Özgür Özel'den Akın Gürlek'in "Beni meydanlarda yuhalatıyorlar, benim ailem var. Camiide babama senin oğlan şöyle böyle demişler..." sözlerine:
“Bak şimdi, babana camide senin oğlan sorusundan rahatsız oluyorsun da, Ekrem İmamoğlu'nun çocuklarına, eşine; Fatih Keleş'in çocuklarına, eşine; Fatih Keleş'in klostrofobisi olan 26 yaşında oğlanı senin oğlan kapalıya gelemezmiş diye kişisel sağlık bilgisini bilerek cezaevine koyuyorsun da, o çocuğun babası yok mu?
Peki içeriye koyduğun kadınlar, iftiraya zorladığın kadınların çocukları yok mu? Pınar Hanım'ın 78 yaşında annesi yok mu Kadriye Teyze? Ya da Kadriye'nin buranın özel kalemi 13 yaşında oğlu, masum çocuk tek başına şimdi kalmıyor mu? Bunlar aile değil mi?
📢 Boğaziçi Üniversitesi akademisyenleri, rektörlüğe sırt dönme eylemlerinin 5. yılında bir kez daha Güney Meydan’da toplandı
📌 Öğrencilerin de katıldığı protestoda; CHP, DEM Parti, EMEP ve TİP’li Milletvekilleri de yer aldı
Mansur Yavaş;
“AKP üç defa Öcalanı çıkarma teşebbüsünde bulundu”
AKP, Erdoğan imzasıyla 2003, 2006 ve 2013'te Öcalan’ı etkin pişmanlıktan faydalandırmak istedi.
CHP'nin itirazları sonucu bu öneriler kabul edilmedi.”
Görmeyenlere gösterin..
Mahmut Tanal: “Cumhurbaşkanı ‘bana güvenin’ diyerek torununu burada okutmuyorsa, torunu Amerikan vatandaşlığına geçmişse biz nasıl güvenelim?
Aile Bakanı Belçika vatandaşı, çocukları Belçika’da okuyor, böyle mi koruyacaksın bu memleketin çocuklarını?”
Rize'de, atanamayan bir öğretmenin "Tüm kapılar yüzümüze kapandı" feryadına, Cumhurbaşkanı'ndan gelen yanıt: "Yalan konuşuyorsun!"
Yıllarca sınava gir, şehir şehir takip et, derdini anlatmaya çalış…
Sonra karşına çıkıp “yalan konuşuyorsun” denilsin.
Bu diyalog, iktidarın gerçeklikten ne kadar koptuğunun en somut kanıtıdır!
Mesele parti kapısı değil; binlerce öğretmene, kapatılan atanma kapısıdır!
Bu feryat ve ona karşılık verilen cevap sadece bir utanç tablosudur!
Furkan büllükbaşı ve beraberindeki 24 mal, Atatürk karşıtı yaptıkları eylemde; “inanca saygı, düşünceye özgürlük” diye slogan atmışlar. Lan salaklar, Laiklik o işte.
Biz Jandarmayı hala asker görüyoruz.
Jandarma Komutanlığı kendini hala asker görüyorsa, bu Askerlere Yürüyüş öğretsin. Sancak ve Flama nasıl taşınır anlatsın.
Yok değillerse resmigeçit yaptırmasın.
Çünkü kaybolan itibar Tüm askerlerin.
#eğrisopalıdoğruadamlar#HainsizTürkiye
Hiçbir konuşman samimi değil…
Biz seni meclis’te bütçe görüşmeleri sırasında kürsüde kalp krizi geçiren Saadet Partisi Milletvekili Hasan Bitmez’e “Allah’ın gazabı böyle olur” dediğin o kötülüğünle hatırlayacağız.
🔴Paris’te yapılan bu sokak röportajında bir Fransız vatandaş;
“Eğer Yahudiler üç bin yıl önce oradaydıysa, o zaman Amerika’yı da Yerli Amerikalılara verelim!”
Kayseri'de kızının okulunu değiştiremeyen bir vatandaş:
"Çocuğumu okula gönderemiyorum. 45 kişilik sınıfın 35'i Suriyeli. Ben kızımı Suriyelilerle birlikte okutmak istemiyorum."
Vatandaşa kısa sürede polisler müdahale etti.
