İlişkilerde niyetten çok davranışa bakmak gerekir. “Seni kaybetmek istemiyorum” demek bir duygudur, kalmanız için emek vermek ise bir seçimdir. İnsan sevdiğini söyleyebilir, özleyebilir, kaybetmekten korkabilir. Bunların hiçbiri tek başına ilişkiyi taşımaz.
Bir insan ilişkide sürekli şüpheci ve gergin bir tutuma bürünüyorsa, bu onun karakterinden ziyade gördüğü belirsizliğin tepkisidir. İhmal edilmek insanı hırçınlaştırır, şeffaflık ve tutarlılık ise yumuşatır. İnsan, karşısındaki kişinin kendisine yaşattığı duygunun aynasıdır
İlginin bitmesi kadar, ilginin bitip söylenmemesi de travmatiktir.
Hatta çoğu zaman daha travmatiktir.
Çünkü açık bir “gitme” acı verir ama gerçeklik de verir.
Oysa soğuyan sesler, azalan temas, mesafeli cümleler, cevapsız aramalar
karşı tarafı bir belirsizliğin içine hapseder.
İnsan şunu yaşamaya başlar:
“Bir şey mi yaptım?”
“Yanlış mı anladım?”
“Biraz daha sabretsem düzelir mi?”
Bu süreçte acı dışarıdan gelmez;
insanın kendi içinde kendini yemesiyle büyür.
Sevgi ile büyüyen insanlar yetişkinlikte sevgiyi talep eden kişiler olurlar. İlişkilerinde Sevgiyi bolca sunarlar. Ama Sevgiyle büyümemiş biriyle beraber olduklarında verdiklerini alamazlar. Bu durum zamanla bir öfke yaratır. O yüzden sadece sevmek yetmiyor. O Sevgiyi anlamlandırabilecek biri de olmalı…
Ey beni günah işlerken görüp de bana mühlet veren (Rabbim)!
Affınla lütfet bana, zira günah beni perişan etti.
Yâ Rab! İşte gözyaşlarım, onları dökmeye geldim;
İhsanınla tüm keder ve elemlerimi yıka.
Merhaba Kıymetli dostlar.
Bu sefer anne adaylarına, emziren annelere ve taze babalara sesleniyoruz. Aman ha süt yetmiyor zannedip hemen hazır mamaya başlamayın. Hatta bazen maalesef bilinçsiz doktorlar da teşvik edebiliyor. Lütfen dinleyin, anlayın ve paylaşın.
Kalın sağlıcakla..
Evladınızı, etrafınızı bıktırmayın; onlara hoşgörülü davranın, sevdirerek yaklaşmaya çalışın, sabırlı olun. Çünkü insanlar her zaman, her şeye muktedir olamıyorlar.
[Gönenli Mehmed Efendi (Rahmetullâhi Aleyh)]
"Soylu kişilere yapılan iyilik, hayırla karşılık bulur; alçak kimselere yapılan iyilik ise şerle sonuçlanır. Bunun misali yağmur gibidir: Sedef onu içer ve inci meydana getirir; yılanlar içer ve zehir meydana getirir."
||el-Mahâsin ve’l-Ezd��d||
Bir kimsenin evinde/ailesinde namaz kılmayan bireyler olur da o kişi de onlara namazı emretmezse, kıyamet gününde namazı zayi edenlerle (namazı terk edenlerle) birlikte haşrolunur. Çünkü onların üzerindeki hakkında kusur etmiş, onlara namazı emretmemiş ve bu konuda onlarla mücadele etmemiştir (hesabını sormamıştır). Allah'tan, bize ve ailemize Kendisine itaat etme hususunda yardım etmesini dileriz. Şüphesiz O, her şeye gücü yetendir.
Müjdeli haber almak için Cebrail'in
Hz. Yakuba öğrettiği dua ;
"Yâ men lâ yebleğu kudratahû ğayrühü
Ferric anni"
"Ey kendisinden gayrisi gücünü bilmeyen Allah'ım, sıkıntılarımı kederlerimi sevince dönüştür."
"Bozuk karakterli kimseler, kendilerine iyilik eden kimseyi bile, kendilerinden daha üstün bir hâlde gördüklerinde şiddetli hasetlerinden dolayı ona kin beslerler."
||el-Ahlâk ve's-Siyer||
Safra kesesindeki taştan dolayı çok ağrı varsa o bölgeye tekmid yapabilirsiniz. Bir yemek kaşığı tuzu tavada biraz kızdırıp sonra bir bez torbaya koyup o bölgenin üzerine koyun. Ağrı hemen geçer. Bu ağrı içindir, taşı tedavi etmez.
Bunu yapamıyorsanız zeytinyağının içine tuz koyup tavada kısık ateşte pişirip o yağla masaj yapabilirsiniz. Soğuk su ve soğuk hiç bir şey yiyip içmeyin. Ağrılar artar.
Eğer kurtulması zor bir sıkıntıya düşerseniz; günahlarınızdan tövbe ettikten sonra dua etmekten ve Allah'a yönelmekten başka çareniz yoktur.
• Saydül-Hatır - İbnü'l-Cevzi
@softblockyou Ne gerek var yazıyorsunuz.hakka giriyorsunuz.bütün çarşaflıları zan altında bırakıyorsunuz düşünceniz gördüğünüz size kalsın buraya taşımayın.Allaha nasıl hesap vereceksiniz.Bunu okuyan her erkek çarşaflıları böyle görmeye başlayacak zaten ortalık fitne dolu.