@tolgagerger Dünden beri eşimle, Beyoğlu'nda bir hukuk bürosunda çalışan avukat çiftin nasıl oluyor da tek hisseye 2 milyar koyabildiğini anlamaya çalışıyoruz. Sadece avukatlıkla bu paralar kazanılmaz. Çok kişinin kellesinin koparılması lazım.
Haberi ilk Sözcü'de kazara gördüm. Sonra herkes kopyala/yapıştır yaptı.
TBK değişmedi, 5 yıl hesabı da değişmedi. Olayı anlamadan başlığı atıp haber yapmışlar. Yerli basının kalitesi bu kadar.
Son olarak tekrar edeyim: Devletin dahil ve müdahil olduğu bir çözüm olmayacak.
Yargıtay'dan kirası emsallerin altında kalan ev ve iş yeri sahiplerini ilgilendiren karar: 5 yıl hesabı değişti
https://t.co/1851ANwBrS
https://t.co/lMZ8ZI0Zib
@Oguz_Atalay Üniversite sorularını belli odaklara vermiş hükümetin uzmanlık sınavı sorularını istediği "makul" kişilere vermediğine inanmak için hiç bir sebep yok. AKP iktidarında verilen tüm uzmanlıklar masaya yatırılmalı.
Yine ağır bir saçmalık: Samimiyet. Neye göre, kime göre samimi?
Tahliye edersin, şartlara uyulmuyorsa cezayı kesersin(ki kanunda zaten var).
Hukuk olabildiğince siyah ve beyaz olmalıdır. Gri değil.
“EVLENECEĞİM” DEMEK TEK BAŞINA KİRACIYI TAHLİYE ETMEYE YETER Mİ?
İhtiyaç nedeniyle tahliye davalarında ileri sürülen gereksinimin gerçek, samimi ve zorunlu olması gerekir. Yargıtay kararında, yalnızca nişanlı olmanın tek başına ihtiyacın varlığını ispatlamak için yeterli olmadığı açıkça belirtilmiştir.
Bununla birlikte başka bir kararda evliliğin yargılama sırasında gerçekleşmesi, çiftin kirada yaşaması ve diğer somut gelişmeler değerlendirilerek ihtiyacın ispatlandığı kabul edilmiştir.
Kısacası mahkeme yalnızca “evleneceğim” beyanına değil, ihtiyacın gerçekten oluşup oluşmadığına ve süreç boyunca devam edip etmediğine bakar. #evsahibi #kiracı #ihtiyac #tahliye #avukat #dava #sözleşme #ispat
@cryptometugce Maalesef bunun gibileri dinleyenler var. İlk defa da ifşa etmiyorsunuz. Daha önce de İran ile ilgili bir bölgeyi karıştırmıştı sanırım(ya da başka bir şey sanıyordu) 🤡🤷♂️
7 kıtada 72 milleten insanın çocuğunu gördüm, Türkiye’de de arkadaşlarımın çocuklarıyla çok vakit geçirdim bir tanesinin ayaklarını yere vurarak tepindiğini, olası bir huzursuzluk anında ebeveynin tepkisiz kaldığını da görmedim. Çocuğunuzu mağaradan gelmiş gibi büyütürseniz tepki görürsünüz. Biz zaten çocuğa kızmıyoruz, tepkimiz oy verme kapasitesi bile olmaması gereken aptal ebeveynlere. Sırf üreyebildiği için üreyenlerin doğurup başını boş bıraktığı gürültülere tahammül etmek zorunda değiliz. Çocuğu siz yaptıysanız nerede insanları rahatsız etmeden büyüteceğinizi de önden planlayacaksınız. Yok değilse aşağılanan ana baba olmayı göze alacaksınız.
Sorun kiracı gibi duruyor, değil mi? Değil. Kök neden devlet. Yapacağı doğru dürüst kanunla, adam gibi çalıştıracağı mahkemelerle bu gibi durumların yaşanmamasını sağlamak devletin asli görevidir.
Neden ev almıyorum? Başımdan geçen olayı sizlerle paylaşmak istiyorum.
2 yıl önce kira getirisi için bir ev satın aldım. Satın aldıktan hemen sonrada bir emlakçıyla anlaşıp kiracı arayışına girdim.
O dönem o bölgede kiralar 15-20 bin TL bandındayken ben kirayı düzenli alabilmek amacıyla fiyatı 12 bin TL olarak belirledim ve bir aileyle anlaştık. Sözleşmeyi imzaladık, kira gününü her ayın 10'u olarak belirledik.
Kiracıdan tek talebim sözleşmede bir kefil olmasıydı. Eve taşındılar ertesi ayın 10'u oldu kira günü geldi ancak bana bir kira ödemesi gelmedi. Bende insanlık halidir masrafı olmuştur ödemede zorlanmıştır gibi sebeplerle hemen aramak istemedim açıkcası.