Şule Aydın, Melih Gökçek'i paçavra etmiş
*Fetö sizi nasıl kandırdı sorusuna, 3 harflilerle diyecek kadar mal
*6 milyar $'lık jelibon rezervimiz var diyecek kadar cahil
*5 dakika bakkal emanet etmeyeceğiniz kadar 3 kağıtçı
*Osman Gökçek'le beraber Mansur Yavaş'a iftira atıyor
Ben anti-Kemalist bir çevreden geliyorum. Rahmetli babam Erdoğan’��n mitinglerine katılırdı, köyümde referandumda 200 evet 5 hayır çıktı. Atatürk hakkında o kadar çok iddia duydum ki, “gerçek neymiş” diye araştırmaya başladım.
Atatürk hakkında her gün yüzlerce iddia duyardm. İngiliz ajanı dediler, mason dediler, dinsiz dediler, soyu soğu belli değil dediler. Ben de gerçek neymiş diye aramaya başladım.
İngiliz arşivlerine girdim, paralı üyelik aldım. Lordlar Kamarası tutanaklarını baştan sona okudum. İngiliz gazetelerinde adı geçen her belgeyi inceledim. Lozan tutanaklarını, İngiliz belgelerini satır satır okudum. Okudukça anladım ki, Atatürk ne İngiliz uşağı, ne din düşmanı, ne de bize öğretilen kalıplara sığacak bir adam. Ben nefret edeceğimi sanırken, daha çok sevmeye başladım.
Sonra edindiğiö bu bilgi birikimini insanlarla paylaşmak, anti-Kemalistleri eğitmek istedim. Yusuf Elmas’ın videolarındaki trollere cevap vererek başladım. Mesela Ahmet Anapalı’nın iddia ettiği gibi Atatürk’ün Mimber gazetesinde İngiliz seviciliği yaptığı yalanına kar��ı, aslında İngilizleri diplomatik bir dille tehdit ettiğini yazarak cevap verirdim. Ama ne zaman cevap versem troller Ahmet Anapalı'nın aynı bu yaptığı başka iftiralar ve hakaretlerle konuyu değiştirirdi.
Bir süre sonra mücadeleyi bıraktım çünkü şunu gördüm: Bu iftiraları atanlar çoğunluk, biz azınlığız. Ama bu çoğunluğun yaptığı şey doğruluk aramak değil, hainlik yapmak. Atatürk’ü dinsiz gördükleri için iftirayı mübah sayıyorlar.
Yusuf Elmas kardeşimi sabrından dolayı tebrik ediyorum. Ben pes ettim, özellikle de sessizce izleyip hiçbir şey söylemeyen insanlarımız yüzünden. Biz Atatürk’e hainlik yapıyoruz ve bu hainliğin bedelini hep beraber çekeceğiz.
AKP’li başkanın oğlu kasadaki 13,5 MİLYON TL’yi çalıyor. Başkan şikayetçi oluyor. Polis oğlanı yakılıyor. Oğlan “babam rüşvet alıyordu” diyor.
Gaziosmanpaşa İlçe Başkanı istifa ediyor! Peki, neden hakkında rüşvet almaktan soruşturma açılmıyor?
İnanılmaz… Abdurrahman abi camları açsın camları, biraz hava girsin içeri, oksijen alsın. Zira 9 Eylül’ün önemi, İzmir’in kurtuluşunun, yani Kurtuluş Savaşı’nın kesin zaferle taçlandığı nihai tarih olmasıdır. Yani Büyük Taarruz’un son aşamasında İzmir’in geri alınması, aslında tüm kurtuluş mücadelesinin final noktası gibi düşünülebilir. Bu yüzden 9 Eylül, hem sembolik hem de tarihsel olarak büyük bir önem taşır. Bu tarih, anadolu topraklarının düşmandan tamamen temizlendiği tarihtir. Bu yüzden de İzmir’in kurtuluşu, Kurtuluş Savaşı’nın son noktası ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden yolda çok önemli bir kilometre taşıdır. Ayrıca, bu ülke eyalet sisteminde değildir. Vatan toprağı Rize’den Antalya’ya, İzmir’den Van’a kutsaldır. Her zafer, ona sahip olanlarındır. KUTLU OLSUN! Şimdi camı kapatabiliriz.