sürekli tedavülde kalmasının ideolojik işlevi bunlarla alakalı. Sistemin gayet bilinçli tekrarladığı bir hikaye. Ama hakikat çok daha karmaşık.
@solakoglu Hocam herkes biliyor hiçbir şeyin uzmanı olmadığını ama kimse söylemiyor. İlk defa siz dile getirdiniz ama daha çok gündem olmalı ki insanlar gerçekleri öğrensin.
Neden her yaz bunca insan Alaçatı'ya / aynı yerlere yığılıyor? Çünkü insanların çoğu hakiki arzusunu bilmiyor. "Ben gerçekten neyi istiyorum?" Bunu bilmiyor.
Lacan'ın dediği gibi başkalarının arzularını arzuluyorlar. Önemsedikleri insanların arzularını taklit ediyorlar. Çünkü kendi arzuları yok.
Kariyer hedefleri, tatil planları, hobileri değişiyor sık sık. Sürekli yeni birilerinden hoşlanıyorlar.
Önemsedikleri, kıskandıklarının arzularını taklit ediyorlar şuursuzca.
"Hakiki arzu"larını bilmiyorlar. Ve neye sahip olurlarsa olsunlar o yüzden gerçekten tatmin olamıyorlar.
Hakiki arzusunu keşfedememiş insanlar mutsuz; neye sahip olursa olsunlar tatminsiz oluyorlar bu yüzden.
Değil basit bir tatil planı, ayakkabı tercihi vs. aşık olduklarını zannettikleri insanı bile, ideallerini bile kendileri seçemiyorlar.
@asayisberkemal0 Reis sen İnternet camiasının yüz akısın. En faydalı işi yapan adamsın buralarda. Sana dokunan karşısında halkı bulur. Mücadele devam, Allah işini gücünü rast getirsin. Allah razı olsun senden.