Bir şiirsin artık, hep dudağımda
Şarkı yaptım seni, dillere yazdım
Unutup kalbinden silersin diye
Sevdiğime pişman edersin diye
Belki bırakıp da gidersin diye
Ben şimdiden seni yollara yazdım
13.12.24
300 yıldır beklediği lider asjjasfjassajkf
Oğlum hadi Atatürk'ü zaten küçümsüyorsunuz anladık da ballandırdığınız Abdülhamid'i de dışlıyorsunuz farkında olmayarak. Tamam bir Mercedes'in daha olacak koçum merak etme
Sanki hala tahtın sahibiymiş gibi sürgünde sağa sola para dağıtan, hatta Cumhuriyet aleyhine yayın yapmak üzere gazete açacağız diyenlere para kaptıran sultana üzüleceğimize yarısı Yunan işgaliyle harabeye dönmüş, yolu, fabrikası, okulu olmayan yurdumuza üzülürüz.
Kadir Mısıroğlu ne bilebilir? Genelkurmay arşivlerine girip kimsenin görmediği harp ceridelerini mi incelemiş? Londra'da dijitalleşmemiş War Office belgelerini mi taramış? Yunan arşivlerine mi girmiş? Saha araştırması mı yapmış? Ulan herif daha Anafartalar ve Conkbayırı'nın farklı yerler olduğunu bile bilmiyor, haritaya bile bakmamış. Herifin yaptığı şu: Ondan duydum, şundan işittim, falanca bunu demiş, filanca şunu anlatmış, bir de "rüyamda gördüm." Arşiv yok, harp ceridesi yok, karşılaştırmalı kaynak yok.
Muhtemelen finansal açıdan ülkenin 20-30 senesini yediler.
Sosyal açıdan bir iki nesil gitti.
Hukuki açıdan de benzer bir durum söz konusu. Adalete olan inanç ciddi sarsıldı.
Demokratik yapı da erozyona uğradı.
Bir ülkede bu türden hasarlar ancak belli şartlarda oluşur.
Kadir Mısıroğlu, hayatında sadece 90 gün kıta hizmeti yapmış, kendi ifadesiyle o 90 gün bile gözünü korkutmuş bir adam. Ama Harp Okulu'nu 459 kişi arasından 8'inci, Harp Akademisi'ni 37 kişi arasından 5'inci bitirmiş, askerî ataşelikten tümen, kolordu, ordu ve ordular grubu komutanlığına kadar komutanlığın her kademesinde görev yapmış Mareşal Mustafa Kemal Paşa'nın askerîliğini eleştiriyor.
Gayrinizami harpten boğaz savunmasına, çölden Anadolu bozkırına kadar farklı cephe ve harp şartlarında savaşmış, komuta ettiği birliklerle düşman tugay ve tümenlerini imha etmiş, kazandığı muharebeler dünya savaşının seyrini etkilemiş bir askerden bahsediyoruz.
Şaka gibi ama gerçek. Cumartesi sohbetlerinde Mısıroğlu'nu dinleyen pembe tezkereli anti-Kemalistler de karşısında başlarını sallayıp: "Vay be, işte gerçek tarih!" diye mest oluyor.
Geçenlerde bahsetmiştim, ara ara Uğur Mumcu’nun yazılarını okuyorum. Size şunu söyleyeyim: Bugün Uğur Mumcu’nun sadece bir yazısını herhangi bir gazeteci yayımlasa, tutuklanmama ihtimali yok. Sıkıyönetim dönemlerinde dahi neler neler yazabilmiş. Biz nerelere geriledik?
AKP, Türkiye tarihinin en büyük skandalını örtmek istiyor. Her zaman yaptıkları gibi siyasi ayağı saklıyorlar. Fatma Betül Sayan Kaya’nın vurgununu muhalefet açıklayana kadar gizlediler. Şimdi ifadesini bile almıyorlar. Onu da koruyorlar. Tera fonu halka açıldığı sırada fonda olan 159 kişiyi açıklamıyorlar. Yüzbinlerce kişinin parasını çalanları koruyorlar.
F. Betül Hanım ilk bakan olduğunda annesinin Tayyip Bey'in arkasından "kızımı yapa yapa aile bakanı yaptı" diye atıp tuttuğu anlatılırdı. Duyduğum günden beri bu yorum aklımdan hiç çıkmadı. Hanfendi müthiş bir CV'ye sahip olduğundan kadın bakan kontenjanından alelade Aile Bakanı yapılması hakaret gibiydi nitekim.
Böylesine sınırsız bir şükürsüzlük ve doyumsuzluğun etkisiyle yetişenlerde durmak gereken yeri kestirebilmek çok zor. Devleti bütün sülalesine de verseniz o tüyo üzerine kazanabileceği paraya tamah ediyor ve bunu yaparken gizlenme ihtiyacı bile duymuyor, öylesine cevval. Sonra bir bakmışsınız, muhalif muvafık tüm Türkiye'nin nefret ettiği bir insana dönüşmüşsünüz. O parayla edinebileceğiniz hangi hedonik fayda bu rezalete değerdi?
İnsanları ahlakıyla, olduğu karakterle değil de yaptıklarıyla, becerdikleriyle değerlendirmek gibi korkunç bir hata yapıyoruz. Sonuçta da en son kendini imha eden Frankenstein'lar doğuyor maalesef. Müthiş bir hikaye izliyoruz aslında..
Bundan 6 bin yıl kadar önce bu arkadaşın saydığı ve saymayı unuttuğu tüm "ağır, meşakkatli, zor..." işleri sadece bir kişinin yapamayacağı anlaşılmış ve devlet diye birşey ortaya çıkmış. Zamanla birçok kurum ve kuruluş ve oralarda çalışan, milyonlarca görevli ihdas edilmiş.