Bu şekilde 15 gün bekledim bu süreçte ne ödeme geldi ne de karşı taraftan bir açıklama. Bende aradım ve maaşının ayın 27'sinde yatacağını ve o zaman ödeyeceğini öğrendim.
Diğer ay hem düzenli ödeme olsun hemde kiracı zorluk çekmesin diye kira gününü ayın 27'si olarak değiştirdik. Ertesi ay 27'si olduğunda yine bir ödeme alamadım. 1 hafta sonra yazdığımda gün içinde yapacağını belirtti. Diğer ay yine aynı şekilde kira gününü geçirdi ben yazınca ödedi.
İlk 6 ay böyle geçti. Hiçbir şekilde düzeli ödeme almadım. Sonraki 3 ay hiç kira alamadım. Artık aramalarıma da mesajlarıma da dönmüyordu. Bende mecburen kefile ulaştım ona durumu anlattım kiracıya ulaşamadığımı vs. söyledim. O da "beni ilgilendirmez" diyerek telefonu yüzüme kapattı.
Bende artık yasal yollara başvurmaya karar verdim. Çünkü ortada bir mağduriyet vardı ve karşımda bir muhattap yoktu. O dönem bir de farklı şehirlerde olduğumuz için yüzyüze konuşma fırsatımız da yoktu.
Hemen bir avukatla anlaştım hem kiracıma hem kefiline icra takibi başlattık. Burada şunu da söylemek isterim kiracınızı çıkarmak istediğinizde direkt tahliye davası açıp hadi evden çık diyemiyorsunuz. 2 kez haklı icra takibi veya noterden ihtar çekmeniz gerekiyor.
Bende ödeme alamadığım ayları gerekçe göstererek 2 kez icra takibi başlattım. 2. icra takibinin sonunda bana ulaştı ve keşke bu yola başvurmasaydınız şimdi bir de dosya masrafı ve avukat masrafı ödeyeceğim dedi. Ancak ben bu yola mecbur kalmıştım.
Sonrasında bana yeni ev bulabilmek için bir tarih verdi ve o tarihte tüm ödemelerini yaparak evi boşalttı. Bu süreç toplamda 1 yıl sürdü ancak beni maddi ve manevi olumsuz etkilediği için açıkcası konut yatırımından tamamen soğdum ve evi sattım.
Bu olay vesilesiyle tekrar emin oldum kiraya vermek için ev almak konusu benim için tamamen kapandı.
@enorton1903 Halkı milli piyangodan vize randevusuna kadar soyan iktidar o evleri de millete çakmanın yolunu bulacaktır. Oy için kömür&makarna yeterli, ev çok fazla 🤷♂️
Eğiteceksin, terbiye edeceksin, halka açık alanlarda etrafı rahatsız etmemesini öğreteceksin. Elin "gavuru" nasıl yapıyorsa sen de yapacaksın. Bilmiyorsan profesyonel yardım alacaksın. Çocuk nasıl büyütülür fikrin yoksa, öğrenmeye de niyetin yoksa yapmayacaksın.
Hükümetlerin ısrarla kaçtığı, elini sürmek istemediği konular vardır:
1) Güncelliğini yitirmiş, sürdürülemez hâle gelmiş emeklilik sistemi
2) Aşırı nüfus
3) Her anlamda(para arzı, nüfus, hammade vb.) enflasyona dayalı kapitalizm
Yıllar önce söylemiştik. #Emekli maaşı diye bir şey kalmayacak. Ödediği prime bakılmaksızın bütün emeklilere "yaşlılık aylığı" Adı altında sosyal yardıma dönüşecek. AKP'nin emekli politikalarıyla, çıkardığı yasalarla bugünler bağıra bağıra geldi. Emekli anlamak istemedi, oy vermeye devam etti.Son pişmanlık fayda etmez. Şimdi "sandığı bekliyoruz" diyorlar. Adil bir seçim olacak mı? Sanmam. Olsa da son dakika emeklilere bir parmak bal çalacaklar seçimden önce. Ya sonra? Yeniden iktidar olduğunda aynı politikalara devam edip hızla daha da yoksullaştıracaklar emekliyi.
Bunu da düzeltelim:
"O kadar çapsızım ki tweet'imde sadece yöneticiye haber verdiğim açık açık yazılı olduğu hâlde sonradan 'IMı YInıtıCı KImŞıMI dI sİyLiDi' diye kıvırmaya çalışıyorum. Beceremeyince suçlamaya geçiyorum. Yakalandığım için tweet'imi cevaplara kapadım."
@heisenbergtrx Tweet'i düzeltelim:
"Park yerinin sahibine önceden haber vermeden emrivâki yaptım. Adam duruma sinirlenince hatamı anlamak yerine bu mecrada duyar kasıp insanlardan haksız davranışım için onay bekledim. Yaptığım eşekliği ikiye katladım. Üzgünüm. Komşumdan özür dileyeceğim."